Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4335, sondan 1902. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 10. ayetidir. Zuhruf Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 3459 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
الذي جعل لكم الارض مهدا وجعل لكم فيها سبلا لعلكم تهتدون
Bu âyetten itibaren müşriklerin düşüncelerindeki çelişkilere, inançlarındaki temelsizliğe dikkat çekilmekte ve onlar dolaylı olarak tevhide davet edilmektedirler.
Yerin döşek kılınmasından maksat üzerinde yürümeye, çalışmaya ve istirahat etmeye; yani yaşamaya uygun bir şekilde olmasıdır. Yolların yaratılmasına iki mâna verilmiştir: a) Dünyanın bir yerinden diğer yerine ulaşmayı mümkün kılacak vadilerin, düzlüklerin, geçitlerin yani üzerinde yürümeye ve yol açmaya müsait arazinin yaratılması. Bu yorum, “yollar” diye çevirdiğimiz sübül kelimesinin birinci mânasını esas almaktadır. b) Kelimenin ikinci (vesîle, çare) mânasına göre yaratılan yollardan maksat, insanların çeşitli ihtiyaçlarını giderecek imkânların yaratılmasıdır.
Mehmet Okuyan
Yeri size beşik kılan ve doğru gidesiniz diye orada size yollar yaratandır.
1- Yaşama ve geçinme yeri. 2- Geçinme kaynakları, geçim yolları. Ayette, yer alan sebil sözcüğüne, “ kara yolu” anlamı verildiği için “gitmeniz için yollar var etti” diye çeviri yapılmaktadır. Oysaki sebil, karayolu anlamında “yol” demek değildir. Sebil: “iki şey arasından birini seçmek anlamında “tercih edilen yol” demektir. 3- Yaşamınızı doğru yoldan temin edersiniz. Hidayet, Gerçeğe yönelmek, gerçeği kavramak, gerçeğe ve doğruya ulaşmak demektir.
Ahmet Akgül
Ki O (Allah), yerküreyi sizin için bir beşik kılmış ve doğru yolu bulursunuz diye onda size (birtakım) yollar var etmiştir.
Allah, yeryüzünü, sizin yaşamanız, yerleşmeniz için tarıma elverişli ovalar, iskana uygun araziler haline, işlevli hale getiren, orada sizin için geçinme imkânları hazırlayan ve yollar planlayandır. Umulur ki, doğru hak yolu bulup tercih edersiniz.
Evet, elbette Allah’tır! Ayrıca, sizin için yeryüzünü huzur ve güven içinde yaşayabileceğiniz bir beşik yapan ve istediğiniz yere rahatça ulaşabilmeniz için size orada doğal geçitler, yollar yaratanve türlü türlü ulaşım ve taşıma imkânları bahşeden de O’dur!
1 Bk. (Nahl: 15, Tâ Hâ: 53, Enbiyâ: 31)2 Bu iki ayet: “Eğer sen, o (kâfirlere): ‘Gökleri ve yeri kim yarattı?’ diye sorsan kesinlikle: ‘Onları çok şerefli, her şeyi bilen, yeryüzünü sizin için bir döşek kılan ve (istediğiniz yere) gidebilmeniz için orada size (birtakım) yollar var eden, (Allah) yarattı’ derler.” şeklinde de toparlanabilir.
Muhammed Esed
Yeri sizin için bir beşik yapan ve üzerinde [geçiminizi kazanma] yolları var eden 8 O'dur; umulur ki doğru yolu (seçer ve onu) izlersiniz.
Evet O, öyle bir Allah’tır ki; yeryüzünü yaşam alanı haline getirmiştir ve gideceğiniz yere kolayca ulaşasınız diye dağların arasından sizin için yollar açmıştır. 2/29, 40/64
Başka yerlerde, yer hakkında firaş denilirken burada mehd (beşik) denilmiştir. Böylece beşiğinde rahat eden bebek gibi, yeryüzünün insanlar için döşendiği anlatılmıştır. Oysa gerçekte yerküre, en hızlı bir uçaktan daha fazla bir hızla uzayda dönmektedir. İçindeki sıcaklık, madenleri ve taşları bile eritecek güçtedir. Nitekim bazen volkanik püskürmeler de bunu hatırlatmaktadır. Allah böylesine büyük bir varlığı, kapsadığı bitmek tükenmek bilmez imkânlarıyla, insanlığın emrine vermekteki nimetlerini hatırlatmak istiyor.
Süleyman Ateş
O yeri sizin için beşik kıldı ve varacağınız yere gitmeniz için yeryüzünde size yollar yaptı.