

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'd-Deavât» da; Ebû Dâvûd «Kitâbü'I-Edeb» de; Tirmizî «Kitâbû'ş-Şemail» de; Nesâî «Namaz» bahsinde; İbni Mâce de «Kitâbü't-Tahâre» de muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Tâbut'dan murâd : insanın bedenidir. Çünkü rûh'a nisbetle beden tâbut gibidir. Tâbutun hakikati: üzerinde cenaze taşınan tahtadan yapma âletdir. Dimyâtî'ye göre tâbûtdan murâd; göğüsdür. Çünkü göğüs kalbin tâbutu mesabesindedir. İbni Battal dahî Aynı şey'i söylemiş ve şunları ilâve etmişdir: «Netekim ilmi ezberlemiyen kimse için: Onun ilmi tâbuta tevdî' edilmişdir; derler.» Bâzıları: «Tâbût'dan mur'âd: kaburga kemikleri ile onların ihtiva ettiği kalp ve sâir âzadır. Bunlara tâbut denilmesi içersinde eşya muhafaza edilen sandığa benzediğindendir.» demişlerdir. İbnü'l-Cevzî'ye göre tâbûtdan murâd, sandıkdır. Kureyb'in yedi şey'i hatırlayamaması, o anda hatırında olmayıp evdeki sandığında yazılı bulunduğundandır. Sonra Abbâs oğullarından birine tesadüf ettiğini soyliyen zât Seleme tü'bnü Küheyl 'dir. Tesadüf ettiği zâtın ismi de Alîyyü'bnü Abdillâh b. Abbâs'dır. Bâzıları: «tâbûtdaki yedi şeyden murâd, yedî nurdur. Bunlar Benî İsrâîl'in Tâbut 'unda yazılı bulunan nurlardı.» demişlerdir. Son iki hasletden murâd: Kirmânî'ye göre vücûdun iç yağları ile kemiklerdir. Bâzıları:. «Bundan murâd kemikler ile kabirdir.» demişlerdir. İbni Battal: «Ben, bu hadîsi Alî b. Abdillâh b. Abbâs'in babasından rivayet ettiğini gördüm...» diyerek hadîsi uzun uzadıya rivayette bulunmuşdur. O rivâyetde: «Yâ Rabbî! Benim kemiklerime nûr ve kalbime nûr ver!» ifâdesi vardır. Bir takımları iki hasletden, dil ile nefsin kasdedildiğini söylerler. Bu hadîsdeki nurdan murâd, hakkı beyân ve bütün hâllerde muvâffakiyyete mazhar olmakdır. Tıybî diyor ki: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in teker teker her âzâ için Allah'dan nûr istemesi marifet ve tâat nurları ile süslenmesi içindir. Çünkü şeytanlar insanı altı cihetden vesvese ile kuşatırlar. Onlardan kurtulmak, bu altı ciheti nurlarla tıkamak sayesinde mümkin olur.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.