Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2956, sondan
3281. ayet;
26. sure ve
Şu'arâ Suresinin
24. ayetidir.
Şu'arâ Suresi 24. ayetinin kelime sayisi
9, harf sayısı
39 ve toplam ebced değeri ise
2881 olarak hesaplanmıştır.
Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri
392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (1)
م (5) bulunuyor.
قال رب السموات والارض وما بينهما ان كنتم موقنين
قالربالسمواتوالارضومابينهماانكنتمموقنين
Kâle rabbu-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ(s) in kuntum mûkinîn(e)
Mûsâ, “O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir.”
Firavun’un alaycı tavırlarına rağmen Mûsâ’nın bütün ilâhî dinlerin en temel ilkesi olan tevhid akîdesini veciz ifadelerle ortaya koyduğu görülmektedir.
(Musa ise) “Kesin inananlar olursanız, (bilin ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.” demişti.
Bu ayet Tâhâ
20:49-50. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Benzer mesaj: Duhân
44:7.
Mûsâ şöyle cevap verdi: “Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız; O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.”
Mûsâ: “Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir.” dedi.
(Hz. Musa) Dedi ki: "(Allah) Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir (yaratıp terbiye edeni ve her şeyin ihtiyacını gönderenidir) . Eğer (akledip) 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir) ."
Musa, göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbi, dedi, iyice bilip anlıyorsanız.
Musa: “Eğer gerçekten doğruyu öğrenmek ve onu yürekten benimsemek istiyorsanız söyliyeyim. Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan herşeyin Rabbidir O” diye cevap verdi.
Mûsâ:
“İlme, delile ve gerekçeye itibar eden, inanan kişiler olsanız, itiraf edersiniz ki, O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbidir” dedi.
(Musa) dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisinin arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçeği kesin bir şekilde bilebilecek kimselerseniz!"
Dedi ki: 'Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir).'
Mûsa dedi ki: “- O, göklerle yerin ve aralarında bulunan her şeyin Rabbidir; eğer gerçek olarak bilenlerseniz, (O'na iman ediniz).”
Musa: “O, göklerin ve yerin ve aralarındakilerin Rabbi ve sahibidir. Eğer araştırırsanız (bilirsiniz.)
Musa dedi : «Hem göklerin, hem yerin, hem de ikisinin arasında olanların Tanrısıdır anlarsanız»
(Musa:) “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi demektir!” diye cevap verdi.
Allah’ın, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi olması, egemenliğin bütünüyle Allah’a ait olması demektir. Yani kâinattaki her şeyin tasarrufunu elinde bulunduran Allah’ın varlık âleminin sistemli işlemesi için kanunlar koyması, bu kanunlara göre canlılar yaratması, onlara ömür takdir etmesi, onları sahiplenmesi, terbiye etmesi, rızıklarını ve sorumluluklarını üzerine alması, yönetmesi, gelecek takdir etmesi demektir. Bu bakımdan Allah’ın İlahlığını kabul eden herkesin O’nun isteklerine göre hayatını düzene koyması ve O’nun direktiflerine göre yaşaması gerekir. Allah’ın yöneticiliğini kabul edip de dışarda efendi arayanlar, Onun hayata müdahalesine inanıp da kafasına göre takılanlar, Onun indirdiği Kitaba sadece saygı duyup sorumsuzca yaşayanlar, Onun gönderdiği resule şehadet edip de yolundan gitmeyenler vefasızlık etmiş olur ki bunun adı da küfürdür.
Musa: "Kesin olarak inanacaksanız, bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir" dedi.
Musa cevap verdi: Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız, (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.
Dedi ki, "Kesinlikle inanacaksanız O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir."
Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir."
Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbı, eğer ehli yakîn iseniz dedi
(Muusâ): «Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan şeylerin Rabbidir. Eğer hakıykatı yakıynen bilmiye ehil kimselerseniz (Onun birliğine îman edin)» dedi.
(Mûsâ:) “(O,) göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir! Eğer kat'î olarak bilen kimseler iseniz (bunu siz de anlarsınız)!” dedi.
Musa “Eğer keskinlikle kalbiniz ikna oluyorsa, O (Allah), Göklerin, yerin ve ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir” dedi.
Musa dedi ki: «O göklerin, yerin ve aralarında olanların Rabbidir. Yakînen bilirseniz ona inanırsınız».
Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.”
Mûsâ, “Allah sadece bu ülkenin değil, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındaki bütün varlıkların gerçek sahibi, yöneticisi ve Efendisi, yani tüm mekanın Rabb’idir, eğer gerçekten inanmaya niyetiniz varsa, bunu yüreğinizde hissedersiniz.” dedi.
-“Kesin inanacaktıysanız, Gökler’in, Yer’in, ikisi arasındakilerin rabbidir” dedi.
(Mûsa): “Eğer gerçekten inanmak istiyorsanız O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin, Rabbidir.” dedi.1
1 Yani Firavun bu soru ile Âlemlerin Rabbinin mahiyetini sordu. Bir şeyin mahiyeti ise emsali ile beraber ortak oldukları ana hakikatidir. Filanın mahiyeti nedir? denildiği zaman ona nev'i veya cinsi nedir? denilmiş olur. Hâlbuki Allahu Teâlâ’nın şeriki, benzeri muhal olduğundan Ona mahiyet tasavvur olunamaz. Onun için Hz. Musâ, cevapta üslûb-i hakîm denilen tarzı tercih edip yalnız Rabbül'âlemîn ismini mefhumu ile tasavvur ettirmek üzere âlemîni tefsir ederek: “Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi” dedi. (Elmalılı)
[Musa:] “Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız 14 (söyleyeyim;) göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi[dir O]!” diye cevap verdi.
Musa: Eğer gerçekten bilip kabul etmek istiyorsanız O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi/sahibidir. Dedi. 55/17
(Musa): “Eğer gerçeğe boyun eğeceksen, (bil ki) O göklerin, yerin ve bunlar arasındaki her şeyin Rabbidir!”[3188]
(Musa aleyhisselâm da) «Dedi ki: «Göklerin ve yerin ve bunların arasında bulunanların Rabbidir, eğer siz yakinen bilir kimseler oldunuz iseniz.»
“Eğer işin gerçeğini bilmek isterseniz söyleyeyim: O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir. ”
(Musa): "Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanan kimseler iseniz (bunu anlarsınız)," dedi.
Musa; ”kesin kanaat sahibi olmak istiyorsanız o; göklerin, yerin ve ikisi arasında olan her şeyin sahibidir“ dedi.
-Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin sahibidir, eğer gerçekten anlayabilirseniz... dedi.
Musa dedi ki: “Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir—eğer gerçeği kesin bir şekilde öğrenmek istiyorsanız.”
Dedi: "Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi. Eğer iyice anlayıp inanıyorsanız."
eyitti: mūsā “gökler çalabı’sıdur daħı ikisinüñ arasındaġınuñ eger olursañuz gümānsuz olıcılar.”
Mūsā eyitdi: Gökleri yaradandur ve yirleri yaradandur, ikisi arasında olan‐ları daḫı. Eger siz fehm iderseñüz, didi.
(Musa: ) “Əgər yəqin inanacaqsınızsa, (bilin ki) O, göylərin, yerin və onlar arasında olanların (bütün məxluqatın) Rəbbidir!” – deyə cavab verdi.
(Moses) said: Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if ye had but sure belief.
(Moses) said: "The Lord and Cherisher of the heavens and the earth, and all between,- if ye want to be quite sure."