

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî kimi uzun kimi kısa olmak üzere kitabının on yerinde «Meğâzi», «Cihad», «Sufatû'n-Nebi», «Vüfûdu'l-Ensar», «Tefsır», «İstizan» ve «Ahkâm» bahislerinde; Ebû Dâvud ile Nesâ «Talâk» bahsinde tahric etmişlerdir. Hz. Ka'b b. Mâlik ensardandır. Ebû Abdillah künyesini taşır. Cahiliyyet devrinin şâirlerinden biridir. İkinci Akabe beystında bulunmuş, Bedr'le Tebûk gazalarından başka Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte bütün harblere iştirak etmiştir. Son ömründe gözleri görmez olmuştu. Elli tarihinde Muâviye'nin hilâfet zamanında yetmişyedi yaşında vefat etmiştir. Medînelilerden sayılır. Tabiînden bir cemaat kendisinden hadîs rivayet etmişlerdir. Tebûk gazası Gazvetü'l-Usra yâni; (Darlık gazası) namıyla da anılır. Tebûk, Medine ile Şam arasında, Medîne'ye ondört konak, Şam'a ise onbir konak mesafede bağlık, bahçelik bîr yerdir. Bu gaza Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bizzat iştirak ettiği son gazâsıdır. Ebû Zûr'at Er-Razî'nin rivayetine göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu gazaya yetmişbin kişi ile iştirak etmiştir. îbni. îshak gazilerin otuzbin kişi olduğunu söylemiştir ki, bu kavil daha meşhurdur. Ulemâdan bazıları bu iki rivayetin arasını bularak: «Ebû Zür'a tâbir ve metbu' bütün gazileri saymış. îbni îshak ise yalnız metbuları nazar-ı itibâre almıştır.» demişlerdir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu gazadan harbe lüzum kalmadan dönmüştü. Akabe gecesinden murad; Mdîneli ensarın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bey'at ederek, ona yardım edeceklerine dair söz verdikleri gecedir. Akabe, Mina'nın kenarında bir yerdir. Cemratû'I-Akabe denilen şeytan taşlaması burada yapılır. Akabe bey'atı iki senede birer defa yapılmıştır. Birinci sene ensardan on iki kişi, ikinci sene yine ensardan yetmiş kişi bey'at etmişlerdir. Görülüyor ki Hz. Ka'b hiç bir özrü yokken nefsine uyarak Tebûk gazasına iştirak etmemiş, fakat sonradan buna pek ziyâde üzülmüştür. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem),Tebûk'de onu sorduğu zaman Benî Selime kabilesinden bir zât: «Onu elbisesi ve yakasına bakmak alıkoydu.» demiş. Bununla onun kendini beğenmiş biri olduğuna ve elbisesiyle böbürlendiğine işaret etmiştir. Vâkıdî'nin beyânına göre bu sözü söyleyen Abdullah b. Üneys'dir. Yine Vâkıdi'nin beyânına göre, Tebûk harbine iştirak etmeyen seksen küsur kişi ensârın münafıklarındanmış. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Gıfar ve diğer kabilelerden seksen iki bedevinin özürlerini kabul etmiş. Hz. Ka'b'a atla müjdeye gelen zat bir rivayete göre Zübeyr b. Avvam, diğer bir rivayete göre Hamza b. Amr'dır. Diğer iki arkadaşından Hilâl b. Ümeyye'nin müjdecisi Saîd b. Zeyd Murara'nın müjdecisi de Silkân b. Selame yahut Seleme b. Vakş'dır. Muhacirlerden kendisini tebşir eden ve Hz. Talha b. Ubeydi11ah’dır. Bu zat cennetle müjdelenen on kişiden biridir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.