Abdullah b. Hâşim

Ebû Abdurrahman · 10. tabakanın küçükleri

Abdullah b. Hâşim b. Hayyân

Vefath. 255
KünyeEbû Abdurrahman
Nisbeel-Abdî
Yaşadığı yerleryerleşti: Nîşâbur
Tabaka10. tabakanın küçükleri
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bane Abdullah b. Haşim el-Abdi tahdis etti. (dediki:) Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki); Bize Süleyman b. el-Muğire, Sabit,den naklen rivayet etti. Sabit dedi ki: Enes dedi ki: Kur'an-ı Kerim'de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e herhangi bir şey hakkında soru sormak bize yasaklanmıştı.... Sonra da hadisi aynen rivayet etti.
Bana Abdullah b. Haşim El-Abdi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. El-Mugira rivayet etti. (Dedi ki): Bize Sabit, Enes b. Malik'ten şöyle dediğini tahdis etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Yanıma gelindi, (gelenler) beni Zemzeme götürdü, göğsüm açıldı, sonra Zemzem suyu ile yıkandı, sonra (yerime) indirildim.
Bana Abdullah b. Haşimı el-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya yani İbni Saîd el-Kattan, Şu'be'den rivayet etti. Demişki bana Hakem Zerr'den o da Said b. Abdirrahman b. Ebza'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki: ;Bir adam Ömer'e gelerek: — Ben cünüb oldum da su bulamadım, demiş. Ömer : — Namaz kılma, cevabını vermiş. Bunun üzerine Ammar : — Hatırlarmısın ya Emirel-Muminin! Hani senle ben bir seriyyedeydik ve ikimizde cünüb olmuş fakat su bulamamıştık, sen namaz kılmamıştın ama ben toprakda yuvarlanarak namazımı kılmıştım da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sana sadece ellerini yere vurman, sonra üfürerek onlarla yüzüne ve kollarına mesh etmen yeterdi.» buyurmuştu, demiş. Bunun üzerine Ömer: — Allahtan kork ya Ammar» demiş Ammar: — İstersen bunu hiç söylemiyeyim mukabelesinde bulunmuş. Hakem diyor ki: Bu hadisi bana İbni Abdirrahman b. Ebza da babasından Zerr'in hadisi gibi rivayet etti (Dediki): Bana Seleme de Zerr'den naklen Hakem'in zikrettiği bu isnadla rivayet etti. Ömer: (Ammar'a) : «Üzerine aldığın mesuliyeti sana bırakıyoruz» demiş.
Bize Abdullah b. Haşim b. Hayyân El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan ,o da Salim Ebu'n-Nadr'dan, o da Büsr b. Said'den naklen rivayet ettiki, Zeyd b. Halid El-Cuhenî Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ne duydun? diye sormak üzere. Ebu Cüheym El-Ensârî'ye haber göndermiş. Müteakiben râvi Mâlik hadisi gibi rivayette bulundu.
Bana, Abdurrahman b. Bişr ile Abdullah b. Hâşim EI-Abdî dahi rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be rivayet etti. Dediki: Bana, Nu'mân b. Salim haber verdi. Dediki: Ben, Amr b. Evs'den dinledim. Anbese'den, o da Ümmü Habîbe'den nakleediyordu. Ümmü Habîbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular : «Hiç bir müslüman kul yoktur ki, tertemiz abdest alarak sonra Allah için her gün namaz kılarsa...» ve ravi yukarki hadîsin mislini rivayet etmişdir.
Bana Abdullah b. Hâşim b. Hayyân EI-Abdî rivayet etti. (Dediki); Bize, Abdurrahmân yâni Ibni Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize, Süfyân, Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Kureyb'den, o da İbnİ Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş «Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kaldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalkarak hacetine gitti. Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra uyudu, sonra kalkarak su tulumuna gitti. Ve onun ağız ipini çözdü; sonra iki abdest arası (yâni haddinden fazla, lüzumundan az dökmemek şartı ile) bir abdest aldı. Suyu çok dökmedi fakat her yere ulaştırdı. Sonra kalkarak namaz kıldı. Ben de kalktım ve onun için uyandığımı zannetmesin diye şöyle bîr gerindim ve abdest aldım. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldı. Ben de sol tarafına durdum. O, elimden tutarak beni sağ tarafına çevirdi. Bu şekilde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tam onüç rek'ât namazı tamam oldu. Sonra uzanıp yattı ve uyudu, hattâ horladi. Zâten uyuduğu vakit horlardı. Müteakiben Bilâl gelerek kendisine sabah namazını haber verdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen kalktı ve namaz kıldı; ama abdest almadı. Duasında şu cümleler vardı : «Allah'ım! Benim kalbime nur, gözüme nûr, kulağıma nur, sağıma nur, soluma nûr, üstüme nûr, altıma nûr. Önüme nûr ve arkama nûr ver! benim nurumu büyült!» Kureyb; «Tâbûtda yedi kelime daha vardı, (onları unuttum.) dedi. Sonra Abbas oğullarından birine rastladım da onları bana söyledi ve: sinirimi, etimi, kanımı, saçımı ve tenimi diye anlattı. İki haslet daha söyledi.»
Bana, bu hadîsi Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Haşini de rivayet etti; (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de : «Bize Selîm b, Hayyân bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.» demişlerdir. Yalnız Behz'in rivayetinde: yerine denilmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Haccâc b. Yûsuf ← Abdüssamed b. Abdülvâris ← Selîm b. Hayyân
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abdullah b. Hâşim ← Behz b. Esed ← Selîm b. Hayyân
Bu hadîsi bana Abdullah b. Hâşim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyan'dan, o da İbni Dinar'dan bu isnâdla rivayette bulundu. Ama «Her Cumartesi» sözünü zikretmedi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Abdullah b. Hâşim ← Vekî' ← Süfyân ← İbn Dînâr
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dedikî): Bize Süleyman, Sâbit'ten, o da Enes'âen naklen rivayet eyledi. H. Bana bu hadîsi Abdullah b. Hâşim b. Hayyân da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğira, Sâbit'ten rivayet etti. (Demişki): Bize Enes rivayet eyledi. (Dediki): Safiyye taksimde Dihye'ye düştü. Cemaat onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında medh etmeye ve: Esirler içinde onun gibisini görmedik, demeye başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Dihye'ye haber gönderdi. Ve Safiyye'ye bedel ne isterse verdi. Sonra Safiyye'yi anneme teslim ederek : «Bunu çek çevir!» buyurdu. Bilâhare Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber'den çıktı. Hayber'i arkasında bıraktığı vakit konakladı. (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sonra Safiyye'nin üzerine çadır kurdu. Sabaha çıkınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında fazla yiyecek varsa onu bize getirsin!» buyurdular. Artık kimi hurmanın, kimi kavrulmuş unun fazlasını getirmeye başladılar. Hattâ bundan bir karıştırma yığını yaptılar. Ve bu karıştırmadan yemeğe, yanıbaşlarındaki yağmur suyundan birikmiş havuzlardan da su içmeye başladılar. Sabit demiş ki: Müteakiben Enes şunu söyledi: işte bu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Safiyye için düğün daveti oldu. Sonra yola revan olduk. Medine'nin duvarlarını görünce ona olan iştiyakımız arttı da hayvanlarımızı sürdük. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de hayvanını sürdü. Safiyye arkasindaydı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu terkisine almıştı. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hayvanı sürçtü. Ve hem kendisi hem Safiyye yere düştüler. Halkdan ne Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, ne de Safıyye'ye bakan hiç bir kimse yoktu. Nihayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalkdı da Safiyye'yi örttü. Müteakiben biz yanına geldik. (Bize) : «Bîr şeyimiz yok!» dedi. Az sonra Medine'ye girdik. Hemen Medine'nin genç kadınları dışarı çıktılar. Safiyye'yi birbirlerine gösteriyor. Onun yere düşmesine seviniyorlardı
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abdullah b. Hâşim ← Behz b. Esed ← Süleymân b. Mugîre ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Bize Abdullah b. Hâşim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Selîm b. Hayyân rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Mînâ', Câbir b. Abdillâh'dan rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müzabene, muhâkale ve muhabereden, bir de işkâh haline gelinceye kadar meyveyi satmaktan nehî buyurdular. Selîm demiş ki: Saîd'e işkâh haline gelir ne demek? diye sordum. — Kızarır, sararır ve yenmeye başlar (demektir) cevâbını verdi.
{…} Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedikî) Bize Muğire (yâni El-Hizâmî) Abdülmecîd b. Süheyl'den, o da Atâ' b. Ebi Rabâh'dan, o da Câbir b. AbdiIIâh'dan naklen rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Hâşim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni ibni Saîd), Hüseyn b. Zekvân El-Muallim'den rivayet etti. (Demişki): Bana Atâ' Câbir'den rivayet etti. H. Bana Ebû Gassân El-Mismaî de rivayet etti. (Dediki): Bize Muaz rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Matar'dan, o da Atâ' b, Ebî Rabâh ile Ebu'z-Zübeyr ve Amr b. Dinar'dan naklen rivayet etti ki» Ç&bir b. Abdillâh, müdebberin satılması hakkında kendilerine hadîs rivayet etmiş. Bu râvilerin hepsi: Nebi (Saltallahu Aleyhi ve Sellem)'den diyerek Hammâd ile ibni Uyeyne'nin, Amr'dan rivayet ettikleri hadis gibi rivayette bulunmuşlardır
H. Bana Abdullah b. Hâşim dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bana Abdurrahmân (yâni îbni Mehdî) rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Alkame b. Mersed'den, o da Süleyman b. Büreyde'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir orduya veya müfrezeye kumandan ta'yin ettiği zaman kendisine hassaten Allah'ın takvasını beraberindeki müslümanlara da hayır tavsiye eder; sonra şöyle buyururdu: «Allah yolunda besmele ile gaza edin! Allah'a küfredenlerle çarpışın! Gaza edin! Ama ganimete hıyanette bulunmayın! Gadir etmeyin! Ölülerin burnunu, kulağını kesmeyin! Çocuk öldürmeyin! Müşriklerden olan düşmanınla karşılaştığın zaman onları üç haslete (veya güzel huya) da'vet et! Bunların hangisinde sana icabet ederlerse onu kabul et; ve kendilerini bırak! Sonra : Onları islâm'a davet et! Şayet sana icabet ederlerse onu kabul et; ve kendilerini (serbest) bırak! Sonra kendilerini yurdlarından muhacirler diyarına göçmeye davet et! Ve onlara haber ver ki (bunu yaparlarsa muhacirlerin lehine olan onların da lehine, aleyhine olan onların da aleyhine olacaktır. Yurdlarından göçmeyi kabul etmezlerse onlara haber ver ki, müslümanların bedevileri gibi olacaklar; kendilerine Allah'ın, mü'minler üzerine cereyan eden hükmü uygulanacak; ganimet ve harada hiç bir hakları olmayacaktır. Meğer ki, müslümanlarla birlikte mücâhede edeler!.. Eğer bunu kabul etmezlerse onlardan cizyeyi iste! Şayet sana icabet ederlerse onu kabul et; ve kendilerini (serbest) bırak! Kabul etmezlerse artık Allah'dan yardım dileyerek onlarla harb et! Bir kal'a ahâlisini muhasara eder de senden Allah'ın ahdini ve Peygamberinin ahdini kendilerine bahşetmeni dilerlerse onlara ne Allah'ın ahdini ver; ne de Nebiinin ahdini!.. Lâkin onlara kendi ahdini ve arkadaşlarının ahdini ver! Çünkü sizin kendi ahidlerinizi ve arkadaşlarınızın ahidlerini bozmanız, Allah'ın ve Resulünün ahdini bozmaktan ehvendir. Bir kal'a ahalisini muhasara eder de, senden kendilerine Allah'ın hükmünü tatbik etmeni isterlerse onlara Allah'ın hükmünü tatbik etme! Lâkin onlara kendi hükmünü tatbik et! Zîrâ Allah'ın onlar hakkındaki hükmüne isabet edip etmiyeceğini bilmezsin!» Abdurrahmân bunu yahut benzerini söylemiştir. ishâk ise Yahya b. Âdem'den rivayet ettiği hadîsinin sonunda şunları ziyâde etmiştir: «Dediki: Ben bu hadisi Mukaatil b. Hayyan'a andım da: Bana Müslim b. Heysam, Numân b. Mukarrin'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti; dedi. (Yahya: Yâni hadîsi Alkame, İbnî Hayyan'a söylüyor, demiştir.)
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Süfyân
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Yahyâ b. Âdem ← Süfyân es-Sevrî
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' b. Cerrah, Süfyân'dan naklen rivayet etti. H. Bize İshâk b. ibrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize bu hadîsi imlâ sureti ile yazdırdı. Metin 3 tedir
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Süfyân
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Yahyâ b. Âdem ← Süfyân es-Sevrî
Bu hadîsi bana Abdullah b. Hâşim de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Mugîra bu isnadla rivayette bulundu. O bu hadîste şunu ziyâde etmiştir: «Sonra iki eli ile —biri diğerinin üzerinde olduğu halde— onları adam akıllı biçinl diye işaret etti.» Şunu da söylemiştir! «Ashâb:Biz bunu söyledik yâ Resûlâllah! dediler. «O halde benim ismim nedir? Hakka ki, ben Allah'ın kulu ve Resulüyüm! buyurdu.»
Rivayet zinciri: Müslim ← Abdullah b. Hâşim ← Behz b. Esed ← Süleymân b. Mugîre
Bana Abdullah b. Haşim b. Hayyan da rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (bu zat Tüsterî'dir.) rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın): «Hastalık bulaşması, gûi ve karın kurdu yoktur.» buyurdular.
Bana Abdullah b. Haşim de rivayet etti. (Dedikî): Bize Vekî' Evzâî'den, o da Abde b. Ebî Lübâbe'den, o da Hilâl b. Yesaf'dan, o da Ferve b. Nevfel'den, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duasında: «Allahım! Ben bütün yaptıklarımın ve yapmadıklarımın şerrinden sana sığınırım.» dermiş
Bize bu hadîsi Muhammed b. Beşşâr ile Abdullah b. Hâşim de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya (bu zat Kattân'dır.) Süfyan'dan, o da Sa'd b, İbrahim'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarkilerin hadîsi gibi rivayet etti. Bunların ikisi de Yahya'dan rivayet ettikleri hadîslerinde: «Kâfirin misâli ise erze ağacı gbidir.» demişlerdir. (İbni Haşim: Abdullah b. Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen, dedi. İbni Beşşâr ise: İbni Ka'b b. Mâlik'den, o da babasından naklen, dedi.)