Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2957, sondan
3280. ayet;
26. sure ve
Şu'arâ Suresinin
25. ayetidir.
Şu'arâ Suresi 25. ayetinin kelime sayisi
5, harf sayısı
21 ve toplam ebced değeri ise
1358 olarak hesaplanmıştır.
Şu'arâ Suresinin toplam ebced değeri
392049 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ط (0)
س (1)
م (2) bulunuyor.
قال لمن حولـه الا تستمعون
Kâle limen havlehu elâ testemi’ûn(e)
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi.
Firavun’un alaycı tavırlarına rağmen Mûsâ’nın bütün ilâhî dinlerin en temel ilkesi olan tevhid akîdesini veciz ifadelerle ortaya koyduğu görülmektedir.
(Firavun) etrafındakilere “Duymuyor musunuz?” demişti.
Firavun, etrafındakilere, “Duymuyor musunuz?” dedi.
Firavun, etrafındakilere: “Duymuyor musunuz?” dedi.
(Firavun) Çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz? (Bu adam neler uydurup söylemektedir?) "
Firavun, etrafındakilere, işitiyor musunuz? dedi.
Firavun çevresindekilere: “O'nun ne dediğini duydunuz mu?” dedi.
Firavun, etrafındakilere:
“Neler söylediğini işitmiyor musunuz?” dedi.
(Firavun) etrafındakilere: "Duymuyor musunuz?" dedi.
Çevresindekilere dedi ki: 'İşitiyor musunuz?'
Firavun, etrafında bulunan kimselere: “-Duymuyor musunuz?” (Mûsa'nın verdiği cevab, suale karşılık değildir) dedi.
Firavun, etrafındakilere. “İşitiyor musunuz?” dedi.
Yanında olanlara Firavun dedi ki: «İşitmiyor musunuz?»
(Firavun,) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.
Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
(Firavun) etrafında bulunanlara: İşitiyor musunuz? dedi.
Etrafındakilere dönerek, "İşitiyor musunuz?" dedi.
(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
Etrafındakilere dinlemezmisiniz? dedi
(Fir'avn) etrafında bulunan kimselere dedi ki: «İşitmiyor musunuz»?
(Fir'avun,) etrâfında bulunanlara: “İşitmiyor musunuz?” dedi.
Firavun çevresinde olanlara “Musa’yı işitmiyor musunuz?
Fir/avun, etrafında bulunanlara «— İşitmiyor musunuz?» [⁴] dedi.
[4] Ben ne soruyorum, o ne cevap veriyor; ben hakikatten soruyorum, o bana ef'alinden bahsediyor. Musa Aleyhisselâm hakikatinden suali abes, boş bulmakla ef'aliyle eevap vermiştir.
(Firavun) Etrafında bulunanlara, “İşitiyor musunuz?” Dedi.
Firavun etrafındaki ileri gelenlere, “Bu adamın neler saçmaladığını duyuyorsunuz, değil mi?” dedi.
Etrafındaki kimselere: -“İşitiyorsunuz, değil mi?” dedi.
(Firavun) çevresindekilere: “Onun dediklerini duyuyor musunuz?”1 (dedi.)
1 Bu âyet: “(Firavun) çevresindekilere: -bakın ben ne soruyorum o nasıl cevap veriyor- dedi.” şeklinde de tercüme edilebilir.
[Firavun,] çevresindekilere: “[O-nun ne dediğini] duydunuz mu?” 15 dedi.
–Firavun etrafındakilere: Bu adam neler söylüyor duyuyor musunuz? 20/47...56
(Firavun) çevresindekilere yönelerek “Ne diyor, duydunuz mu?” dedi.
(Fir'avun) Etrafında olanlara dedi ki: «İşitiyor musunuz?»
Firavun alaycı bir şekilde çevresindekilere: “Bu adamın dediklerini işittiniz değil mi? (Aklısıra cevap veriyor). ”
(Fir'avn): Çevresinde bulunanlara: "İşitiyor musunuz?" dedi.
Firavun yanındakilere; “dinliyor musunuz?” dedi:
-Duyuyor musunuz? dedi Firavun, etrafındakilere.
Firavun yanındakilere “İşitiyor musunuz?” dedi.
Firavun, çevresindekilere dedi: "Duyuyor musunuz?"
eyitti fir'avn anlara kim yöresinde-y-idi “ay işitmez misiz?”
Fir‘avn eyitdi çevre yanında olanlar[a]: İşitmez misiz?
(Fir’on) ətrafındakılara: “Eşitdinizmi?” – dedi. (Musanın cavabı mənim sualıma uyğun gəlmir. Mən ondan aləmlərin Rəbbinin mahiyyəti, keyfiyyəti və cinsi barəsində soruşuram, o isə mənə Onun sifətləri, əməlləri haqqında cavab verir).
(Pharaoh) said unto those around him: Hear ye not?
(Pharaoh) said to those around: "Did ye not listen (to what he says)?"(3153)*
3153 Moses had stirred up the wrath of Pharaoh, both by putting forward the name of the One True God as against Pharaoh's pretended godhead, and by suggesting that any man of judgement would understand Allah's majesty. While Pharaoh turns to his people in indignation, Moses drives the nail in further: "He is the God of the heavens and the earth and all between: therefore He is also your God, and the God of your fathers from the beginning. Any other pretensions are false!"