

İmam Ahmed İbn Hanbel, bir başka yolla Cabir'den Uhud şehitleri ile ilgili olarak şunu rivayet etmiştir: "Onları yıkamayın. Çünkü onların her bir yarasından kıyamet günü misk fışkıracak." Onların namazı da kılınmadı. Bu rivayette şehitlerin yıkanmamasının hikmeti de açıklanmıştır. Buharî, Cabir hadisini muhtasar olarak "onları yıkattırmadı" şeklinde rivayet etmiştir.
Cünüp ve Adetli Olarak Ölen Şehidin Yıkanması Meselesi Bu hadisin genel ifadesi şehidin cünüp ve adetli bile olsa yıkanmayacağına delil getirilmiştir. Şafiîler'deki en doğru görüş de budur. Diğer bir görüşe göre cünüp olan şehit, ölüyü yıkama niyetiyle değil cünüplüğü sebebiyle yıkanır. Çünkü Hanzala ibnü'r-Rahib'le ilgili olayda, Uhud savaşında cünüp olarak şehit olması sebebiyle onu meleklerin yıkadığı söylenmiştir.
Hanzala'nın olayı meşhur olup İbn İshak ve diğer alimler tarafından rivayet edilmiştir. Buna şu şekilde itiraz edilmiştir; "Şayet cünüp olan şehidi yıkamak farz olsaydı, meleklerin yıkaması ile yetinilmezdi. Bu, şehidi yıkama yükümlülüğünün onu defnetmekle uğraşan kişiden düştüğünü gösterir." باب: من يقدم في اللحد. 75. Lahde Kim Önce Konulur? -وسمي اللحد لأنه في ناحية، وكل جائر ملحد، {ملتحدا} /الكهف: 27/: معدلا، ولو كان مستقيما كان ضريحا.
Ölü, kabrin bir yönüne konduğu için buraya lahid denilmiştir. Bir yerden sapan kişiye "mülhid" denir. Sapma yerine "mültehad" denir. Şayet kabir düz olsaydı buna "darîh" denirdi. حدثنا ابن مقاتل: (أخبرنا عبد الله:) أخبرنا ليث بن سعد: حدثني ابن شهاب، عن عبد الرحمن بن كعب بن مالك، عن جابر بن عبد الله رضي الله عنهما: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يجمع بين الرجلين من قتلى أحد قي ثوب واحد، ثم يقول: (أيهم أكثر أخذا للقرآن). فإذا أشير له إلى أحدهما قدمه في اللحد، وقال: (أنا شهيد على هؤلاء). وأمر بدفنهم في دمائهم، ولم يصل عليهم، ولم يغسلهم.
Bu bölümde bir kabre birden fazla kimse konulacağında hangisinin lahde önce konulacağı ele alınmaktadır. Hadisler, Kur'an'ı daha çok öğrenmiş olanın lahde daha önce konulacağını göstermektedir. Bu, imamlık konusunda Kur'an'ı daha çok bilenin öne geçmesi gibidir. Dilciler şöyle demişlerdir: "Lahid" kelimesi aslen bir şeyden meyletmek ve sapmak anlamına gelir. Dinden meyleden kişiye de "mülhid" denilir. Mezar içinde ölünün konduğu yere "lahid"
isminin verilmesi, kabrin bir yönüne doğru yarılması, kabrin ortasından kıble yönüne doğru sapılması sebebiyledir. Kıble tarafına doğru ölünün sığacağı kadar bir oyuk açılır ve ölü buraya konulur, buranın kenarı tuğla ile örülür. Buharî'nin "Şayet kabir düz olsaydı buna darîh denilirdi" sözü göstermek-dedir ki, darîh kabrin düz olarak yarılması ve Ölünün buraya defnedilmesidir. Bu hadisle ilgili diğer açıklamalar Megazî bölümünde gelecektir.[4079. hadis] Hadis, Kur'an okuyan kişinin üstünlüğünü açık olarak göstermektedir. Fıkıh ve zühd ehli ile diğer fazilet sahipleri de Kur'an okuyan kimseler gibi değerlendirilir ve aynı hükümdedir.
باب: الإذخر والحشيش في القبر. 76. Kabirlere Ot Ve Izhır Koymak حدثنا محمد بن عبد الله بن حوشب: حدثنا عبد الوهاب: حدثنا خالد، عن عكرمة، عن ابن عباس رضي الله عنهما، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (حرم الله مكة، فلم تحل لأحد قبلي ولا لأحد بعدي، أحلت لي ساعة من نهار، لا يختلى خلاها، ولا يعضد شجرها، ولا ينفر صيدها، ولا تلتقط لقطتها إلا لمعرف). فقال العباس رضي الله عنه: إلا الإذخر لصاغتنا وقبورنا؟ فقال: (إلا الإذخر).
وقال أبو هريرة رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم: لقبورنا وبيوتنا؟وقال أبان بن صالح، عن الحسن بن مسلم، عن صفية بنت شيبة: سمعت النبي صلى الله عليه وسلم: مثله.وقال مجاهد، عن طاوس، عن ابن عباس رضي الله عنهما: لقينهم وبيوتهم. Buharî, Mekke'nin haram kılınması ile ilgili rivayet ettiği İbn Abbas hadisinde şöyle demiştir: "Abbas, bizim dökümcülerimizin işlerinde kullandığı ve kabirlerimiz için kullanılan ızhır otu hariç, dedi." Bu hadisten çıkan hükümlerle ilgili açıklamalar Hac bölümünde gelecektir.[1833. hadis] KİTABU’L-CENAİZ EK SAYFA – 661-2 باب: هل يخرج الميت من القبر واللحد لعلة.
77. Ölü, Bir Sebebe Binaen Kabirden Ve Lahitten Çıkarılır Mı? حدثنا علي بن عبد الله: حدثنا سفيان: قال عمرو: سمعت جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال: أتى رسول الله صلى الله عليه وسلم عبد الله بن أبي بعد ما أدخل حفرته، فأمر به فأخرج، فوضعه على ركبتيه، ونفث عليه من ريقه، وألبسه قميصه، فالله أعلم، وكان كسا عباسا قميصا. قال سفيان: وقال أبو هارون: وكان على رسول الله صلى الله عليه وسلم قمصان، فقال له ابن عبد الله: يا رسول الله، ألبس أبي قميصك الذي يلي جلدك. قال سفيان: فيرون أن النبي صلى الله عليه وسلم ألبس عبد الله قميصه، مكافأة لما صنع.
Buharî konu başlığını bu şekilde koymakla, ölüyü kabirden çıkarmayı mutlak olarak haram sayan veya bir sebeple caiz görüp başka bir sebeple caiz görmeyenleri (örneğin yıkanmadan ve namazı kılınmadan gömülmüş olması durumu vb. gibi) reddetmektedir. Cabir'den rivayet edilen İlk hadis, ölü için bereketin artması gibi ona ilişkin bir maslahat sebebiyle kabrinin açılmasının caiz olduğuna delildir.
Cabir'den rivayet edilen ikinci hadis, hayatta olan kişiye ilişkin bir durum sebebiyle ölünün kabrinin açılmasının caiz olduğuna delildir. Çünkü bir Ölünün başka bir ölü İle birlikte gömülmüş olmasının ölüye bir zararı yoktur. Cabİr bunu "gönlüm elvermedi / içim rahat etmedi" İfadesi ile dile getirmiştir. Buharî'nîn konu başlığındaki "lahit" İfadesi de bu şekilde yorumlanır. Çünkü Cabir'in babası lahitteydi.
Hadiste bahsedilen Abbas, Nebi s.a.v.'in amcası Abbas İbn Abdülmuttalib'tir. Süfyan'ın sözü muttasıl olarak Buharî'de Cihad bölümünde, "esirleri giydirmek" konusunda, Abdullah İbn Muhammed aracılığıyla rivayet edilmiştir. Oradaki rivayette şöyle denilmektedir: "Bedir savaşı bittikten sonra esirler getirildi. Esirlar arasında (Hz. Nebi'in amcası) Abbas da vardı. Abbas'ın üzerinde elbisesi yoktu. Onun ölçüsüne uyan Abdullah İbn Übey'in bir elbisesini buldular. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu elbiseyi Abbas'a giydirdi. İşte Hz. Nebi Abdullah İbn Übey'e giydirdiği gömleği buna karşılık olarak el-Müstedrek adlı eserinde Vakıdî'den, Cabir'in babasının "Zannediyorum ki" diye başlayan sözündeki zannın sebebinin gördüğü bir rüya olduğunu söylemiştir. Cabir'in babası rüyasında Bedir'de şehit olan Mübeşşir İbn Abdülmünzir'İ gördü. Bu zat ona "Bugünlerde sen de bizim yanımıza geleceksin" dedi. Cabir'in babası bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bu, şehitliktir" dedi.
İbnü's-Seken'de yer alan Ebu Nadre'nin Cabir'den rivayetine göre babası ona şöyle dedi: "Ben kendimi ölüme arz edeceğim...." İbnü't-Tîn şöyle dedi: Cabir'in babası bu sözü, kendi niyetini açıklamak için söylemişti. O "Hz.Nebi'in ashabından ilk öldürüleceklerden biri olacağım" sözü ile ashaptan başkalarının da öldürüleceğini ifade etti. Bu sözle, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabının bir kısmının öldürüleceğine dair verdiği habere işaret etmiştir.
Cabir'in babasının yukarıdaki sözde ifade edilen borcunun miktarı ve Cabir'in kız kardeşlerinin sayısı ileride gelecektir.[4081, 3580. hadisler] Cabir'in babası İle birlikte gömülen kişi, Amr İbn Cemuh İbn Yezîd İbn Haram el-Ensarî'dir. Bu zat, Cabir'in babasının arkadaşı ve kız kardeşi Hind binti Amr'ın da kocası idi. Taberanî, sahih bir senetle Muhammed İbnü'l-Münkedir aracılığıyla Cabir'den; babasının Uhud savaşında şehit edildiğini, sonra da kendisine müsle yapıldığını, burnunun ve kulaklarının parçalandığını söylemiştir. Bu hadisin aslı Müslim'dedir. Bu rivayet ile yukarıdaki hadis çelişmez. Çünkü bu rivayetten müşriklerin onun kulaklarının bir bölümünü kestikleri, tümünü kesmedikleri Cabir in Babasının Kıssasından Çıkan Bazı Sonuçlar 1. Çocukların, özellikle de ölümlerinden sonra, ana-babalarına iyilik yapmaya İrşad edilmesi, 2. Bunu sağlamak için, çocukların ana-babalar nezdindeki değerinin onlara İfade edilmesi, 3. Abdullah'ın (Cabir'in babasının) güçlü imana sahip olması.
Çünkü o geride bıraktığı en değerli şey olarak çocuğundan önce Hz. Nebi'i zikretmiştir. 4. Durumun Abdullah'ın dediği gibi çıkması onun kerametini gösterir. Kabirde altı ay kadar bir zaman kaldığı halde cesedinin çürümemesi de onun kerametidir. Anlaşıldığı kadarıyla bu şehitlik makamı sebebiyledir. Bu hadis Cabir'in üstünlüğünü de gösterir. Çünkü o babasının ölümünden sonra, onun kendisine vasiyet ettiği şekilde onun borcunu ödemiştir.
باب: اللحد والشق في القبر. 78. Kabirde Lahit Yapmak Ve Kabri Şakk yapmak (yani yarmak)

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.