Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2228, sondan 4009. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 88. ayetidir. Kehf Suresi 88. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 50 ve toplam ebced değeri ise 1731 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واما من امن وعمل صالحا فله جزاء الحسنى وسنقول له من امرنا يسرا
Ama kim iman edip iyi, yararlı güzel işler işlerse, ona güzel bir karşılık var ve biz ona buyruğumuzdan kolay olanı emrederek, zor işlere koşmayız onu.
“Ya da geçmişin kirlerinden arınarak iman edip, gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirene, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayana, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olana, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyene de, mükâfat olarak en güzeli, cennet ve güzel muamele vardır. Biz ona, yerine getirilmesi kolay sorumluluklar yükleyeceğiz, kolay planlar uygulatacağız.
Amma her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, bunu da mükafat olarak en güzel akıbet (cennet) vardır; ve ona emirlerimizden kolayını söyliyeceğiz (zorluk göstermiyeceğiz).”
“Her kim de inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlarda bulunursa, böyle birine mükâfat olarak daha güzeli vardır. Ve üstelik ona (yalnızca) emrimizden (yerine getirilmesi) kolay olanı söyleyeceğiz.”
87,88. "Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemiş bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır, ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz" dedi.
Kimde iman edip doğru işler yapmışsa, Rabbinin katında, ona en güzel mükafaatlar vardır. Onun için bizde iman edene, bütün kolaylıkların sağlanmasını söyleyeceğiz.
87, 88. Zülkarneyn dedi ki, her kim küfürle öz nefsine zulüm ederse ona azap edeceğiz. Sonra o, Rabbine dönecek. Artık Rabbi onu misli görülmemiş bir azap ile azap edecektir. İman edip iyi amel işleyene gelince onun için en güzel bir mükâfat vardır. Ona kolaylıkla da muamele edeceğiz.
“Allah’a ve gönderdiği mesaja iman edip güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyanlara gelince, onlara da, yaptığı iyiliklerin karşılığı olarak, âhirette en güzel ödül verilecektir. Biz de yöneticiler olarak, bu dünyada onları şefkatle bağrımıza basacak, sevgi ve merhamet temeline dayalı bir anlayışla, dâimâ yerine getirilmesi kolay emirlerle yükümlü tutacağız!”
“Ancak! Kim de iman eder ve salih bir amel işlerse, ona ödül olarak İyilikler-Güzellikler vardır. Bir kolaylık olmak üzere emrimizden ona söyleyeceğiz”.
(Ve devamla): “Kim de inanır ve (inandığı) iyi işleri yaparsa, ona (âhirette) en güzel mükâfat vardır, (dünyada da) ona buyruğumuzdan kolay olanı1 söyleyeceğiz.” (dedi.)
1 Onu zor işlere koşmayacağız, dışlamayacağız. Sadece Allah’ın emrettiklerini emredeceğiz.
Muhammed Esed
Ama inanıp dürüst ve erdemli davranışlarda bulunan kimseye gelince, böyle biri (yaptıklarının) karşılığı olarak [ahiret hayatının] nihaî güzelliğine, iyiliğine ulaşacaktır; ve Biz de onu [yalnızca] yerine getirilmesi kolay olanla yükümlü tutacağız”. 89
Fakat kim de iman eder ve güzel işler yaparsa, ona da karşılık olarak güzel bir mükâfat vardır ve biz ona her türlü kolaylığı sağlayacağız. 4/124, 18/2-3, 16/97
Ama kim de iman eder ve erdemli davranırsa, işte onu da karşılık olarak güzel bir akıbet beklemektedir; zaten Biz ona talimatlarımızdan kolay olanları buyuracağız.[2438]