Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 277, sondan 5960. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 270. ayetidir. Bakara Suresi 270. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 5402 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (6) م (9) bulunuyor.
Arapça Metin
وما انفقتم من نفقة او نذرتم من نذر فان الله يعلمه وما للظالمين من انصار
“Samimi yardımcıları olmayan zalimler”den maksat, özellikle yoksullara ilgi göstermeyen, ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmayan, servetin sahipleri üzerine borç, ihtiyaç sahiplerine hak olan zekât, nafaka ve sadakayı onlardan esirgeyen kimselerdir. Kur’an dilinde zalimin mânalarından biri de haksızlık eden, borcunu ödemeyendir. Böyle kimselerin yakın çevrelerinde bulunanlar bile onlardan memnun olmazlar, onlardaki haklarını zorla veya gizlice almaya çalışırlar (adak hakkında bilgi için bk. Hac 22:29).
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah yaptığınız her [infak]ı (harcamayı) ve adadığınız her adağı bilir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Yüce Allah en iyi şeylerin infak edilmesi (verilmesi) gerektiğine, şeytanın fakirlik vaadine karşılık Allah’ın af ve daha bol nimet vereceği hakikatlerine dair bilgiler verdikten sonra, konuyu infakla ve adakla sürdürmekte, haksızlık edenlerin mahşerde yardımcılarının bulunmayacağına getirmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı elbette Allah bilir. Zâlimler için yardımcı yoktur.
1-İnsanın yaşayabilmesi için gerekli olan şey, yapılan yardım. 2- Bağışlamak.
Ahmet Akgül
(Ey mü’minler, gösterişten ve cimrilikten vazgeçin!) Her neyi nafaka olarak infak eder ve adak olarak neyi adarsanız, muhakkak Allah onu bilir. (İmkân ve fırsatı olduğu halde infaktan ve hayır yolunda harcamaktan kaçınarak cimrilik yapan) Zalimlerin yardımcıları yoktur. (Allah zulmedenleri yalnız ve yardımsız bırakacaktır.)
Başkaları için ne harcarsanız ve neyi harcamak için adarsanız, Allah onu mutlaka bilir. Varlık sebebine aykırı hareket edenler, kendilerine yardım edecek kimse bulamazlar.
Karşılık gözetmeden, gönüllü yaptığınız her harcamayı, adayıp yerine getirdiğiniz her adağı mutlaka Allah bilir. Karşılık gözetmeden, gönüllü harcama yapmayan, zekâtlarını vermeyen, adaklarını yerine getirmeyen zalimlerin hiç yardım edeni yoktur.
Nafakadan (Allah yolunda) her ne harcadınızsa ve adaktan ne adadınızsa, Allah onu bilir. (Nafakayı gösteriş ve fenalıkla verenler ve adaklarına sâdık olmayarak nefislerine) zulmedenlerin (kendilerini azabdan kurtaracak) hiç bir yardımcıları yoktur.
Allah (başkaları için) yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı bilir. (Fakir ve muhtaçları görmezlikten gelen, paylaşmayı bilmeyen, verse de verdiğini başa kakan, adaklarını yerine getirmeyen) zalimlerin yardımcıları yoktur.
Ve (Allah yolunda) her ne nafaka sarf ettiyseniz veya her ne adak adadıysanız, artık hiç şübhesiz ki Allah onu bilir. Hem zâlimler için (âhirette) hiçbir yardımcı yoktur!
Allah, yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı kesinlikle bilmektedir ve ona göre karşılığını verecektir. Öyleyse, sakın iyilik etmekten uzaklaşarak zulme sapmayın! Unutmayın ki, zâlimlerin âhirette hiçbir yardımcıları olmayacaktır. Bu dünyada da sizden asla destek görmemelidirler.
1 Adak (Nezir): Bir Müslümanın, Allahu Teâlâ’ya ibâdet maksadıyla mükellef olmadığı halde mubah olan bir işi ibadet kastı ile yapmaya söz vermesi demektir. Adak; şeriatin değil, mükellefin kendi nefsine vacib kıldığı amellerdir. Allah rızası için yapılan adaklar Allah katında geçerlidir. (Allah rızası için oruç tutmak, sadaka vermek, Kur'an okumak ve namaz kılmayı adamak gibi.) Kur’an-ı Kerim’de verilen adak örneklerinin tamamı böyle, yani sadece Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Sırf dünyevî bir maksat uğruna yapılan “Falan işim olursa şu kadar oruç tutacağım”, demek gibi yapılan adaklar geçerli değildir. Adak, yemin keffâretinde olduğu gibi yerine getirilmesi kişinin İslâmî hükümlere olan sadakatine bağlıdır. Böyle bir adağı yaptıktan sonra onu yerine getirmemesi halinde İslâm Devleti ibâdeti ihmal ettiğinden dolayı onu bu konuda zorlayamaz. Adayanın Müslüman, akıllı ve bâliğ olması gerekir. Adanan ibâdetin o anda veya gelecekte yapılması farz olan bir ibâdet olmaması (Meselâ: Allah rızası için Ramazan'da oruç tutacağım, gibi adaklar geçerli değildir.) Adanan şeyin, günah özelliği taşıyan türden olmaması, adanan şeyin yerine getirilmesi mümkün olmayan bir şey olmaması adakların şartlarındandır. Eğer adanılan şey kurban ise, o kurbanın etinden onu adayan kimse ile usûl ve füru’u yiyemez. Kurbanın eti fakirlere tasadduk edilir. Şayet yerlerse yedikleri miktarın değerini fakirlere vermeleri gerekir. Bk. (Âlu İmrân: 35, Meryem: 26, Hacc: 29, Ahzab: 23, Saffat: 107, Saf: 2)
Muhammed Esed
Çünkü, başkaları için her ne harcarsanız ve neyi [harcamak için] adarsanız, Allah onu mutlaka bilir. Ve [hayırda bulunmayı engelleyerek] zulüm işleyenler, kendilerine yardım edecek kimse bulamazlar.
Varlıktan her ne harcamış veya adaktan ne adamışsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Adaklarını yerine getirmeyen zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. 76/7
Başkaları için her ne harcama yaparsanız yapın, ya da (bu niyetle) her ne adarsanız adayın Allah onu mutlaka bilir;[511] ama (hayrı engelleyen) zalimler, yardım edecek kimse bulamayacaklar.[512]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 270. Ayet Açıklaması
[511] Böyle bir muhakeme yeteneğine sahip olabilmek için, öncelikle insan-Allah ilişkilerinin sağlıklı olması gerekmektedir.
[512] Allah’ın, sadece açıkladıklarını değil gizlediklerini de, sadece yaptıklarını değil duyup düşündüklerini de, sadece eylemlerini değil o eyleme kaynak olan niyetlerini de bildiğine olan kesin inanç, insan için en büyük iç zenginlik olan muhakeme yeteneğinin kaynağıdır. Böylesine yakın bir Allah’a yakîn bir iman duymayan biri, ölçüp biçerken yanlış ölçüp biçecektir. Bu inanca sahip olamayan, kendi iç zenginliği demeye gelen hikmetten mahrum kalacak, bu da kişinin kendi kendisine kötülük etmesi anlamına gelecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve nafakadan her ne sarfederseniz veya adaktan her ne adar iseniz şüphe yok ki, Allah Teâlâ onu bilir. Ve zalimler için yardımcılardan bir fert yoktur.