Nisâ Suresi 162. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 655, sondan 5582. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 162. ayetidir. Nisâ Suresi 162. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 136 ve toplam ebced değeri ise 6547 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
لكن الراسخون في العلم منهم والمؤمنون يؤمنون بما انزل اليك وما انزل من قبلك والمقيمين الصلوة والمؤتون الزكوة والمؤمنون بالله واليوم الاخر اولئك سنؤتيهم اجرا عظيما
Harf Sayımı
Harf Sayımı
لكنالراسخونفيالعلممنهموالمؤمنونيؤمنونبماانزلاليكوماانزلمنقبلكوالمقيمينالصلوةوالمؤتونالزكوةوالمؤمنونباللهواليومالاخراولئكسنؤتيهماجراعظيما
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Lâkini-rrâsiḣûne fî-l’ilmi minhum velmu/minûne yu/minûne bimâ unzile ileyke vemâ unzile minkablik(e)(c) velmukîmîne-ssalâ(te)(c) velmu/tûne-zzekâte velmu/minûne bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣiri ulâ-ike senu/tîhim ecran ‘azîmâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eden, namazı kılan, zekâtı veren, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara ileride büyük bir ödül vereceğiz.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük ödül vereceğiz.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş¹ olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene inanırlar. Salâtı ikame edenler, zekâtı verenler², Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenler; işte onlara gelecekte büyük bir ödül vereceğiz.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ancak onlardan ilimde rüsuh sahibi olup derinleşenler (yaratılış gerçeğine ve kitabın hikmetine erişenler) ile (sadık) mü'minler, Sana indirilene ve Senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar var ya, Biz onlara büyük bir ecir bahşedip (mükâfatlandıracağız).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat onlardan bilgide ileri olanlar ve inananlar, sana indirilene de inanırlar, senden önce indirilenlere de ve namaz kılanlardır, zekat verenlerdir, Allah'a ve ahiret gününe inananlardır onlar ve biz onlara büyük bir ecir vereceğiz.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
İçlerinden ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana, iman edenlere, özellikle namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden zekatlarını verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara gelince, işte bunlara pek yakında büyük bir mükafat vereceğiz.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ama içlerinden ilimde yüksek payeye erenler,ehl-i tevhid olanlar sana indirilene, Kur-ân'a, senden önce indirilenlere, diğer kutsal kitaplara iman ederler. Onlar namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük mükâfat vereceğiz.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ancak onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. (Onlar) namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe inananlardır. İşte onlara büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Fakat içlerinden ilimde kökleşenlerle müminler, senden önce, indirilenle beraber sana indirilene de iman ederler. Bunlar, namazı erkânı ile kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve âhiret günene inananlardır. İşte bunlara çok büyük bir mükâfat vereceğiz.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Fakat onlardan, ilimde kök salmış olanlar ve dindar olanlar, hem sana inen hem senden önce inen vahiylere inanırlar. Onlar, namazı kılar, zekâtı verir, Allah’a ve ahirete gerçekten inanırlar. İşte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlardan, bilgide derin olanlar, inanlı bulunanlar, hem sana, hem de senden önce gelmiş olana, inanmaktadırlar, namazların kılarlar, zekâtların verirler, hem Allaha, hem de son güne inanederler, biz onlara büyük sevap vereceğiz
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Fakat onlardan gerçek ilim sahipleri ve (sana) inanan mü'minler; hem sana indirilen (Kur'an ayetlerin)e ve hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. (Evet) namazı ikame edenler, zekâtı verenler ve Allah'a ve âhiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap'a ve senden önce indirilen Kitap'a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e inanır. Namazı gözetir, zekatı verir, ALLAH'a ve ahiret gününe inanırlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Lâkin içlerinden ilimde rüsûhu olanlarla mü'minler senden evvel indirilenle beraber sana indirilene de iyman ediyorlar, hele o namaza devam eden kullarıma bak, onlar ve zekât verenler, Allaha ve Âhıret gününe inanan bütün mü'minler işte hep bunlara yarın azîm bir ecir vereceğiz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Şu kadar ki onlardan ilimde yüksek payeye erenlerle mü'minler, (gerek) sana indirilen (Kur'an-ı Kerîm) e, (gerek) senden evvel indirilen (kitab) lara îman ederler. (Onlar) namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allaha ve âhiret gününe inananlardır. İşte onlar (böyle) Biz onlara çok büyük bir ecir vereceğiz.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Fakat onlardan (îmân ederek) ilimde râsih (derinleşmiş) olanlar ve mü'minler, sana indirilene (Kur'ân'a) ve senden önce indirilen (diğer kitab)lara îmân ederler. Ve(onlar) namazı hakkıyla edâ edenler, zekâtı verenler, Allah'a ve âhiret gününe îmân edenlerdir. İşte onlar var ya, kendilerine (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Lakin onlardan doğru bilgi seviyesine erişmiş olanlar, sana ve senden önce indirilmiş kitaplara inananlar, namazı kılanlar, zekâtı verenler ve Allah’a ve ahiret gününe inananlar var. İşte onlara büyük mükafaatlar vereceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Fakat içlerinden ilimde rüsuh sahibi olup sana inzal olunana, senden evvel inzal olunana iman ederek mü/min olanlara [⁸], namazı dosdoğru kılanlara [⁹], zekât verenlere; Allah/a âhiret gününe inananlara büyük bir mükâfat vereceğiz.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilene ve senden önce indirilene iman eden müminlere, namaz kılanlara, zekât verenlere ve Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere, elbette büyük ecir vereceğiz.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ama Yahudiler arasındaki gerçek ilim sahipleri vesenin etrafında kenetlenen bu müminler, hem sana indirilen Kur’an ayetlerine, hem de senden önce indirilen vahiylere inanırlar. Evet, namazlarını güzelce kılan, zekâtlarını veren, Allah’a ve âhiret gününeyürekten inanan o bahtiyârlara muhteşem bir mükâfât vereceğiz.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Lâkin sana indirilmişlere, senden önce indirilmişlere, onlardan İlim’de Derinleşmiş Olanlar ve Müminler inanıyor; Namaz’ı Kılanlar da, Zekât’ı Verenler de, Allah’a ve Âhir Gün’e İman Etmiş (Mümin)ler de (inanıyor). İşte onlara çok büyük bir ödül vereceğiz.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz onlardan; ilim erbabı olup sana indirilene ve senden öncekilere indirilenlere îman ederek Müslüman olanlara, namazı dosdoğru ve devamlı kılanlara, zekâtı verenlere, Allah’a ve âhiret gününe îman edenlere, büyük bir mükâfat vereceğiz.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, 176 sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, [özellikle] namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, 177 karşılık beklemeden harcayanlara, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Fakat içlerinde gerçek bilgi ve iman sahibi olanlar, sana ve senden önceki indirilen vahiylere ayırım yapmadan inananlar, namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe tam inanıp güvenenler var ya işte bunlara, çok büyük bir mükâfat vereceğiz. 2/4-5, 3/113, 5/48, 12/111
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Lâkin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilene iman edenlere, özellikle de[869] namazı istikamet üzre diriltenlere, zekâtı gönülden gelerek verenlere,[870] Allah’a ve Âhiret Günü’ne inananlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Fakat onlardan ilimde mütehassıs olanlar ve mü'min olanlar sana indirilmiş olana ve senden evvel indirilmiş olana inanırlar, ve namazı dosdoğru kılanlar ve zekâtı verenler, ve Allah Teâlâ'ya ve ahiret gününe imân edenler var ya, işte onlara elbette azim bir mükâfaat vereceğizdir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Fakat onlardan geniş ilmi olanlar ile müminler, hem sana indirilen Kur'ân'a, hem de senden önce indirilen kitaplara iman ederler. O namaz kılanlar, zekât verenler, Allah'a ve âhirete hakkıyla iman edenler var ya, işte onlara yarın büyük mükâfat vereceğiz.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Fakat onlardan sağlam bilgi sahibi dürüst kimseler ile müminler, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanır; namazı tam kılar, zekatı verir, Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenirler. İşte onlara büyük bir ödül vereceğiz.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlardan ilimde derinlik sahibi olanlar ile sana indirilene ve senden önce indirilene iman eden mü'minlere, namazlarını dosdoğru kılanlara, zekâtlarını verenlere, Allah'a ve âhiret gününe iman edenlere gelince, Biz onlara pek büyük bir ödül vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Ama onların ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirilene de senden önce indirilene de inanırlar. Namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı vericidirler, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
lįkin berk olmışlar 'ilm içinde anlardan daħı mü’minler ya'nį muḥācırlardan inanurlar aña kim indürinildi senüñ daħı aña kim indürinildi senden ilerü. daħı ŧururıcılar namāzı; daħı viriciler zekātı daħı inanıcılar Tañrı’ya daħı śoñraġı güne şunlar virevüz anlara müzd ulu.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Līkin kāmil olan kişiler ‘ilm içinde daḫı mü’minler inanurlar saña inenkitāba, yā Muḥammed ve senden burun inen kitāba daḫı, daḫı durġuranlarnamāzı, daḫı virenler zekātı, daḫı īmān getürenler Tañrı Ta‘ālāya, ḳıyāmetgünine daḫı. Anlara virsevüz gerek ulu müzd.