Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2660, sondan 3577. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 65. ayetidir. Hacc Suresi 65. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 100 ve toplam ebced değeri ise 7917 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الم تر ان الله سخر لكم ما في الارض والفلك تجري في البحر بامره ويمسك السماء ان تقع على الارض الا باذنه ان الله بالناس لرؤف رحيم
Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
Gökten inen suyun yeryüzünü yeşertmesinden, insanlara pek çok kolaylıklar sağlayan deniz araçlarının hareketine ve olağan bir durum olarak algıladığımız yer-gök dengesine kadar evrendeki bütün yasaların, dengelerin ve oluşların hep Cenâb-ı Allah’ın dilemesine ve yaratmasına bağlı bulunduğuna dikkat çekilmekte; “görmüyor musun” sorusuyla, sıradan gibi düşündüğümüz bu durum ve olaylara, onların arkasındaki yüce kudreti farkeden bir bakış yapmamız istenmektedir. 66. âyette belirtildiği üzere, Allah’ın bu büyük nimetlerine ve engin merhametine rağmen insanoğlu nankör davranmakta ısrar eder. Başka âyetlerden de anlaşıldığı üzere, bütün insanlar nankör davranmaz, rabbine şükretmesini bilenler de vardır; fakat burada, basîret sahibi kimselerin ayan beyan görebilecekleri nimetleri görmezden gelme şeklindeki yaygın beşerî zaafa değinilmektedir (âyetlerde verilen örneklerin açıklaması için bk. Bakara 2:22, 29, 164; Ra‘d13:2; İbrâhim 14:32-34; Nahl 16:10-11, 14-16, 65; İsrâ 17:66).
Mehmet Okuyan
Görmedin mi Allah yerdeki her şeyi ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize vermiştir. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korumaktadır. Şüphesiz ki Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Yüce Allah kainata olan hakimiyetini ifade bağlamında [es-semâ’] kelimesini kullanarak bütün gök cisimlerini kastetmekte, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzüne düşmemesi ve çarpmaması noktasında ilahi sisteminin devrede olduğunu, dilemesi dışında bunun meydana gelebileceğini, çünkü gök cisimlerini kudretiyle mevcut sistemlerinde tuttuğunu haber vermektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:2; Lokmân 31:10; Fâtır 35:41.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın yerde olan her şeyi, emriyle denizlerde seyreden gemileri, sizin emrinize verdiğini görmüyor musun? İzni olmadan yere düşmesinler diye, gök cisimlerini tutar. Çünkü Allah, insanlara karşı son derece şefkatli ve merhametlidir.
Allah'ın, yeryüzünde olanları emrinize amade kıldığını görmedin mi? Ve gemiler denizde O'nun emri ile akıp gider. Yeryüzüne düşmesin diye göğü iradesiyle¹ O tutuyor. Kuşkusuz Allah, insanlara Çok Şefkatli'dir. Rahmeti Kesintisiz'dir.
Görmez misin (ve ibret alıp şükre yönelmez misin ey insan ki;) Allah yerdekileri (dünyadaki her şeyi) ve denizde Onun emriyle akıp giden gemileri sizin hizmetinize ve istifadenize müsait hale getirmiştir. Ve O izin verinceye (kıyamet vakti gelinceye kadar) göğü yerin üstüne düşmekten tutup engellemektedir. Şüphesiz Allah, insanlara karşı Şefkatlidir, çok Merhametlidir.
Görmez misin, şüphe yok ki Allah, ram etmiştir size yeryüzünde ne varsa ve emriyle denizde akıp giden gemiyi ve izni olmadıkça gökyüzünü yeryüzüne yıkmaz da tutar; şüphe yok ki Allah, insanları pek esirger ve rahimdir.
Yeryüzünde var olan herşeyi ve koyduğu yasalarla denizde seyreden gemileri ve gök cisimlerini, kendi izni olmadıkça yeryüzüne düşmemeleri için, yerlerinde ve yörüngelerinde tutanın Allah olduğunu görmüyor musun? Gerçekten de Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.
Allah'ın, kurduğu düzen gereğince yeryüzündeki varlıkların ve imkânların tamamını, denizlerde seyreden gemileri, filoları sizin menfaatiniz için kanunlarına boyun eğdirdiğini görmüyor musun? Göğü de kesinkes yasalarıyla, iradesiyle yere düşmekten, denge ve çekim kanununu işleterek O koruyor. Koruyacak kanunları o koyarak işlerlik kazandırıyor Allah insanlara karşı çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.
Allah'ın yerde olanları ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri hizmetinize verdiğini görmedin mi? O, izni olmadan yerin üzerine düşmesin diye göğü tutmaktadır. Şüphesiz Allah insanlara çok acıyan ve çok rahmet edendir.
Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir.
Görmedin mi ki, Allah, bütün yerdekileri ve emriyle denizde akıb giden gemileri hep sizin hizmetinize bağlı kıldı. Semayi, yeryüzüne düşmekten koruyan O'dur; ancak kıyamette izniyle düşecektir. Doğrusu Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Görmedin mi? Allah, sizin için her şeyi ve O’nun emriyle denizde akıp giden gemileri musahhar kılmıştır. Göğü de, O’nun izni olmadıkça, yerin üzerinde düşmekten korur.() Muhakkak Allah, insanlara çok şefkat eden ve çok acıyandır.
(*) Göğün, Allah’ın izniyle yerin üzerine düşmesinin iki anlamı olabilir: 1- Gökteki yağmur, Allah’ın izniyle yerin üzerine düşer. 2- Gök taşları, Allah’ın izniyle atmosfere takılıp yerin üzerine düşmekten alıkonuluyorlar ki, Allah izin verdiği zaman, zemin üzerine nüzul ediyorlar.
Besim Atalay
Görmez misin? Allah yeryüzünde ne varsa, denizde yüzen gemileri de sizinçin basırmıştır, onun emriyle gemi denizde yürür, göğün yere düşmesini o tutar, ancak izniyle düşer, Allah insanlara esirgeyici, yarlıgayıcı
Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Burada “gökten” kasıt, Allah’ın koyduğu kozmik yasalara bağlı kalarak yörüngelerinde dönüp duran bütün gök cisimleridir. Yani düşmesin diye tutulan yıldızlar, gezegenler vb.dir. Bu arada insanların yaptığı uçak, helikopter, planör, zeplin, balon gibi hava taşıtlarını da havada tutan Allah’ın koyduğu kozmik yasalardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu; buyruğu olmaksızın yere düşmemesi için göğü O'nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır.
Görmedin mi, Allah, yerdeki eşyayı ve emri uyarınca denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de, kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmekten korur. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Gündüz ve gece gökyüzünü süsleyen güneş, ay ve sayısız yıldızı denge ve düzen içinde tutan Allah’tır, O’nun kâinatta hüküm süren kanunlarıdır. Bu denge ve düzen bozulsa bir yıldız parçası dünyayı toz haline getirebilir.
Edip Yüksel
ALLAH'ın yerdeki şeyleri ve emriyle denizde akıp giden gemileri hizmetinize sunduğunu ve göğü, izni olmadan yerin üzerine düşmekten alıkoyduğunu görmez misin? ALLAH insanlara karşı Şefkatlidir, Rahimdir.
Görmedin mi ki, Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de izni olmaksızın yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Görmedin mi Allah, hakıkaten bütün Yerdekileri sizin için müsahhar kıldı, Semayı da izni olmaksızın Yere düşmekten tutuyor, hakıkaten Allah, insanlara çok ra'fetli bir rahîmdir
Görmedin mi, Allah yerde ne varsa onları ve emriyle denizde akıb gitmekde olan gemileri size râm etmişdir. Semâyi, izni olmadıkça, yerin üzerine düşmekden O tutuyor. Şübhe yok ki Allah insanları pek çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Görmedin mi ki şübhesiz Allah, yerde bulunanları ve emriyle denizde akıp giden gemileri sizin emrinize verdi. Göğü de, izni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye (O)tutuyor. Şübhesiz ki Allah, insanlara karşı elbette Raûf (çok şefkatli olan)dır, Rahîm (çok merhametli olan)dır.(1)
(1)“Evet kâinâtın envâını (nev‘lerini) hikmet dâiresinde insanın etrâfında toplayıp bütün hâcâtına(ihtiyaçlarına) kemâl-i intizam ve inâyet (yardım) ile koşturmak, bil-bedâhe (açıkça) iki hâletten birisidir: Ya kâinâtın herbir nev‘i kendi kendine insanı tanıyor, ona göre itâat ediyor, muâvenetine (yardımlaşmaya)koşuyor. Bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhâlâtı intâc ediyor (imkânsızlıkları netîce veriyor). İnsan gibi bir âciz-i mutlakta (son derece âciz olan insanda), en kuvvetli bir Sultân-ı Mutlak’ın(sonsuz kudret sâhibi olan Allah’ın) kudreti bulunmak lâzım geliyor. Veyâhut bu kâinâtın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlak’ın ilmiyle bu muâvenet oluyor. Demek kâinâtın envâ‘ı, insanı tanımıyor; belki insanı bilen ve tanıyan ve merhamet eden bir Zât’ın tanımasının ve bilmesinin delilleridir. Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün envâ‘-ı mahlûkātı (mahluk nev‘lerini) sana müteveccihen(döndürerek) muâvenet ellerini uzattıran ve senin hâcetlerine ‘Lebbeyk!’ (Emrindeyiz!) dediren Zât-ı zü’l-Celâl (celâl sâhibi olan Allah) seni bilmesin, tanımasın, görmesin? Mâdem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de onu bil, hürmetle bildiğini bildir ve kat‘iyen anla ki: Senin gibi zaîf-i mutlak, âciz-i mutlak, fakîr-i mutlak, fânî, küçük bir mahlûka koca kâinâtı musahhar etmek (emrine vermek) ve onun imdâdına göndermek, elbette hikmet ve inâyet ve ilim ve kudreti tazammun eden (içine alan) hakīkat-ı rahmettir (Allah’ın merhamet ediciliğidir). Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis (çok büyük ve samîmî) bir şükür ve ciddî ve sâfî bir hürmet ister.” (Tılsımlar, 14. Lem‘a, 6-7)
İlyas Yorulmaz
Görmedin mi? Allah yeryüzünde olanları ve O’nun emri ile denizlerde akıp giden gemileri sizin istifadenize verdi. Gökyüzünde olanları O tutuyor. Ancak onların yeryüzüne düşmeleri O’nun izniyledir. Elbette ki Allah insanlara çok şefkatli ve merhametlidir.
Görmüyor musun ki Allah yerde ne varsa hepsini, gemileri size ram etti. Gemi denizde O/nun emriyle seyir ve hareket eder. Yerin üstüne düşmemek için göğü [¹] O tutar. Meğer ki kıyamette O/nun izniyle düşmüş olsun. Allah insanlar hakkında pek esirger, bağışlar.
İsmail Hakkı İzmirli Hacc Suresi 65. Ayet Açıklaması
[1] Veya başınızın üst tarafında hâdis olan korkulu yıldırım gibi şeyleri.
Kadri Çelik
Allah'ın yerde olanları ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyruğunuz altına vermiş olduğunu ve izni olmaksızın yere düşmemesi için göğü O'nun tuttuğunu görmez misin? Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır.
Allah’ın, yeryüzünde bulunan her şeyi sizin istifâdenize sunduğunu ve emriyle oluşan yasalar uyarınca denizlerde süzülüp giden gemileri —onları imal etme ve kullanma yeteneği bahşederek— size boyun eğdirdiğini görmüyor musun? Ve görmüyor musun ki Allah, izin ve iradesi dışında yeryüzüne düşmemesi için, göğü boşlukta tutmaktadır. Göğü ve bütün gök cisimlerini mükemmel bir sistem hâlinde düzenleyerek, onları belli bir yörüngede tutan O’dur. Gerçekten Allah, insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. Öyle ki:
Allah’ın, kendi emri ile Deniz’de akıp giden Gemiler’i ve Yeryüzü’ndekileri sizin emrinize verdiğini görmedin mi?
Göğü de ancak O’nun izniyle Arz’ın / Yeryüzü’nün üzerinde vâki’ olsun diye tutuyor.
Allah, İnsanlar’a elbette rahîm raûfdür.
Allah’ın, yerdeki her şeyi ve denizde Onun emriyle1 akıp gitmekte olan gemileri, sizin emrinize verdiğini ve izni olmaksızın, göğü yerin üstüne düşmekten koruduğunu bilmiyor musun? Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Yeryüzünde var olan her şeyi ve koyduğu (fizikî) yasalara uyarak denizde seyreden gemileri size boyun eğdirenin 79 Allah olduğunu görmüyor musun? Ve gök cisimlerini, 80 kendi izni olmadıkça 81 yeryüzüne düşmemeleri için, yerlerinde, yörüngelerinde tutan[ın O olduğunu görmüyor musun?] Gerçekten de Allah insanlara karşı çok acıyıp esirgeyen, çok şefkat gösterendir.
Allah’ın yeryüzündeki her şeyi ve denizde O’nun koyduğu yasalar uyarınca akıp giden gemileri istifadenize sunduğunu, gökyüzünü tutan böylece onun yere çökmesini engelleyen yasanın sadece O’nun kudretiyle oluştuğunu görmüyor musun? Çünkü Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve çok merhametlidir. 5/96, 35/12, 55/19...22
(Ey insan!) Görmez misin ki yeryüzünde bulunan her şeyi sizin için bir yasaya bağlayan; ve (buna) bağlı olarak denizde seyreden gemileri emrinize âmâde kılan; ve gök (cisimlerinin) O izin vermedikçe yeryüzüne çarpmasına (yasalarıyla) engel olan[2875] Allah’tır: Şüphe yok ki Allah insanlara karşı pek şefkatli, hep merhametlidir.[2876]
[2875] Lafzen: “tutan”.
[2876] Varlığın var ediliş sebebi ile vahyin gönderiliş sebebi aynı: İlâhî şefkat ve merhamet.
Ömer Nasuhi Bilmen
Görmedin mi ki, muhakkak Allah, sizin için yerde olanları ve emriyle denizde cereyan eden gemileri de musahhar kıldı ve göğü de izni olmaksızın yerin üzerine düşmekten tutuyor. Şüphe yok ki, Allah insanlara çok re'fetlidir, çok merhametlidir.
Görmedin mi ki Allah yerde olan her şeyi ve Kendi emriyle denizlerde yüzen gemileri, sizin hizmetinize verdi? Yerin üstüne düşmesin diye, göğü O tutuyor. Gök ancak O'nun izniyle düşebilir. Çünkü Allah raûfdur, rahîmdir (insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir). [45, 13; 13, 6; 31, 30]
Bütün hayvanları, bitkileri, madenleri ve bütün varlıkları Allah insanların hizmetine vermiştir.
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah, yerdekileri ve emriyle, (koyduğu kanunla) denizde akıp giden gemileri sizin buyruğunuza verdi. Yerin üstüne düşmesin diye göğü tutuyor. (Gök) ancak O'nun izniyle düşer. Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir.
Allah'ın, göğü tutup yerin üstüne düşmesine engel olması, evrendeki çekim yasasını gösterir. Cisimler arasında bir çekme gücü vardır. Bundan dolayı güneş sistemimizde ve diğer güneş sistemlerinde bulunan yıldızlar, gezegenler, çekim yasası uyarınca Yer üzerine düşmek isterler ama dengeyi sağlamak için çekim yasasını dengeleyen bir itme gücü, yıldızların birbiri üzerine düşmesini önler. Bu iki karşıt güç arasındaki denge, cisimleri birbirinden belli uzaklıkta tutar. Bu ince yasaları yaratan Allah'tır.
Süleymaniye Vakfı
Hiç görmedin mi Allah, yerde olan her şeyi ve denizde akıp giden gemiyi kendi emri ile sizin hizmetinize vermiştir? Yerin üstüne düşmesin diye göğü tutan da O’dur; O’nun izniyle düşerse başka. Allah, insanlara karşı pek şefkatlidir, ikramı boldur.
Allah'ın yeryüzündeki her şeyi ve denizde O'nun emri ile akıp giden gemileri hizmetinize verdiğini görmüyor musun? O'nun izni olmadıkça, göğü yerin üzerine düşmemesi için tutuyor. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.
Görmedin mi ki, yeryüzündeki herşeyi ve Onun koyduğu yasalarla denizde akıp giden gemileri Allah sizin hizmetinize vermiştir? Gökyüzünü izni olmaksızın yer üzerine düşmekten de Allah alıkoyuyor.(19) Muhakkak ki Allah insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
Görmedin mi, Allah yeryüzündekileri ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi. O'nun izni olmaksızın yerkürenin üstüne düşmemesi için göğü O tutuyor. Allah, insanlara karşı elbette Raûf, Rahîm'dir,