

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi bütün Kütübû Sitte sahibleri muhtelif şekillerle tahric etmişlerdir. Tahâvî «iki rekât namaz kılardı» cümlesinin müdrec olduğunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir yerde oturmazdan önce mutlaka namaz kılardı. Malum olduğu için bunu râvilerden birinin söylediğini bildirmiştir. Nesâî ile İbni Mâce'nin rivayet ettikleri bir hadîsde : Bir kimse evinden çıkarak şu mescide yâni Mescid-i Kuba'ya gelir de orada namaz kılarsa ona bir Umre kadar sevap verilir.} buyrulmuştur. Sad b. Ebî Vakkâs. (Radiyallahu anh)'ın dahi: «Kubâ mescidinde iki rekât namaz kılmam benim indimde Beyt-i Makdis'e iki defa gitmemden daha iyidir.» dediği rivayet olunur. Mamafih geçen babda görülen üç mescid hakkındaki sevap katlaması Kubâ mescidi hakkında sabit olmamıştır. Kubâ mescidinin fazileti hakkında birçok hadîsler vardır. Taberâni'nin binti Nûman'dan rivayet ettiği bir hadîsde şöyle denilmektedir: <ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kubâ'ya gelerek şu mescidi yâni Mescidi Kubâ'yı bina ettiği zaman kendisini gördüm. Taşı yahut kayayı alıyor; taş kendisini çökertiyordu. Karnının veya göbeğinin üzerinde beyaz toprak izi görüyordum. Ashabından biri gelerek, annem, babam hakkı için Yâ Rasûlallah! Onu bana ver. Senin için ben taşıyayım, derdi. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Hayır! Sen de bunun gibi başka bir taş al mukabelesinde bulunurdu. Mescidi böyle bina eîti...» Bu hadîsin râvileri mevsukdur. Kubâ, Medine'nin Cenubunda ona iki mil mesafede bulunan bir yerdir. Bâzıları üç mil mesafede olduğunu söylerler. Kelime müzekker olarak münsarif, müennes olarak gayri münsarif okunmuştur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.