

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Cihâdi ve's-Siyer» ile «Edeb»'de; Tirmizî «Tefsir» ile «Şemail» bahislerinde; Nesâi «El-Yevm ve'l-Leyle»'de tahrîc etmişlerdir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hadîste yaralı parmağına hitab etmiştir. Bu ya istiare yolu ile yahut bir mu'cize kabilinden hakikat olarak parmağı teselli için söylenmiştir. Mânâ şudur: «Sebat et ey parmak! Çünkü sen helak olmak veya kesilmek gibi bir şeyle iptilâ edilmedin. Sadece yaralandın. Bu dahî boşa gidecek değildir; bilâkis Allah yolunda, onun rizası uğrunda olmuştur!» Bu yaralanmanın Uhud gazasında olduğu söylenir. Hadîste geçen «gâr» kelimesi hakkında ulemâdan Ebû'l-Velîd: «Her halde (gâziyen) olacaktır; tashîf yapılmıştır. Nitekim diğer rivayette (gazalardan birinde) denilmiştir.» şeklinde mütâlea beyân etmişse de Kaadî İyâd buna i'tirâzla: «Gâr kelimesinden bâzan mağara değil de cemâat ve ordu mânâları kasdedilir...» demiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu sözü bir racezdir. Racezin şiirden sayılıp sayılmadığını Huneyn gazası babında görmüştük. Onu şiirden sayanlar dahî: «Şiirin şartı bizzat maksud olmaktır; bu ise maksud değildir; tesadüfen ağıza gelivermiştir. Bir de ma'ruf olan rivayette fiillerin sonları (demîti) ve (lâkîti) şekillerinde harekelidir. Yalnız bazıları onları (demît) ve (lâkît) şeklinde sakin okumuşlardır» demişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.