Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1921, sondan
4316. ayet;
16. sure ve
Nahl Suresinin
20. ayetidir.
Nahl Suresi 20. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
41 ve toplam ebced değeri ise
3138 olarak hesaplanmıştır.
Nahl Suresinin toplam ebced değeri
557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
والذين يدعون من دون الله لا يخلقون شيـا وهم يخلقون
والذينيدعونمندوناللهلايخلقونشيـاوهميخلقون
Velleżîne yed’ûne min dûni(A)llâhi lâ yaḣlukûne şey-en vehum yuḣlekûn(e)
Allah’ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.
Putperestlerin taptıkları varlıklar hakkında, aslında genellikle canlı varlıklar için geçerli olan “ölü” kelimesinin kullanılması, ayrıca onların diriltilmelerinden söz edilmesi bu iki âyet hakkında farklı yorumlar yapılmasına yol açmıştır:
a) Eski tefsirlerdeki yaygın yorum bizim meâlde tercih ettiğimiz şekildedir. Çünkü tanrılığın, temel niteliklerinin başında hayat sıfatı gelir; putperestlerin, kendisi canlı olmayan bir varlığı tanrı kabul edip ondan yardım beklemeleri, kurtuluş ummaları akıl kârı mıdır?
b) İkinci bir yorum da şöyledir: Bazı nesneleri yontarak, şekillendirerek put haline getiren insanlardır. Oysa putlar böyle bir şey yapıp yaratmaya muktedir değildir; dolayısıyla bunlar, kendilerini yapan putperestlerden daha âciz birtakım cansız nesnelerden ibarettir. Canlıların (insanların) dahi bilemediği dirilme vaktini bu nesneler nasıl bilebilir?
c) Burada müşriklerin taptıkları veya dua ve niyazda bulundukları şeylerin melekler olabileceği de düşünülmüştür. Çünkü müşrikler, melekleri Allah’ın kızları sayarak onlara tanrısal fonksiyonlar yüklerlerdi. Bu durumda “Onlar canlı değil ölüdürler” şeklindeki kısım, insanlar gibi meleklerin de ölümlü varlıklar olduğu anlamına gelir (bu üç farklı yorum için bk. Zemahşerî, II, 325-326).
d) “Onlar canlı değil ölüdürler” ifadesi mecaz sayılarak bundan inkârcıların kastedilmiş olabileceği de ileri sürülmüştür. Şu halde buradaki ölümden, cansızlıktan maksat inkâr sapkınlığıdır; çünkü inkâr, ölüm gibi bir şuursuzluk, akılsızlıktır (İbn Atıyye, III, 386).
e) Burada putların, Araplar’ca atalarını temsil ettiği için yontulmuş ve dikilmiş semboller olarak da anlaşılabileceği yorumu da yapılmıştır (Ateş, V, 97-98). Ancak İslâm öncesi Araplarının atalarıyla övündükleri bilinmekle birlikte ata ruhlarını tanrılaştırma (animizm) türü bir inanca sahip olduklarına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Her ne kadar söz konusu âyetlerde putları kişileştiren bir ifade tarzı kullanılmışsa da bu, –diğer birçok benzerinde de görüldüğü gibi– Kur’an’ın, putları canlı ve şuurlu varlıklar sayan müşriklerin mantığıyla konuyu ele alan hâkim üslûbudur. Nitekim aşağıda 27. âyette “Hani ortaklarım nerede?” diye sorulurken de aynı mantıktan hareket edilmiştir.
Sonuç olarak bu yorumlara bakıldığında birinci maddede belirtilen eski yaygın yorumun kabul edilmesini önleyecek ölçüde güçlü bir sebep bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Allah’ın peşi sıra yalvardıkları (putlar) hiçbir şey yaratamazlar. (Çünkü) onlar kendileri yaratılmaktadır.
Allah'ı bırakıp da taptıkları varlıklar, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
Onların, Allah'ın yanı sıra dua ettikleri bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.
Allah'tan başka yalvarıp yakardıkları (putlar ve şahıslar) hiçbir şeyi yaratamazlar, üstelik onlar (kendileri) yaratılıp duran (aciz varlıklar ve kişilerdir).
Allah'tan başka tapıp çağırdıkları putlar, hiçbir şey yaratamaz, kendileri yaratılmıştır onların.
Allah'tan başka yalvarıp yakardıklarınız, kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre, hiç birşey yaratamazlar.
Kafirlerin Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları tanrılar hiçbir şey yaratamazlar. Onlar da yaratılanlar arasındadır.
Allah'tan başka taptıkları, bir şey yaratamazlar; onlar kendileri yaratılmaktadırlar.
Allah'tan başka yakardıkları hiç bir şeyi yaratamazlar, üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
Kâfirlerin, Allah'dan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiç bir şey yaratamazlar, halbuki o putlar, (taş veya ağaç gibi şeylerden) yaratılmaktadırlar (şekillendirilmektedirler.)
Allah’tan başka çağrıldıkları mabudları, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar yaratılıyorlar.
Allahtan özge taptıkları bir şey yaratamazlar, onlar yaratılırlar
Müşriklerin Allah'tan başka taptıkları düzmece ilahlar hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılmıştır.
Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.
Allah'ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
ALLAH'ın dışında çağırdıkları kişiler hiç bir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.
Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar, kendileri yaratılmışlardır.
Allahdan başka yalvardıklarınız ise hiç bir şey yaratamazlar, halbuki kendileri yaratılıp duruyorlar
Halbuki Allahı bırakıb da çağırdıkları (tapdıkları nesneler) hiç bir şey yaratmazlar. Onların kendileri yaratılıb duruyorlar.
(Onların) Allah'dan başka (kendisine) yalvarmakta oldukları şeyler ise, hiçbir şey yaratamazlar; çünki (onların) kendileri yaratılıyorlar.(1)
(1)“Ey insan! Kur’ân’ın desâtîrindendir (düsturlarındandır) ki, Cenâb-ı Hakk’ın mâsivâsından(O’ndan başka) hiçbir şeyi ona taabbüd edecek (ibâdet edecek) derecede kendinden büyük zannetme! Hem sen kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek (kibirlenecek) derecede büyük tutma! Çünki mahlûkāt(yaratılmışlar), ma‘bûdiyetten (ibâdete lâyık olmaktan) uzaklık noktasında müsâvi (eşit) oldukları gibi, mahlûkiyet (yaratılmışlık) nisbetinde de birdirler.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 117)
Allah’dan başka dua ettikleriniz hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlar.
Tanrı/dan başka taptıklarınız hiçbir şey yaratamazlar. Yalnız kendileri yaratılırlar.
Allah'tan başka yakardıkları, hiç bir şeyi yaratamazlar; üstelik onlar yaratılıp durmaktadırlar.
O müşriklerin, Allah’ın berisinde kendilerinden medet umup yalvardıklarıve O’nun dışında duâ edilecek birer ilâh kabul ettikleri varlıklar hiçbir şey yaratamazlar, çünkü zaten kendileri yaratılmışlardır. Öyleyse, yaratma gücüne sahip olmayan şeylerden hiç medet umulabilir mi?
Allah’tan başka yalvardıkları kimseler bir şey yaratamaz.
Hâlbuki kendileri yaratılıyor.
(Onların) Allah’ı bırakıp da taptıkları (putlar) hiçbir şeyi yaratamazlar. Çünkü onların kendileri yaratılıp durmaktadır.
Allah'tan başka o yalvarıp yakardıklarınıza 13 gelince -bunların kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre- hiçbir şey yaratamazlar;
Oysa onların, Allah ile aralarına koyup dua ile yalvardıkları herhangi bir şeyi yaratmak şöyle dursun, onlar kendileri yaratılmışlardır. 2/164-165, 10/34, 35/3-40, 46/4...6
Allah’tan başka kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar[2105] hiçbir şey yaratamazlar; zira onların kendileri yaratılmışlardır.
[2105] Bilinçli varlıklar için kullanılan ellezîne ilgi zamiri, burada kastedilenin şirke alet edilen ölüp gitmiş insanlar olduğunu gösterir.
Ve Allah Teâlâ'dan başka kendilerine tapındıkları (şey- ler) hiçbir şey yaratamazlar. Halbuki, onlar yaratılırlar.
20, 21. O müşriklerin Allah'tan başka ibadet edip yalvardıkları sahte tanrılar ise, hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar. Hep ölüdürler, diri değildirler. Kendilerine tapanların bile ne zaman diriltileceklerini bilemezler. [37, 95-96]
Allah'tan başka yalvardıkları (tanrılar), hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri yaratılmaktadırlar.
Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıklarının hiçbiri bir şey yaratamaz. Zaten kendileri yaratılmış durumdadırlar.
Onlar, Allah'tan başkalarına dua ediyorlar. Yaratamayan şeylere, kendileri yaratılmış olanlara.
Onların Allah'tan başka dua ettikleri ise hiçbir şey yaratamazlar; çünkü onların kendileri yaratılmıştır.
Allah dışında yakardıklarınız hiçbir şey yaratamazlar; onların kendileri yaratılmaktadır.
daħı anlar kim oķırlar Tañrı’dan ayruķ ya'nį butlar yaratmazlar nesene daħı anlar yaradınılurlar ya'nį butlar.
Daḫı ol ma‘būdlar ki siz ṭaparsız anlara Tañrı Ta‘ālādan özge, hīç nesne yara‐damazlar. Daḫı anlar yaradılmışlardur.
(Müşriklərin) Allahdan qeyri ibadət etdikləri (bütlər) heç bir şey yarada bilməzlər, əksinə, onlar özləri (daşdan, ağacdan və sairədən) yaradılmışlar.
Those unto whom they cry beside Allah created naught, but are themselves created.
Those whom they invoke besides Allah create nothing and are themselves created.(2043)*
2043 Allah is the only Creator and the Ultimate Reality. Everything else is created by Him, and reflects His glory. How foolish then to worship any other Allah!