Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2794, sondan
3443. ayet;
24. sure ve
Nûr Suresinin
3. ayetidir.
Nûr Suresi 3. ayetinin kelime sayisi
18, harf sayısı
73 ve toplam ebced değeri ise
3128 olarak hesaplanmıştır.
Nûr Suresinin toplam ebced değeri
414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
الزاني لا ينكح الا زانية او مشركة والزانية لا ينكحها الا زان او مشرك وحرم ذلك على المؤمنين
الزانيلاينكحالازانيةاومشركةوالزانيةلاينكحهاالازاناومشركوحرمذلكعلىالمؤمنين
Ezzânî lâ yenkihu illâ zâniyeten ev muşriketen ve-zzâniyetu lâ yenkihuhâ illâ zânin ev muşrik(un)(c) vehurrime żâlike ‘alâ-lmu/minîn(e)
Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır.
Mâna ve hükmü genel olmakla beraber âyetin vahyedilmesinin özel bir sebebi vardır. Medine’ye hicret eden müslümanlardan Mirsed, gizlice Mekke’ye gidiyor, müşriklerin hapsederek veya bağlayarak hicret etmelerine izin vermedikleri müslümanları birer ikişer kaçırıyordu. Yine bir gece Mekke’ye girmiş, kaçıracağı müslümanın bulunduğu yere gelmişti. Mirsed’in Mekke’de oturan eski metresi Anâk onu gördü, yanına gelip o geceyi beraber geçirmelerini teklif etti. Mirsed, İslâm’ın zinayı yasakladığını söyleyerek teklifi reddedince kadın bağırdı, onun yerini ve niyetini Mekkeliler’e duyurdu. Mirsed kaçarak canını kurtardı. Sonra yine bir fırsatını bulup hapsedilmiş olan bir mümini daha kaçırarak Medine’ye geldi. Hz. Peygamber’in huzuruna çıktığında başından geçenleri anlattı ve “Anâk ile evlenebilir miyim?” diye sordu. Peygamberimiz hemen cevap vermedi, bir süre sonra âyet nâzil olunca bunu tebliğ etti ve Mirsed’e, “O kadınla evlenme” dedi (İbn Kesîr, VI, 8-9).
Âyetin mânası ve kısmen buna bağlı olarak hükmü konusunda da farklı anlayışlar vardır:
a) Zina eden kadın veya erkek bunu yaparken karşısındaki de aynı çirkin fiili işlemektedir; yani bir kimse diğeri ile zina ediyorsa karşı tarafın fiili de ancak zina olur. Karşılıklı olarak zina yapmayı âdet haline getirmiş olanlar, bunda sakınca görmeyenler mümin de olamazlar. Diğer semavî dinlerde de zina haram kılındığı için bunu ancak müşrikler yaparlar. Nikâh kelimesini evlenme akdi değil, cinsel temas olarak alan bu yoruma göre âyette bir olgu tesbit edilmekte, sonra da zinanın haram olduğu bildirilmektedir.
b) Nikâh kelimesini, Kur’an’daki hâkim mânasını göz önüne alıp evlenme akdi olarak anlayanların da farklı yorumları vardır: 1. Zina etmiş olan kimse ile mümin evlenemez, evlenirse akid feshedilir. Bu hüküm halen devam etmektedir diyen birkaç müctehide karşı daha çok sayıda fıkıhçıya göre hüküm, bu sûrenin 32. âyeti ile neshedilmiştir. Zina etmekte olan birisi ile evlenmek haram olmakla beraber nikâh feshedilmez. 2. Nesih söz konusu değildir, zina etmiş olsa bile tövbe etmiş, nefsini ıslah etmiş bulunan bir mümine zinakâr (zânî) denmez ve bunlarla evlenmekte bir sakınca yoktur. Âyette zânî dendiğine göre bundan maksat zinaya devam edenlerdir veya zina ettikten sonra âdet görüp temizlenmemiş kadınlardır. Bunlarla evlenmek haramdır, çirkindir, sâlih bir mümine yakışmaz, bunu yapsa yapsa zinakârlarla müşrikler yapar (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1329-1332).
Zina eden erkek, zina eden veya müşrik bir kadından başkası ile evlen(e)mez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik erkek evlen(ebil)ir. Bu, (diğer) müminlere haram kılınmıştır.
Bu ayetteki hüküm, tevbe hâli yoksa bu tür evliliklerin haram olduğunu içermektedir.
Zina eden erkek, ancak zina eden veya müşrik olan bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu durum, müminlere çirkin gösterilmiştir.
Zina yapan erkek, zina yapan veya müşrik olan kadından başkası ile evlenmiyor. Zina yapan kadınla zina yapan veya müşrik olan bir erkekten başkası evlenmiyor. Bu uygulama mü'minlere haram kılındı.¹
1- Bu ayete, ayetteki “nikâhlanmıyor, evlenmiyor” ifadesine “nikâhlanamaz/ evlenemez” şeklinde yanlış anlam verilerek önemli bir hataya düşülmektedir. Çevirilerde; bu ayete, genellikle “Zina eden bir erkek veya kadın, zina eden veya müşrik olan bir erkek ve kadından başkası ile nikâhlanamaz, evlenemez.” şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki bu bir haber ayetidir. O günkü toplumun bir uygulamasından haber vermektedir. Emir veya yasaklama söz konusu değildir. Bakara 221' de, müşrik olan kadın ve erkekle evlenmek açıkça yasaklandığı halde burada müşrik kadın veya erkekle evlenilmeyi öngörenler, en hafif deyimi ile Kur'an'a açıkça çelişki yakıştırmış olmuyorlar mı? Bu ayette, toplumda mevcut olan; zina yapan bir erkeğin zina yapan veya müşrik olan bir kadınla, keza zina yapan bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan bir erkeğin evlenmesi şeklindeki uygulamadan haber verilerek, bunun doğru olmadığı ve bu uygulamanın mü'minlere haram(yasak) kılındığı ifade edilmektedir.
Zina eden (ve bundan tevbe edip vazgeçmeyen) erkek, zina eden (ve fuhşu alışkanlık haline getiren) ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikâhlayamaz; (devamlı) zina eden kadını da (yine sürekli) zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikâhlayamaz. (Bunlar cahiliye adetidir.) Bu (tür evlilikler), mü'minlere haram ve yasak edilmiştir.
Zina eden erkek, ancak zina eden kadını, yahut şirk koşan kadını nikahlayabilir ve zina eden kadın da ancak zina eden erkekle, yahut şirk koşanla nikahlanabilir ve bu, inananlara haram edilmiştir.
Zina yapan erkek, ancak zina yapan kadınlara veya müşrik olanlara arzu duyup onlarla evlenir. Zina eden kadın da, ancak zina yapan erkeklere veya müşrik olanlara arzu duyup onlarla evlenir. Bu şekilde zina edenlerle evlenme mü'minlere haram kılınmıştır.
Zina eden bir erkek, ancak zina eden bir kadın veya ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşrik bir kadınla evlenebilir. Zina eden bir kadınla da, ancak zina eden bir erkek veya ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşrik bir erkek evlenebilir: Böyle bir evlilik mü'minlere haram kılınmıştır.
Zina eden erkek zina eden veya müşrik bir kadından başkasını nikahlayamaz. Zina eden kadını da zina eden veya müşrik bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu mü'minlere haram kılınmıştır.
3.Nesai`nin Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiğine göre adına Ummu Mehzul denen bir kadın vardı. Çirkin işler yapardı. Resulullah (a.s.)`ın ashabından bir adam onunla evlenmek istedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bu ayeti kerimenin iniş sebebi ile ilgili bir başka rivayette de buna benzer bir başka olaydan sözedilmektedir.
Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikahlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikahlayamaz. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.
Zina eden bir erkek, ancak zina eden bir kadınla, veya bir müşrike ile evlenmek ister. Zina eden bir kadını da, ancak zina eden bir erkek veya müşrik bir kimse nikâh etmek ister. Müminlere böyle bir evlenme haram kılınmıştır. (Müfessirler bu âyet-i kerimenin manasında ihtilâf etmişlerdir. Bir kısmına göre, bazı ashab hakkında nazil olmuş olmakla mana hasdır, bir kısmına göre mana umumidir ve diğer bir kısım müfessirlere göre de, bu âyet-i kerime “Dulları nikâhlayın” ayet-i kerimesiyle mensuhtur.)
Zina eden erkek, ancak zina eden veya müşrike olan bir kadın ile yatar. Zina eden kadın da ancak zina eden bir erkek veya bir müşrik ile yatar. Böyle bir evlenme, müminler için gerçekten haram edilmiştir.
Zinakâr kimse ancak, ya zinakâr, ya eş koşan bir kadınla evlenebilir; zinakâr bir kadını, ancak yine bir zinakâr erkek, ya da hakka eş koşan bir kimse alabilir, bu yolda bir evlenme haramdır inanlı bulunanlara
Zina eden (ve bunu hayat tarzı haline getiren) bir erkek, (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir kadınla nikâhlanabilir; zina eden (ve bunu alışkanlık haline getiren) bir kadın da (ancak kendisi gibi) zinakâr ya da müşrik olan bir erkekle nikâhlanabilir. Böyle (gayri meşru ilişkileri âdet haline getiren insanlarla evlenmek) mü'minlere yasaklanmıştır.
Zina eden erkek, ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da, ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir. Bu, müminlere yasak edilmiştir.
Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmez; zina eden kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.
İslâm’da müşrik kadın ve erkekle evlenmek caiz değildir ve böyle bir nikah akdi geçersizdir. Âyette, zina etmiş müslümanla evlenmenin çirkinliği de belirtilmiş olduğu kabul edilmekle birlikte, âyetin nüzûl sebebi ve diğer deliller dikkate alınarak, İslâm alimlerinin çoğunluğunca böyle bir nikâh akdinin geçerli olduğuna hükmedilmiştir.
Zina eden bir erkek, eninde sonunda, zina eden veya müşrik bir kadınla evlenir; zina eden bir kadın da eninde sonunda, zina eden veya müşrik bir erkekle evlenir. Bu, inananlar için yasaktır.
Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez; zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.
Zanî bir zaniye veya müşrikten başkası nikâh etmez, mü'minlere ise bu haram kılındı
Zina eden erkek; zina eden veya müşrik olan kadından başkasını nikahlamaz. Zina eden kadını da zina eden veya müşrik olan bir erkekden başkası nikahlamaz. Bu (suretle evlenmek) mü'minler üzerine haraam kılınmışdır.
Zinâ eden erkek, zinâ eden bir kadından veya müşrik olan bir kadından başkasıyla evlenemez. Zinâ eden bir kadına gelince, zinâ eden bir erkekten veya müşrik olan bir erkekten başkası onunla evlenemez. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.(2)
(2)Bu âyet, bu sûrenin 32. âyetiyle neshedilmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 5, 267)
Zina eden erkek ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu şekilde evlenmek inananlara yasaklanmıştır.
Zani erkek ancak zani veya müşrik bir kadınla evlenebilir. Zani kadın da ancak zani veya müşrik bir erkeğe varabilir [⁴]. Bu husus mü/minlere haram kılınmıştır.
[4] Yani ekseriya böyle olmasını arzu ederler, müşakele ülfetin illetidir.
Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikâhlamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikâhlamaz. Bu, müminlere haram kılınmıştır.
Zina eden ve bunu bir hayat tarzı olarak benimseyen bir erkek, ancak kendisi gibi zinâcı yahut müşrik, putatapan bir kadınla evlenebilir; nitekim, zina eden ve bunu alışkanlık hâline getiren bir kadın da, yine ancak kendisi gibi zinâcı yahut müşrik, putatapan bir erkekle evlenebilir. Çünkü, gayri meşrû ilişkileri bir hayat tarzı hâline getiren bu gibi insanlarla evlenmek, müminlere yasaklanmıştır.
Zina Eden Erkek ancak zina eden bir kadın ile veya müşrik bir kadın ile evlenir.
Zina Eden Kadın da ancak zina eden bir erkek ile veya müşrik bir erkek ile evlenir.
İşte bu, Müminler’e haram kılındı.
Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik1 olan bir kadından başkasıyla evlenemez. Zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikâhlayamaz.2 Bu(nun tersini yapmak,) mü’min-lere haram kılınmıştır.
1 Müşrik erkek ve kadınların iffetleri şüphelidir ve Mü’minlerin müşriklerle evlenmeleri haramdır.2 Bu ayetten; zinâ eden bir kimseyle iffetli birisinin evlenmesinin, tıpkı müşrik birisiyle evlenmesi gibi haram kılındığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu âyet, cahiliyede fahişelik yapan kadınlardan bazılarının zinâ haram kılınınca yeni Müslüman olan fakir kimselere nikâh teklif etmeleri ve bunların Efendimizden bu kadınlarla evlenmek için izin istemeleri üzerina nazil olmuştur. Konuyla ilgili bazı mütalâalar şu şekildedir: 1- Hz. Aişe (r.a): “Bir kadınla zinâ eden erkekle bu âyete göre evlenilemez, haramdır.” demiştir. 2- Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali ve İbnu Mes’ud (r.a) de bu kanaattedir. 3- Hasan El-Basri: “Bu haramlık, zinâ suçu işleyip kendisine zinâ haddi uygulanan zâni ve zâniye haklarındadır. Asr-ı saadette hadd uygulanmış bir zâni, iffetli bir kadınla evlenmişti. Hz. Ali onun nikâhını reddetti” demiştir. 4- Bazıları bu hükmün Medine’de İslâm’ın ilk yıllarında geçerli olup daha sonra nesh edildiğini söylemişlerse de neshin ayetle değil de icma’ ile olduğunu belirtmişlerdir. Ancak icma’ın nâsih olamayacağı usul-i fıkıhta sabittir. Sonuç olarak, zâni ve zâniye, zinâyı helal gören veya hafife alan kimseler ise, bu küfür olacağından bunların nikâhları, kesinlikle haramdır. Çünkü âyette zânî ve zâniye, müşrik ve müşrikeye denk tutulmuştur. Ancak, bunlar zinâyı helâl gören ve hafife alan kimseler değilse iffetli Müslümanların bunlarla evlenmeleri tahrimen mekruhtur. Nikâh yapmışlarsa da bu nikâhları geçerlidir. Bk. (Elmalılı)
[Onların her ikisi de eşit derecede suçludur:] zina yapan erkek ancak zina yapan bir kadınla -yani, [kendi cinsel arzularını] tanrılaştıran bir kadınla- 4 birleşir; zina yapan kadın da ancak zina yapan bir erkekle -yani, [kendi cinsel arzularını] tanrılaştıran erkekle- birleşir: bu (birleşme) müminlere yasak edilmiştir. 5
Zinakâr erkek ancak zinakâr bir kadın veya müşrik bir kadınla evlenebilir. Zinakâr bir kadın da ancak zinakâr bir erkek veya müşrik bir erkekle evlenebilir. Bu tür bir evlilik müminlere haram kılınmıştır. 2/221, 5/5, 24/26
Zina yapan erkek ancak zinakâr bir kadınla; -diğer bir ifadeyle,[2974] cinsel güdülerine kul köle olan bir kadınla- birlikte olur. Zina eden bir kadın da ancak zinakâr bir erkekle; -diğer bir ifadeyle, cinsel güdülerine kul-köle olan bir erkekle- birlikte olur:[2975] zaten bu tür bir (birleşme) inananlara haram kılınmıştır.
[2974] Buradaki ve bir sonraki cümledeki ev bağlacı, karşılığı “veya” olan tahyirden çok tafsil vurgusu taşımaktadır. Bu vurgu tercümeye “diğer bir ifadeyle” şeklinde yansımıştır.
[2975] Bu metin, yaygın olarak şöyle çevrilmiştir: “Zina yapan bir erkek ancak zinakâr ya da müşrik bir kadınla;
zina eden bir kadın da zinakâr ya da müşrik bir erkekle nikâhlanır.” Bu tür bir anlamada ortaya çıkan bir çok problem vardır. Birincisi, bir mü’minin müşrik biriyle evlenmesine Kur’an izin vermemektedir (
2:221). Onun işlediği günahın ağırlığı bu hükmü değiştirmez. Kaldı ki, müşrikin (dişili: müşrike) anlamlarından biri de, “Allah dışındaki bir gücün otoritesine kayıtsız şartsız teslim olan”dır. Bu bağlamda “cinsel güdü ve arzularına kayıtsız şartsız kul-köle olan” anlamını kazanır ki, “Hevasını ilâh edinen kimsenin durumunu gözönüne getirsene bir” (
25:43) âyetinde ifade edilen de, yaklaşık budur. İkincisi, bir önceki âyette ifade edilen zina cezası uygulanan kimse bu günahtan arınmış olur, çünkü “şer’î cezalar keffarettir” (Buharî, Hudûd
15:12). Dolayısıyla, böyle birine ilave bir hukukî yaptırım gerekmez. Üçüncüsü, âyetteki lâ yenkihuhâ illâ ibâresi, bir talimatı değil bir haberi iletmektedir. Yani âyet ‘inşâî’ değil ‘ihbarî’dir. Bu durumda yenkihu fiilinin doğru karşılığı, lafzî anlamı olan “nikâh” değil, mecazî anlamı olan “cinsel birleşme”dir. İlk otoritelerden Mücahid, İkrime, Said b. Cübeyr, Katâde gibi isimler de böyle anlamışlardır (Taberî). Ferrâ, bu ibâreyi “zinakâr erkek, ancak (şehrin) zina eden günahkâr kadınlarıyla zina eder” şeklinde açar (Meâni’l-Kur’an). Çevirimiz bu mülahazalara dayanmaktadır.
Zina eden erkek, zina eden kadından veya müşrikeden başkasıyla evlenmez. Zina eden kadın da zina eden erkekten veya müşrikten başkasıyla izdivaçta bulunmaz. Ve bu (evlenme) mü'minlere haram kılınmıştır.
Zinakâr, ancak bir fâhişe veya putperest bir kadınla evlenmek ister. Fâhişeyi de ancak bir zinakâr veya putperest nikâhlamak ister. Böyle bir evlilik müminlere haram kılınmıştır. [24, 26-32; 2, 221; 4, 25; 5, 5]
Burada: Müşrikler, zinayı mübah sayıp hafife alanlar ve bir de böyle olmayanlar diye üç kısım vardır. Birinci kısımla evlenmek haramdır. Haramlığı kesin zinayı helâl sayıp hafife alanların yaptıkları bu iş küfür olduğundan onlar da müşrik sayılırlar, kendileri ile evlenme caiz olmaz. Zinası sabit olan fakat bunu mübah saymayan bir kadını, bir mümin nikâhlarsa, nikâh geçerli olur. Fakat tahrimen mekruhtur. Bu üçüncü kısımda, farklı içtihadlar vardır. Bazılarına göre âyet, yasaklamayıp sadece toplumdaki bir durumu bildirmektedir. Bazılarına göre ise, nikâhlanma yasaktır.
Zina eden erkek, zina eden veya ortak koşan kadından başkasıyla evlenmez; zina eden kadın da zina eden veya ortak koşan erkekten başkasıyla evlenmez. Böyleleriyle evlenmek mü'minlere haram kılınmıştır.
Bu âyetin ,îmİnı zayıf Mekke gömenleri hakkında indiği rivâyet edilir. Bunlar, câhiliyye geleneğine uyarak fâhişelerle evlenip onları çalıştırmak ve onların zinâdan gelen kazançlarıyle geçinmek istemişlerdi. Âyet, bu tür evlenmeyi yasaklamıştır.
Zina eden erkek, ancak zina eden veya müşrik olan bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da, ancak zina eden veya müşrik olan bir erkek evlenebilir. Bunlar müminlere haram kılınmıştır.
Zinakâr adam ancak zinakâr veya müşrik kadınla evlenebilir. Zinakâr bir kadın da ancak zinakâr ve müşrik bir erkekle evlenebilir. Bu müminlere haram kılınmıştır.
Zina eden bir erkek, zina eden veya müşrik bir kadından başkasını nikâhlayamaz. Zina eden bir kadın da zina eden veya müşrik bir erkekten başkasıyla nikâhlanamaz. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.
Zina eden erkeği zina eden bir kadın veya putperest bir kadından başkası nikâhlamaz. Zina eden kadına gelince, onu da zina eden bir erkek veya putperest bir erkekten başkası nikâhlamaz. Müminlere bu, haram kılınmıştır.
zinā eyleyici er çiftlenmesüñ illā zinā eyleyici 'avrat yā şirk getüren 'avrat daħı zinā eyleyen 'avrat çiftlenmesün illā zinā eyleyen er, daħı şirk eyleyen er. daħı ḥarām olındı ol mü’minler üzere.
Zinā iden er evlenmez, illā zinā idici ‘avratı, yā müşrik ‘avratı. Zinā iden ‘av‐rat daḫı evlenmez, illā zinā iden eri, yā müşrik eri ve ol ḥarām oldımü’minler üstine.
Zinakar kişi ancaq zinakar, yaxud müşrik bir qadınla evlənə bilər. Zinakar qadın da yalnız zinakar, yaxud müşrik bir kişiyə ərə gedə bilər. Bu (belə bir evlənmə), mö’minlərə haram edilmişdir.
The adulterer shall not marry save an adulteress or an idolatress, and the adulteress none shall marry save an adulterer or an idolater. All that is forbidden unto believers.
Let no man guilty of adultery or fornication marry and but a woman similarly guilty, or an Unbeliever: nor let any but such a man or an Unbeliever marry such a woman: to the Believers such a thing is forbidden.(2957)*
2957 Islam commands sex purity, for men and for women, at all times—before marriage, during marriage, and after the dissolution of marriage. Those guilty of illicit practices are shut out of the marriage circle of chaste men and women.