Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3434, sondan 2803. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 25. ayetidir. Rum Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 7565 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (16) ل (3) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن اياته ان تقوم السماء والارض بامره ثم اذا دعاكم دعوة من الارض اذا انتم تخرجون
Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
Tabiattaki ince sanat eserlerinin ve evrendeki düzenin işlerliğini sağlayan yasaların sahibi olan yüce Allah, şimşek ile yağmur arasındaki ilişkiye dikkat çekmekte; ardından da, öldükten sonra insanları diriltmeye kadir olduğunun kolayca anlaşılabilmesi için bir örnek gösterip onları bu konu üzerinde düşünmeye çağırmaktadır: Kupkuru olmuş toprağa gökten indirdiği su ile yeniden can veren yüce kudretin insanlara da öldükten sonra yeniden can verebileceğini farketmek akıl sahipleri için hiç de zor olmamalıdır (yer-gök dengesi konusunda bk. Ra‘d 13:2). Âyetin son cümlesindeki çağrı, İsrâfil’in sûru ikinci defa üflemesi şeklinde açıklanmaktadır (Şevkânî, IV, 253; sûrun üflenmesi hakkında bk. En‘âm 6:73; Kehf 18:99).
Mehmet Okuyan
Göğün ve yerin O’nun emri ile durması da O’nun delillerindendir. Sonra sizi yerden (dirilmeniz için) bir kez çağırdı mı bir de bakarsınız ki hemen (mezarlarınızdan) çıkıyorsunuz.
Göğün ve yerin O'nun emri ile durması da O'nun varlığının delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırma ile çağıracak; siz de hemen çıkıvereceksiniz.
1- Dengede durması, varlığını sürdürmesi, bir düzene sahip olması. 2- Kanıt, gösterge, işaret. 3- Yeniden diriltileceksiniz.
Ahmet Akgül
(Ve yine) O’nun emriyle göğün ve yerin (muhteşem bir düzen içinde dönüp) durması da, O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (ölüp toprağın altına girdikten sonra) bir davetle çağırdığı zaman, hemencecik siz (bir de bakarsınız ki diriltilip mahşere) çıkarılmışsınızdır.
Göklerin ve yerin, Allah'ın buyruğu altında sapasağlam durmaları da, O'nun alametlerindendir. Sonra sizi bir defa çağırınca, hesabınız görülmek üzere, kabirlerinizden çıkarılırsınız.
O'nun kurduğu aslî düzen ile, O'nun icraatıyla göğün ve yerin ayakta durması, denge ve çekiminin korunarak düzeninin devamı, O'nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Dahası sizi arzdan, topraktan çağırır çağırmaz, derhal kabirlerinizden çıkarsınız.
Göğün ve yerin O'nun emriyle (hareketten kesilip olduğu yerde veya bu düzen içinde) durması da, O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (toprağın altından) bir (kere) çağırma ile çağırdığı zaman, hemencecik siz (bir de bakarsınız ki) çıkarılmışsınız.
Yine göğün ve yerin, O'nun emriyle durması (kudretinin) alâmetlerindendir. Sonra (kıyamette) sizi (İsrafil lisanı ile) bir defa çağırdığı zaman hemen kabirlerden çıkacaksınız.
O’nun ayet ve belgelerinden biri de, göğün ve yerin O’nun emriyle (iki hizmetkâr gibi, düzen içinde) durmasıdır. Sonra sizi yerden, bir çağrı ile çağırınca, hemen ortaya çıkacaksınız.
Göklerin ve yerin O'nun buyruğu altında sapasağlam durması da O'nun delillerindendir. Sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında, hepiniz (yargılanmak ve hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek üzere) ortaya çıkacaksınız.
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz.
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.
Yine göğün ve yerin, emriyle durması da O'nun âyetlerindendir. Sonra sizi bir tek çağırışla çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki (yerden diriltilip çıkarılıyorsunuz).
O'nun delillerinden biri de göğün ve yerin O'nun emriyle (bu hâlinde) durmasıdır. Sonra sizi yerden (kabirlerinizden tekrar dirilmeniz için) bir da'vetle çağırdığı zaman, siz hemen (oradan) çıkacaksınız.(1)
(1)“(Bu âyet) haşir (dirilme) ve kıyâmeti ne kadar mu‘cizâne (mu‘cizeli) bir üslûb-ı âlî (yüksek bir üslûb) ile ifâde edip ve o da‘vânın içinde bir delîl-i iknâ‘îye (iknâ‘ eden bir delîle) işâret ediyor ki; bilmüşâhede, nasıl ki zemînin cevfinde (yer altında) saklanmış ve ölmüş hükmündeki tohumlar ve cevv-i semâda (hava boşluğunda), ademde (yoklukta) ve küre-i havâiyede (havakürede) dağılmış, saklanmış katreler (damlalar); nasıl kemâl-i intizam (mükemmel bir intizam) ve sür‘atle haşrolup (toplanıp) her baharda meydân-ı tecrübe ve imtihâna çıkıyorlar; zeminde hubûbât (tohumlar), semâda katarât (damlalar) her vakit bir mahşer-nümûn (haşir meydanı misâli) sûretini alırlar; öyle de, haşr-i ekber (kıyâmetten sonraki en büyük haşir) dahi öyle kolay zuhûr eder (ortaya çıkar). Mâdem bunu görüyorsunuz, onu dahi inkâr edemezsiniz.” (Mektûbât, 29. Mektûb, 242)
İlyas Yorulmaz
Gökyüzünün ve yeryüzünün O’nun emri ile var olup meydana gelmesinde, sonra (ölüp, toprak olduğunuzda) sizi çağırdığı zaman topraktan birden bire çıkmanız da, O’nun işaretlerindendir.
Göklerin ve yerin O’nun emir ve irâdesiyle sapasağlam ayakta durması da O’nun tek bir rab ve ilah olduğunu ortaya koyan muhteşem delillerindendir. Fakat evrendeki bu hârika düzen, bir gün yıkılıp yerle bir olacaktır! SonraAllah sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırır çağırmaz, derhal kabirlerinizden fırlayıp çıkacak ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzurunda toplanacaksınız. Öyle ya:
O’nun emri ile Yer’in ve Göğün kıyam etmesi / ayakta durması da O’nun âyetlerindendir.
Sonra Yer’den sizi bir davet ile çağırdığı zaman, siz o zaman çıkarsınız.
Göğün ve yerin Allah’ın emriyle (kurulduğu düzen üzere) durması da Onun âyetlerindendir.1 Sonra sizi yeryüzünden kalkmaya çağırınca, (kabirlerinizden) derhâl çıkarsınız.
1 Bu âyet; “göğün ve yerin, (günü gelince) Onun emri ile durması (kıyametin kopması) da Onun mûcizelerindendir.” diye de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
Göklerin ve yerin Allah'ın buyruğu altında sapasağlam durmaları da 17 O'nun mucizevî işaretlerindendir. [Bunları hatırlayıp düşünün: çünkü] sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında, hepiniz [yargılanmak üzere] ortaya çıkacaksınız.
Ve koyduğu yasalar sayesinde göğün ve yerin bir düzen içinde konumlarını devam ettirmeleri de O’nun ayetlerinden/delillerindendir. En sonunda sizi yerden kalkmanız için bir kez davet edecek siz de hemen ortaya çıkacaksınız. 7/184- 185, 36/51...67
Göğün ve yerin O’nun yasası sayesinde ayakta durması da O’nun kudret delillerinden biridir. En sonunda O size yerden (kalkmanız için) bir kez seslenecek; bunun üzerine siz de hemen ortaya çıkıvereceksiniz.
O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de göğün ve yerin, Kendisinin buyruğu ile kaim olmaları, belirlenen yerde sapasağlam bulunmalarıdır. Sonra sizi yattığınız yerden bir çağırdı mı, birden kabirlerinizden çıkıverirsiniz! [35, 41; 22, 65; 17, 52; 79, 13-14; 36, 53]
O'nun ayetlerinden biri de göğün ve yerin, kendisinin buyruğuyla durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek da'vetle çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki çıkıyorsunuz.
daħı nişānlarından kim durmaġıdur göklerüñ daħı yirün, buyruġı-y-ıla. andan, ķaçan kim oķıya sizi yirden ķaçan sizi bir kez okumak; yirden ķaçan siz çıķasız ya'nį sinden.