Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1920, sondan
4317. ayet;
16. sure ve
Nahl Suresinin
19. ayetidir.
Nahl Suresi 19. ayetinin kelime sayisi
6, harf sayısı
25 ve toplam ebced değeri ise
1632 olarak hesaplanmıştır.
Nahl Suresinin toplam ebced değeri
557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
والله يعلم ما تسرون وما تعلنون
واللهيعلمماتسرونوماتعلنون
Va(A)llâhu ya’lemu mâ tusirrûne vemâ tu’linûn(e)
Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.
Allah’ın varlığına, birliğine, yaratıcı kudretine, geniş lutuf ve merhametine işaret eden yukarıdaki âyetlerin muhatapları öncelikle Hz. Peygamber dönemindeki putperest Araplar olduğu için onların putları kastedilerek, “O halde yaratanla yaratmayan bir olur mu? Siz düşünmez misiniz?” buyurulmakta, böylece muhataplar bu bilgiler ışığında inançlarını akıl ve düşünce süzgecinden geçirmeye davet edilmektedir. Üstelik Allah’ın nimetleri burada hatırlatılanlardan ibaret de değildir; aksine O, insanlığa sayamayacakları kadar bol ve güzel nimetler vermiştir. 18. âyetin sonunda Allah’ın bağışlayıcılığının ve merhametinin özellikle hatırlatılması, hem bunların yukarıdaki maddî nimetler kadar önemli olduğu anlamını taşımakta hem de insanlar, eğer akıl ve düşüncelerini kullanarak yaratan Allah ile yaratmaktan âciz olan sözde tanrıların bir olmadığı gerçeğinin farkına varıp iman ederlerse o güne kadar sürdürdükleri yanlış inanç ve tutumları yüzünden ümitsizliğe kapılmalarına mahal bulunmadığına işaret edilmekte, Allah’ın af ve merhametine güvenmeleri istenmektedir. Bununla birlikte, eğer dıştan inanmış gibi görünmelerine rağmen içten eski yanlış inançlarını, müslümanlara karşı kötü niyetlerini, düşmanlık duygularını sürdürmeye kalkışırlarsa Allah’ın gizli açık her türlü hallerinden kesinlikle haberdar olduğunu da bilmeleri gerektiği uyarısında bulunulmaktadır. 18 ve 19. âyetlerde muhatabın müminler olduğu düşünülerek şöyle bir farklı yorum daha yapılmıştır: Ey Müminler! Allah’ın nimetleri sayılamayacak kadar çok olduğu için bunların hepsinin şükrünü yerine getirmeniz elbette mümkün değildir; ama siz içinizde Allah’a eksiksiz şükretme arzusu ve niyetini taşırsanız, bunu fiilen gerçekleştiremeseniz de Allah, dışa vurduğunuz şükrünüz gibi içinizde taşıdığınız bu iyi niyetinizi de bilmektedir, bunun da ecrini ihsan edecektir (İbn Atıyye, III, 385).
Allah gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
Allah gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.
(Siz, yaptıklarınızın gizli kalacağını ve hesabının sorulmayacağını mı sanıyorsunuz?) Oysa Allah saklı tuttuklarınızı da, açığa vurduklarınızı da bilmektedir.
Ve Allah gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
Ve Allah gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
Allah gizlediğiniz inançlarınızı, niyetlerinizi, maksatlarınızı ve amellerinizi de, alenen yaptıklarınızı, açığa vurduklarınızı da bilir.
Allah sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
Allah, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.
Allah, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri hep bilir.
Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da çok iyi bilendir.
Allah bilir gizli, açık netseniz
Allah gizlediklerinizi de bilir, açığa vurduklarınızı da.
Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.
Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
ALLAH gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.
Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
Hem Allah neyi sir tutar, neyi ı'lân edersiniz hepsini bilir
Allah, neyi gizler, neyi açıklarsanız bilir.
Ve Allah, neyi gizler ve neyi açıklarsanız bilir.
Allah, sizin içinizde gizlediklerinizi de bilir, açıkça söylediklerinizi de bilir.
Allah, neyi gizlediğinizi, neyi aşikâr kıldığınızı bilir.
Allah, saklı tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı bilir.
Unutmayın ki Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi en mükemmel şekilde bilir. O hâlde, doğru inanç sistemini O’ndan almalısınız. Çünkü:
Ne gizliyorsunuz, ne açığa vuruyorsunuz Allah biliyor.
Allah, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir.
Çünkü neyi ki gizliyor ve neyi ki açığa vuruyorsanız, hepsini bilen Allah'tır.
Ve Allah, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. 2/77, 3/167, 5/61, 9/78, 13/9-10, 14/38, 16/23
Zira Allah, içinizde tuttuğunuz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilir.
Ve Allah Teâlâ gizlediğiniz şeyi de ve açıkladığınız şeyi de bilir.
Allah sizin neleri gizleyip neleri açığa vurduğunuzu pek iyi bilir.
Allah, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilir.
Allah, neyi gizlediğinizi ve neyi açığa vurduğunuzu bilir.
Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.
Allah sizin gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
Allah, sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.
daħı Tañrı bilür anı kim gizlersiz daħı anı kim eşkere eylersiz.
Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür siz gizlü işlegen işleri, āşikāre işlegeni daḫı.
Allah sizin nəyi gizli saxladığınızı və nəyi aşkar etdiyinizi (ürəyinizdə olanları, bütün gizli və aşkar əməllərinizi) bilir!
And Allah knoweth that which ye keep hidden and that which ye proclaim.
And Allah doth know what ye conceal, and what ye reveal.