Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1689, sondan 4548. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 93. ayetidir. Yusuf Suresi 93. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 3491 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (3) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
اذهبوا بقميصي هذا فالقوه على وجه ابي يأت بصيرا وأتوني باهلكم اجمعين
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 93. Ayet Tefsiri
Yûsuf babasının, ağlamaktan gözlerinin göremez hale geldiğini öğrenince, kendi gömleğini götürüp babasının yüzüne koymalarını, böylece tekrar görecek duruma geleceğini söyledi. “Gözlerine boz gelmesi” göz yaşına boğulma değil de hastalık olarak anlaşılırsa, açılma olayı bir mûcize olarak kabul edilir. Bir başka yoruma göre de Hz. Ya‘kūb’un gözlerine boz gelmesi psikolojik sıkıntıdan kaynaklanmaktadır. Yûsuf babasının üzüntü, sıkıntı ve sürekli olarak göz yaşı dökmekten görme duyusunun zayıfladığını anlamış ve bu sıkıntıyı gidermek üzere gömleğini babasına göndermiştir; Ya‘kūb oğlunun sağ olduğu haberini aldığı ve gömleğini yüzüne sürdüğü takdirde olayın vereceği psikolojik rahatlık, sevinç ve mânevî güç, onun bedenini ve görme gücünü kuvvetlendirecek, gözleri görür hale gelecektir (Râzî, XVIII, 206).
Mehmet Okuyan
Şu gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun; görecek duruma gelir. (Ayrıca) bütün ailenizi de bana getirin!”
(Sonra babasının durumunu sorup fazla ağlamaktan gözlerinin görmez halde olduğunu öğrenince şöyle dedi:) “ Şimdi siz, benim şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne bırakın; gözü görür hale gelir. Bütün ailenizle toplanıp da bana gelin.”
“Gömleğimi babamın yüzüne koyun” ifadesi “gömleğimi babamın önüne koyun” şeklinde değerlendirilebilir. Çünkü “vech-yüz” terimi klasik Arapçada çoğu zaman mecaz olarak kişinin zatı anlamında kullanılır. Hz. Yakup görme yetisini tamamen mi kaybetmişti, yoksa çok ağlamaya ve strese bağlı olarak görme yeteneği zayıflamış mıydı? Bu konuda kesin bir şey yok. Ancak tefsir otoritelerinin tamamına yakını Hz. Yakup’un gözlerinin kör olduğunu söylerler. Rivayete göre; Oğulları Hz. Yakup’a diğer kardeşleri Bünyamin'in de Mısır'da alıkonduğu haberini verince Hz. Yakup, iyice şoka girer ve Yusuf’tan kaynaklanan acısı yeniden depreşir ve üzüntüden strese dayalı olarak görme yetisini kaybeder.
Diyanet İşleri (Eski)
92,93. Yusuf: "Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; bütün çoluk çocuğunuzla bana gelin" dedi.
Rivayete göre Yusuf (a.s.), kardeşlerine sabah akşam ziyafet veriyordu. Kardeşleri ise daha önce ona yaptıklarını hatırlayarak sıkılıyorlardı. Ona bir adam göndererek dediler ki: Siz bizi sabah akşam yemeğe davet ediyorsunuz, fakat biz sana karşı yaptıklarımızdan dolayı senden utanıyoruz. Yusuf (a.s.) da, onlara şöyle cevap verdi: Mısırlılar şimdiye kadar bana hep ilk gördükleri gözleriyle bakıyorlar ve «Yirmi dirheme satılmış bir köleyi ulaştığı bu mertebeye yükselten Allah’ı tenzîh ederiz» diyorlardı. Şimdi ise sizin sayenizde şeref kazandım. Çünkü benim sizin kardeşiniz ve İbrahim (a.s.) gibi büyük bir peygamberin torunu olduğumu anladılar.
Edip Yüksel
"Bu gömleğimi götürün ve onu babamın yüzüne atın; gözü açılsın. Tüm ailenizle birlikte bana gelin."
“Şimdi şu benim gömleğimi alıpKenan diyarına götürün ve onu, üzüntüden gözleri görmez olan babamın yüzüne sürün, Allah’ın izniyle yeniden görmeye başlayacaktır. Sonra da, bütün ailenizi toplayıp yanıma getirin!”
1 Bu bölüm; “Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır.” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
[Şimdi artık] gidin ve bu benim gömleğimi de yanınıza alın; onu babamın yüzüne sürün; (o zaman) yeniden ışığa kavuşacaktır. 93 Ve sonra hepiniz ailenizle birlikte bana gelin.”
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 93. Ayet Açıklaması
[1912] Burada Hz. Yusuf “Herhangi bir gömlek” (kamîsan) veya “benim herhangi bir gömleğimi” (bi-kamîsî) değil, “bu gömleğimi” diyor. O gömlek arkadan yırtılan iffet gömleğidir. Keramet gömlekte değil, iffettedir. Bu noktada “Yakub kör mü olmuştu?” sorusu akla gelebilir. Görme yetisinde bir problem olduğu kesin gibi. Fakat bu problemin derecesi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil. Belki görme duyusu zayıflamıştı, belki de hepten yok olmuştu. Strese bağlı bu görme kusuru Yusuf’un yaşadığı müjdesini alınca stresle birlikte yok oldu.
Soru: Buradaki ye’ti basîran kesin olarak kör oluşuna değil de, gömleğin delil oluşuna delâlet edebililir mi? Yani Yakub nebi, gömleği görünce çocuklarının anlattığı hikâyenin doğruluğuna ikna olmuş olamaz mı?
Cevap: Olamaz. Fe-elkûhu ‘alâ vechi ebî (Babamın yüzüne koyun/sürün onu) diyor, elkûhu emâme ebî (babamın önüne koyun onu) demiyor.
İtiraz: Tamam, öyle de, ‘alâ ‘ayney ebî (babamın iki gözü üzerine) de demiyor.
Bütün bu sorgulamalardan çıkan sonuç, ye’ti basîran ibaresinin ne yalnız mecazi ne de yalnızca lafzi manaya hasredilemeyeceğidir. Belki ara bir açıklaması vardır. Gözlerinin kör olmasa da zayıflamış olduğu sonucu çıkabilir. Bu zayıflığı telafi için dokunma duyusuyla tanımasını ifade için ‘alâ vechi ebî geçiyor olabilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Şu gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne sürün. Görücü bir hale gelir. Ve bütün ailenizle beraber bana geliniz.»