Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2111, sondan 4126. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 82. ayetidir. İsrâ Suresi 82. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3588 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وننزل من القران ما هو شفاء ورحمة للمؤمنين ولا يزيد الظالمين الا خسارا
Bir önceki âyette geçen hak kavramı Kur’an’ı da kapsar. Çünkü Kur’an’ın getirdiği din hak din, verdiği bilgiler doğru bilgiler, çağırdığı yol doğru yoldur; ahlâk ve yaşayışta da doğruluğa ve dürüstlüğe çağırmakta ve böylece bütün yönleriyle bâtılı ortadan kaldırmaya yöneltmektedir. Bu sebeple de Allah âyette Kur’an’ın getirdiklerini müminler için “şifa ve rahmet” olarak nitelemiştir. Müfessirler genellikle Kur’an’ın şifa ve rahmet oluşunu mânevî anlamda açıklamışlardır. Buna göre Kur’an’da şifa vardır; yani o, iman, amel ve ahlâka ilişkin mânevî hastalıkları iyileştirir, müminleri bunlardan korur; kalplerden cahillik örtüsünü kaldırır, Allah’ın varlığı ve birliği konusunda kuşkuları ve tereddütleri giderir. Kur’an’da rahmet vardır; yani Kur’an kısaca din ve dünya hayatının doğru, sağlıklı ve güzel olması için gerekli bilgiler içerir; hakkını vererek okuyanlara büyük ecirler kazandırır, Allah’ın mağfiretine ve hoşnutluğuna lâyık kılar; Kur’an müminler için güçlükleri kolaylığa çevirir, kusurları giderir, günahları siler (bk. Kurtubî, X, 322; Şevkânî, III, 286). Kur’an’ın şifa oluşu, öncelikle bu mânevî anlamdadır; ancak tıbbî tedavi ile birlikte veya tıbben tedavi imkânının kalmadığı durumlarda Kur’an’ın bedenî ve psikolojik hastalıklar konusunda şifa verici tesirinin olabileceği yolunda yorumlar da yapılmaktadır (meselâ bk. Kurtubî, X, 322-327; Elmalılı, V, 3195).
Âyette Kur’an’ın “zalimlerin de sadece ziyanını arttıracağı” ifade edilmektedir. Buradaki zalimlerden maksat, kör bir inat ve şuursuzlukla İslâm ve onun içerdiği hakikatleri reddederek bunun yerine başta şirk olmak üzere yalan ve düzmecelerden ibaret olan bâtıl inançları koyanlar, bunlara inanan putperestler ve benzerleridir. Bunlar için Kur’an’ın şifa ve rahmet kaynağı olması şöyle dursun, onlar Kur’an’ın beyanlarına rağmen sapkın inanç ve davranışlarında direnmeleri sebebiyle mânevî yönden kendi zararlarını daha da çoğaltırlar.
Mehmet Okuyan
Biz, müminler için şifa ve [rahmet] olan, zalimlerin de sadece zararını artıran Kur’an’ı indiriyoruz.
Biz Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet (vesilesi) olan şeyleri (hüküm ve haberleri) indiriyoruz. Oysa O, zalimlerin ise ancak zararını (hüsran ve hırçınlığını) artırır.
Ve biz Kur'ân'dan, inananlara şifa ve rahmet olan ayetleri indirmekteyiz. Bu indirdiklerimiz, varoluş gayesi dışında hareket edenlere, ziyanı artırmaktan başka bir katkıda bulunmaz.
Biz, bütün insanlığın dertlerine sıkıntılarına çözüm getiren, şifa veren, mü'minlere rahmet olan Kur'an âyetlerini bölüm bölüm indiriyoruz. Bu âyetler, inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, İslâm aleyhinde propaganda yapan zâlimlerin yalnızca hüsranını artırıyor.
Mümin, Kur’an’dan feyz almasını bildiği, bu maksatla okuduğu, dinlediği için, Kur’an âyetleri kendisine şifa ve rahmet vesîlesidir. Buna karşılık, hastanın ilaçtan yararlanmak istemeyişi onun hastalığını artırdığı gibi, zalimin Kur’an’dan uzak durması da onun hüsranını artırır.
Edip Yüksel
Kuran'ı, inananlar için bir şifa ve rahmet olarak indirdik. Zalimlerin ise ancak zararını arttırır
Sahtekar din adamları, bu ayetin anlamını saptırarak Kuran ayetlerini yüzyıllarca halka aspirin veya merhem gibi satmışlardır. Kuran'ın mesajından yabancılaşan Müslümanlar, Kuran ayetlerinin yazılı bulunduğu kağıt ve mürekkebi totem olarak kullanmaya başladılar. Kuran, gerçeği arayanlar için evrensel bir mutluluk reçetesidir. Bak 10:57.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.
Biz Kur'andan peyderpey onu indiriyoruz ki (herbiri) mü'minler için şifâ ve rahmetdir o. Zaalimlerin ise o, (maddî ve ma'nevî) ziyanından başkasını artırmaz.
(3)“(Kur’ân) binler def‘a tekrâr edilse usandırmıyor, belki lezzet veriyor. Küçük basit bir çocuğun hâfızasına ağır gelmiyor, hıfzedebilir (ezberleyebilir). En hastalıklı, az bir sözden müteezzî olan (incinen)bir kulağa nâhoş gelmiyor, hoş geliyor. Sekerâtta (ölüm ânında) olanın damağına şerbet gibi oluyor. Zemzeme-i Kur’ân, onun kulağında ve dimâğında, aynen ağzında ve damağında mâ-i zemzem (zemzem suyu) gibi leziz geliyor. Usandırmamasının sırr-ı hikmeti şudur ki: Kur’ân, kulûba (kalblere) kuvvet ve gıdâ ve ukūle (akıllara) kūt ve gınâdır (rızık ve zenginliktir) ve rûha mâ’ ve ziyâ (su ve ışık) ve nüfûsa(nefislere) devâ ve şifâ olduğundan usandırmaz.” (Zülfikār, 25. Söz, 13)
İlyas Yorulmaz
Kur’an’dan sana indirdiğimiz ayetler, inananlar için, (kalplerdeki hastalıklara) şifa ve rahmettir. Bu ayetler zalimlerin yalnızca ziyanını artırır.
İşte bu amaçla Biz, inananlar için gönüllere şifâ ve rahmet olacak; zâlimlerinse yalnızca yıkılıp yok olmalarını hızlandıracak Kur’an ayetlerini peyderpey göndermekteyiz. Kur’an’ın şifâ verici, yol gösterici hidâyetinden uzak kalan insanın ne hâle düşeceğini görmek ister misiniz?
1 Kim gönlündeki hastalıkları Kur’an’la tedavi etmezse, Allah ona başka bir yoldan asla şifa vermez. Bk: (Yunus: 57, Fussilet: 44)2 Burada Dünya, türlü hastalıklarla dolu bir hastaneye, Peygamber bir doktora, Kur’an da şifa veren ilaca benzetilmiştir. Ayrıca maddi hastalıklar için Kur’an okunarak tedavi ile ilgili Peygamberimizden ve sahabeden gelen, önemli rivâyetler de vardır.
Muhammed Esed
BİZ, işte böyle böyle, Kur’an'dan müminler için [ruhen] sağaltıcı, rahmet bahşedici olan ve zalimlerin de yalnızca yıkımını artıran 98 şeyler indiriyoruz:
Biz Kuran’dan müminler için şifa ve rahmeti indiriyoruz.1 Ama bu Kuran’a inanmayanların sadece zararını artırıyor.2 110/57, 41/44, 2 17/41, 22/72, 35/42, 39/45
İşte Biz Kur’an’ı,[2320] ona inananlar için (iç dünyalarını onaran) bir şifa ve rahmet (eczanesi) olarak indirdik; ama aynı (Kur’an), bu zalimlerin yalnızca yıkımını artırıyor.[2321]
[2320] Eğer mini teb’idiyye olarak alırsak mana “Biz Kur’an’dan..” olur. Biz mini beyaniyye olarak aldık. Zira mü’minler için, Kur’an’ın bir kısmı değil tümü şifa ve rahmettir.
Bu âyetlerin indiği hicret öncesi zor yıllarda, mü’minlerin tek teselli kaynağı vahiydi. Tabii ki inen her vahiy, kâfirlerin de tükenişini artırıyordu.
[2321] Kur’an kendisine iman önbilgisiyle yaklaşan mü’minin imanını, küfür önyargısıyla yaklaşan kâfirin küfrünü ve münafığın nifakını artırır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Kur'an'dan mü'minler için bir şifa, bir rahmet olan şeyi indiririz. Zalimler için ise, noksandan başka bir şey arttırmaz.
(188) Kur'an, mü'minlere şifâdır. İnananlar, onunla dünyâ ve âhiret dertlerinin şifâsını bulurlar. Onun hükümlerine uyarak ruhen huzûra kavuşurlar. (189) Çünkü onlar Kur'an'ı inkâr ederler. İnkârlarından ötürü de hüsranları artar.
Süleymaniye Vakfı
Kur’ân’da, inanıp güvenenler için şifa ve rahmet olan şeyler indiririz. Bunlar yanlış yapanların sadece yıkımını artırır.