Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2081, sondan 4156. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 52. ayetidir. İsrâ Suresi 52. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3914 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يوم يدعوكم فتستجيبون بحمده وتظنون ان لبثتم الا قليلا
Allah’ın sizi (kabirlerinizden) çağıracağı, sizin de O’na hamd ederek emrine hemen uyacağınız ve (kabirlerinizde) pek az kaldığınızı sanacağınız günü hatırla!
Yeniden dirilme ile başlayan hayatta artık insanların Allah’a âsi olma, günah işleme özgürlükleri bulunmayacaktır. Nitekim Allah kabirdekileri mahşere çağırdığında inanan inanmayan bütün insanlar O’nu övgüyle anarak buyruğuna boyun eğeceklerdir.
Mehmet Okuyan
(Allah’ın) sizi çağıracağı o gün, kendisini överek çağrısına uyacak ve (dünyada) az kaldığınızı anlayacaksınız.
Ayetteki [tezun[Nûn]e] fiili “zannetmek” değil, mahşer ortamında gizli saklı hiçbir şey kalmayıp her şey ortaya çıkmış olacağı için “bilip öğrenmek” şeklinde yorumlanmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Allah sizi çağıracağı gün, kendisine hamd ederek çağrısına uyarsınız ve çok az kaldığınızı sanırsınız.
(Rabbiniz) Sizi (mahşere) çağıracağı gün, (mecburen) O'na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.
Allah'ın, sizi davet edeceği gün, kendisine hamdederek çağrısına uyarsınız. Diriltilmeden önceki hayatınızda, halinizde çok az bir süre kaldığınızı zannedersiniz.
(Allah, kıyamette hesaba çekmek için) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde, pek az bir müddet kaldınız.”
(Allah) sizi çağıracağı gün hemen (kabirlerinizden kalkıb) Onun emrine icabet edeceksiniz ve sanacaksınız ki (kabirlerinizde) ancak pek az bir müddet kalmışsınızdır.
“O gün sizi huzuruna çağırınca, derhal O’nu övgüyle yücelterek emrine uyup mezarlarınızdan fırlayacak ve yargılanmak üzere huzuruna çıkacaksınız;işte o zaman, dünyada çok kısa bir süre kaldığınızı hissedeceksiniz!”
“Sizi çağıracağı ve sizin de onu överek (bu çağrıya) cevap vereceğiniz, ve kendinizi [yeryüzünde] çok kısa bir süre oyalanmış gibi hissedeceğiniz bir Gün'de.” 59
O gün sizi çağırdığında, derhal çağrısına O’nu överek uyacaksınız. Ve dünyada az bir zaman kaldığınızı zannedeceksiniz. 20/108, 30/25, 37/16...21, 54/6...8
O sizi o gün çağıracak, derhal siz de (ister istemez) O’nu överek bu çağrıya icabet edeceksiniz; üstelik (dünya hayatında) çok kısa bir süre kaldığınıza dair kanaatiniz pekişecek!”[2281]
[2281] Lafzen: “..zannedeceksiniz”. Zann kelimesi özünde olumsuz bir anlama delâlet eder. Olumlu kullanıldığı nadir yerlerde de “doğruya yakın tahmine” delâlet eder. Zira “zannın hiç bir türü, hak ve hakikat adına hiçbir değer ifade etmez.” (10:36; 53:28) (Kelimenin bu anlamı için bkz: 2:46, not 18. Krş: 2:249). Bu şekildeki çevirimiz, Kur’an’ın dünya hayatının âhirete göre “tadımlık bir lezzet” (4:77; 9:38) ve kısa bir mola olduğunu (2:259) söyleyen âyetleriyle uyumludur.
Ömer Nasuhi Bilmen
O gün ki, sizi çağıracaktır, siz de hemen O'nun emrine bitta'zim icabet edeceksiniz ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kalmış olduğunuzu sanacaksınız.
Allah, Sizi kabirlerden çağıracağı gün, derhal O'na hamd ederek koşarcasına çağrısına uyacaksınız. Kendi kendinize bir düşünüp, dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız. [79, 46; 23, 112-114] [30, 25; 54, 50]