Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2095, sondan 4142. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 66. ayetidir. İsrâ Suresi 66. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 4907 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ربكم الذي يزجي لكم الفلك في البحر لتبتغوا من فضله انه كان بكم رحيما
Allah’tan başka tanrı veya tanrılar edinen insanlara gerçek lutuf sahibinin Allah olduğu hatırlatılarak buna bazı örnekler verilmektedir: Gemilerin sulara gömülmeden yüzüp gitmesi Allah’ın yasalarıyla olmaktadır ve bu sayede insanoğlu deniz ticareti yaparak, uzak ülkelerden mal taşıyarak Allah’ın nimetlerini ve rızkını elde etmektedir. Bu durum, âyetin sonunda Allah’ın kullarına bir rahmeti olarak açıklanmıştır.
Mehmet Okuyan
Rabbiniz, nimetlerinden edinmeniz için gemileri denizde sizin için yüzdürendir. Şüphesiz ki O size çok merhametlidir.
Rabbiniz, lütfuna nail olmanız, ticaret yapmanız için denizde gemileri, filoları sizin için yüzdürendir. Şüphesiz o size merhametiyle muamele etmektedir.
Su, fiziksel ve kimyasal açıdan eşşiz özelliklere ve yararlara sahiptir. Örneğin, suyun yoğunluğunun +4 derecede en yüksek olması denizlerin ve okyanusların alttan buz tutmamasına yol açar. Böylece korunan deniz altındaki canlı hayat , gezegenimizin atmosferindeki oksijeni hayat için gerekli düzeyde tutar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbiniz, lütfundan nasib arayasınız diye, sizin için denizde gemileri yürüten kudret sahibidir. Şüphesiz O, size çok merhametlidir.
Rabb’iniz öyle lütufkâr bir yaratıcıdır ki, lütuf ve bereketlerinden nasibinizi arayıp bulasınız diye, gerekli bütün imkân ve şartları hazırlayarak sizin için denizde gemileri yürütüyor. Gerçekten de O, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
O Rabbiniz ki, lütuf ve kereminden payınıza düşeni arayasınız diye sizin için denizlerde gemileri yüzdürendir. Çünkü O, size karşı çok merhametlidir. 2/164, 10/22, 16/14, 22/65, 30/46
RABBİNİZ…[2301] O’dur lutfu kereminden payınıza düşeni arayasınız diye sizin için denizde gemileri yüzdüren; yine, bitimsiz bir merhametle sizi kollayan da O’dur.[2302]
[2301] Bu noktalama şekli, bu âyetin başında yer alan “Rabbiniz” kelimesinin, bir önceki âyetin sonundaki “Rabbin” kelimesine olan beyani atfı göstermeyi amaçlamaktadır.
[2302] Burada sanki işlevsizmiş gibi duran kâne (oldu, idi) yardımcı fiili, Allah’ın koyduğu doğa yasalarına işaret etse gerektir (Aynı fiilin keynunet ve sayruret anlamları hakkında bir not için bkz: Âyet 27, not 41). Âyette değinilen su ve rüzgâr dinamiği bu yasalardandır. Sosyo-ekonomik bir yasa olan “rızkın aranması”, bu tabii yasalara bağlı kılınmıştır. Burada kânenin işlevi, muhatabı, “Allah daha işin başında o yasaları size olan merhameti nedeniyle koymuş idi” anlamına ulaştırmaktır. Kelimenin bu gibi yerlerde “başlangıçta bir kez yapılıp ondan sonra sürekli yürürlükte kalan eylem” yani “konulmuş yasa” olarak anlaşılması gerektiğini, Haricilerin ünlü liderlerinden biri olan Nâfi’in bir sorusuna İbn Abbas’ın verdiği kabul edilen cevaptan anlıyoruz (el-İ’cazu’l-Beyânî).
Ömer Nasuhi Bilmen
Rabbiniz, o (Zât-ı Kerîm)dir ki, sizin için denizde gemileri cereyan ettirir, tâ ki, O'nun fazlından talepte bulunasınız. Şüphe yok ki, o sizin için pek ziyâde merhametlidir.
Rabbiniz o muazzam kudret sahibidir ki lütfundan nasibinizi aramanız için denizde gemiler yürütür. Gerçekten O'nun size ihsan ve merhameti pek fazladır.