Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3689, sondan 2548. ayet; 35. sure ve Fâtır Suresinin 29. ayetidir. Fâtır Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 4871 olarak hesaplanmıştır. Fâtır Suresinin toplam ebced değeri 244606 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الذين يتلون كتاب الله واقاموا الصلوة وانفقوا مما رزقناهم سرا وعلانية يرجون تجارة لن تبور
Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.
Önceki âyette kalple ilgili bir durum olan Allah korkusu yani Allah’a saygı duygusundan söz edilmiş; burada da dil ve beden ile ortaya konan ve bu duyguyu pekiştiren davranışların önemine değinilmiştir (Râzî, XXVI, 22; bu bağlamda “başkaları için harcama” anlamını verdiğimiz infak hakkında bilgi için bk. Bakara 2:245, 254, 261).
Mehmet Okuyan
29,30. Allah’ın kitabını [tilavet] edenler (okuyup aktaranlar), namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.
Burada sözü edilen “kitap” vahyedilmiş Kur’an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.,Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için gizli ve açık harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.[459]
[459] Zarar etmeyen ticaret hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 506-508.
Erhan Aktaş
Kuşkusuz Allah'ın Kitap'ını okuyanlar, salatı¹ ikame edenler ve rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık olarak ihtiyaç sahiplerine verenler, asla kesilmeyecek bir kazanç umabilirler.
1- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek. İbadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak. Yardımlaşmayı, dayanışmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak.
Ahmet Akgül
Gerçekten Allah'ın Kitab'ını (dikkatle) okuyanlar (mana ve mealini anlayıp uygulayanlar), namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infakta bulunanlar; kesin olarak asla zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler. (Bunlar her halde kazançlı çıkacaklardır.)
O kişiler ki kitabı okurlar ve namaz kılarlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını gizli, aşikar, yoksullara harcarlar ve bu suretle de kesat bulmaz bir alışveriş umarlar.
Allah'ın kitabını okuyanlar ve O'na uyanlar, namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizliaçık başkaları için harcayanlar; işte ancak bunlar, hiç kesintiye uğramayacak bir kazanç umabilirler.
Devamlı Allah'ın kitabını, Kur'ân'ı okuyanlar,uygulayanlar, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten gizli ve âşikare Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenler, asla zarar etmeyecek, kesada uğramıyacak büyük bir alış-veriş, büyük bir kazanç kapısı bulduklarını umabilirler.
Şüphesiz Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık olarak (hayır yolunda) harcayanlar asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.
Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler.
Gerçekten Allah'ın kitabını (Kur'an'ını hükümleriyle amel etmek ve başkalarına da öğretmek suretiyle devamlı) okuyanlar, namazı gereği üzere kılanlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve aşikâr harcayanlar, asla ziyan etmiyecek bir ticaret (sevap) umabilirler.
Allah’ın kitabını devamlı okuyanlar, doğruca namaz kılanlar, onlara verdiğimiz rızıktan gizli-açık nafaka verenler, işte onlar yok olmayacak bir ticareti umuyorlar.
Allah'ın kitabını okuyarak ona uyanlar, namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.
ALLAH'ın kitabını okuyanlar, namazı gözetenler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için verenler, tükenmeyen bir kazanç umarlar.
Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
O Allahın kitabını okur, ardınca gider olanlar ve namazı kılıp kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden gizli ve açık infak etmekte bulunanlar her halde öyle bir ticaret umarlar ki hiç batmak ihtimali yoktur
Hakıykat, Allahın kitabını okumıya devam edenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerini rızklandığımız şeylerden gizli ve aşikâr infaak edenler kat'iyyen kesâd bulmayacak bir kazanç umabilirler.
Doğrusu Allah'ın kitâbını okuyanlar, namazı hakkıyla edâ edenler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) gizlice ve açıkça sarf edenler aslâ zarar etmeyecek bir ticâret umarlar.
Allah’ın kitabını okuyanlar, namaz kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli veya açıkça, ihtiyaç sahiplerine verenler, (Allah’dan) hiç tükenmeyecek bir kazanç bekleyebilirler.
Allah/ın Kitabını okuyan, namazı dosdoğru kılan, rızk olmak üzere verdiğimiz şeylerden gizli ve âşikâr hayra sarfeden kimseler yok mu, onlar durgunluğu olmayacak bir ticaret umarlar.
Gerçekten Allah'ın kitabını okuyanlar, dosdoğru namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler (var ya, işte onlar) tükenmeyecek bir kazanç umabilirler.
Allah’ın kitabını anlamaya çalışarak okuyan, böylece Allah’ın, hayatın bütün yönlerinde kural koymaya yetkisini onaylayan onu pratik hayata uygulayan, bunun için namazı güzelce kılan ve kendilerine verdiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için yoksullara gizli ve açık olarak harcayanlar var ya; işte onlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.
Allah’ın kitabını (tilavet ederek) okuyanlar, Namaz’ı kılanlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden açıkça ve gizlice harcayanlar, hiç zarar etmeyecek bir ticaret umar.
Asla zarar etmeyecek bir kazanç olan (cenneti,) ancak Allah’ın Kitabı’nı okuyanlar, namazı dosdoğru ve devamlı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak verenler, umabilir.
Allah'ın vahyine [şeksiz şüphesiz] uyanlar, namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli-açık başkaları için harcayanlar: işte ancak bunlar hiç kesintiye uğramayacak bir kazanç umabilirler;
Hiç şüphe yok ki Allah’ın kitabı/Kuran’ı okuyup iletenler, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve aşikâr infak edenler asla tükenmeyecek bir kazanç elde etmeyi umabilirler. 16/98, 18/27, 29/45
Şüphesiz Allah’ın kelâmını tilavet edenler,[3910] namazı istikametle kılanlar, ancak verdiğimiz rızıktan gizli ve açık Allah yoluna harcayanlar asla tüketilemez bir kazanç elde etmeyi arzulayabilirler;
Mustafa İslamoğlu Fâtır Suresi 29. Ayet Açıklaması
[3910] Tilavet, “takip etmek, izlemek, yansıtmak” demektir. Dilin ve organların okumasıdır. Kırâet gibi entelektüel faaliyet değildir. Bu yüzden Kur’an okurken Allah’a sığınmayı emreden âyetlerde tilâvet değil kırâet kullanılır (16:98). Çünkü şeytan, Kur’an’ı anlama çabasına yönelik kıraeti —tilaveti değil- saptırır. Kırâet tek kelimede olur, tilâvet olmaz (Furûk).
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki, Allah'ın kitabını daima okurlar ve namazı dosdoğru kılarlar ve Bizim kendilerini merzûk ettiğimizden gizlice ve âşikâre olarak infakta bulunmuş olurlar, (işte onlar) hiç zeval bulmayacak bir kazanç umarlar.
Allah'ın kitabını okuyup ona uyanlar, namazı hakkıyla ifa edenler ve kendilerine nasib ettiğimiz imkânlardan, gizli ve aşikâr olarak hayır yolunda harcayanlar, ziyan ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için gizli ve açık harcayanlar, asla batmayacak bir ticaret umarlar.
Allah'ın Kitabına uyan, namazı tam kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık harcamada bulunanlar, tükenmeyecek bir kazanç beklentisi içindedirler.
Allah'ın kitabını okuyan, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunan kimseler, hiç ziyan ihtimali olmayan bir ticareti ümit edebilirler.
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı/duayı yerine getirenler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık infak edenler, asla batmayacak bir ticaret umabilirler.