37. Sâffât Suresi Meali

1,2. Sıra sıra duranlar, yoluyla günaha engel olanlar
1,2. Sıra sıra duranlar, yoluyla günaha engel olanlar
Kitabı okuyanlar üzerine ant olsun
Sizin Tanrınız birdir
Göklerin, yerin, hem de ikisinin arasında olanların Tanrısıdır O, doğruların da Tanrısı
6,7. Dik başlı her şeytandan, korumak için, yakın olan göğü yıldızlarla bezettik
6,7. Dik başlı her şeytandan, korumak için, yakın olan göğü yıldızlarla bezettik
Dinliyemez onlar yüce varlığı, her yandan da horlukla kovulurlar
Onlar için sonsuz bir azap vardır
Çalıp alan bulunursa, hemen düşen yıldızlar da onu kovalar
Sor onlara, onlar mı daha güçlü yaratılıştan yana? Yoksa bizim yaratmış olduğumuz nesne mi? Yapışkan bir çamurdan biz yarattık onları!
Sen onlara şaşarsın, onlarsa yansılarlar
Öğüt verilse bile, onlar öğüt almazlar
Bir belge görünce de, alaya alırlar !
Derler ki: «Ancak bu açık bir büyüdür !
Bizler ölüp, kemik olup, toprak olduktan sonra, dirilecek miyiz?
Geçmiş olan atalarımız da dirilecek mi?»
Diyesin ki: «Evet, hem de siz horlanarak»
O, bir tek haykırıştır, hemen onlar bakarlar
«Yazık bize, işte ceza günü bu !» diyeceklerdir
«Yalanlamış olduğunuz ayrılık günüdür bu»
22,23. Zulmetmiş olanlarla, onların benzerleri, Allahı bırakarak; tapmış olduklarını; derip toplayınız da, gösteriniz cehennemin yolunu
22,23. Zulmetmiş olanlarla, onların benzerleri, Allahı bırakarak; tapmış olduklarını; derip toplayınız da, gösteriniz cehennemin yolunu
Onları durdurunuz, onlara sorgu vardır
Ne oldu ki sizlere? Biriniz öbürüne yardım edemiyorsuz?
Hayır, onlar bugün başeğmişlerdir
Birbirine dönerek, soruşmaktalar
Onlara uyanlar diyecekler ki : «Bize haktan gelirdiniz!»
Öbürleri derler ki: «Hayır, siz inanmış değildiniz
Sizin üzerinizde bizim hiçbir kudretimiz yoğudu, sizler azgın ulustunuz
Tanrınızın sözü bize hak oldu, herhalde tadacağız
Biz azdırdık sizleri, bizler de azgın idik!»
Onlar bugün azapta ortaktırlar
Günahlı olanları işte böyle yaparız
35,36. «Allahtan özge Tanrı yok!» denilirse onlara, kasalarak derler ki; «Deli bir ozan için taptığımız şeyleri bırakacak mıyız?»
35,36. «Allahtan özge Tanrı yok!» denilirse onlara, kasalarak derler ki; «Deli bir ozan için taptığımız şeyleri bırakacak mıyız?»
Hayır, o hakla gelmiştir, peygamberleri de gerçeklemiştir
Evet sizler acı azabı tadarsınız
Ancak, yaptığınızla ceza göreceksiniz
Başkadır Allahın özden kulları
Onlar için belli olan azık var
42,43,44. Meyvalar var, nimetli cennetlerde; karşılıklı sedirlerde ağırlanırlar
42,43,44. Meyvalar var, nimetli cennetlerde; karşılıklı sedirlerde ağırlanırlar
42,43,44. Meyvalar var, nimetli cennetlerde; karşılıklı sedirlerde ağırlanırlar
45,46,47. Ne bir ağrı yapan, ne de başı döndüren, içenlere tatlı, ak, pak olan bir ırmaktan doldurulmuş olan bardaklarla su verilir onlara
45,46,47. Ne bir ağrı yapan, ne de başı döndüren, içenlere tatlı, ak, pak olan bir ırmaktan doldurulmuş olan bardaklarla su verilir onlara
45,46,47. Ne bir ağrı yapan, ne de başı döndüren, içenlere tatlı, ak, pak olan bir ırmaktan doldurulmuş olan bardaklarla su verilir onlara
Yanlarında da iri gözlerini süzen huriler vardır!
Devekuşu yumurtası gibidirler
Birbirine dönerek, soruşurlar da
Onlardan biri der ki: «Benim bir yoldaşım vardı
Sen de mi inanırsın?
Biz öldükten, toprakla kemik olduktan sonra mı ceza göreceğiz?» der idi bana
Başka biri de: «O ne halde bilir misiz?» diye soracak
Gözlerini açınca onu ateşin ortasında görür o
Diyecek ki: «Allaha ant ederim, az kala beni de yok edecekti
Tanrımın nimeti olmasaydı ben de yakalanmışlardan olurdum»
58,59. «İlk ölümden sonra, ölmiyecek, azap da görmiyecek değil miyiz ?»
58,59. «İlk ölümden sonra, ölmiyecek, azap da görmiyecek değil miyiz ?»
Evet budur ulu onunç
Çalışan kimseler, bu gibi işlere çalışmalıdır
Böyle bir iyiliğe konmuş olmak mı? Yoksa, zakkum ağacı mı hayırlı?
Zalimlere biz onu sınav kıldık
O öyle bir ağaçtır ki, cehennemin dibinden biter!
Yemişi de şeytanların başları gibi
O yemişten yiyerek karınların doldururlar!
Onlar, sonra kızgın su içerler!
Sonra, cehennemdir döneyleri
Onlar, babalarını sapkın bulmuşlardı
Onların izlerince koşmaktadırlar
Onlardan önce de sapıtmıştı eskilerin pek çoğu !
Biz onlara, kocunduran peygamberler gönderdik
Ne oldu sonu, kocundurulmuş bulunanların? Bakasın
Yalnız başkadır, Allahın özden olan kulları
Nuh bize çağırmıştı, ne güzeldir cevap verenler
76,77. Biz onu, onun ailesini en büyük bir sıkıntıdan kurtardık, sürekli de kıldık onun neslini
76,77. Biz onu, onun ailesini en büyük bir sıkıntıdan kurtardık, sürekli de kıldık onun neslini
Sonrakiler arasında adını da yaşattık!
Nuh'a selâm âlemlerin içinde
İyilere böyle ödül veririz
O bizim inanan kullarımızdandı
Sonra öbürlerin suya boğdurduk!
İbrahim onun kolundan idi
Hani, o temiz bir yürekle Tanrısına gelmişti
Hani, babasiyle ulusuna demişti ki: «Neye tapıyorsunuz?
Yalancılık ederek, Allahı bırakıp da başka Tanrılar mı istiyorsunuz?
Alemlerin Tanrısını ne sanıyorsuz?»
Bir göz atıp yıldızlara
Dedi ki: «Ben hastayım !»
Arkaların dönüp ordan gittiler
91,92. Gizlice, İbrahim putlara giderek: «Yiyip içmez misiniz? Niçin söylemezsiniz?»
91,92. Gizlice, İbrahim putlara giderek: «Yiyip içmez misiniz? Niçin söylemezsiniz?»
Diyerek, onlara sağ eliyle bir vurdu!
Ona doğru koşuştular
İbrahim dedi ki: «Yonttuğunuz şeylere mi tapınırsız?
Hem sizleri, hem de yapmış olduğunuz nesneyi Allah yarattı»
Dediler ki: «Ona bir yapı yapın, onu da içinde ateşe atın !»
Onu aldatmak istediler, biz onları çok alçalttık
İbrahim dedi ki: «Ben Tanrıma giderim, O beni kılavuzlar»
«Tanrım! Bana iyilerden bir oğul ver»
Hemen onu, halim bir oğulla müjdeledik
Onunla, o çalışır bir çağa eriştiğinde, İbrahim dedi ki: «Ey yavrucuğum! Düşümde gördüm ki ben seni kurban ederim, bak sen ne dersin?»; oğlu dedi ki: «Babacığım! Buyrulan ne ise onu yapasın, Allah dilerse, beni sabırlılardan bulursun!»
Başeğdiler ikisi de, yüzü kuylu oğlunu yatırmıştı
Biz de ona çağırdık, dedik ki: «Ey İbrahim !
Düşün gerçek çıkmıştır, iyileri bizler böylece ödülleriz
Bu açık bir sınavdır!»
Ona, büyük bir de kurban gönderdik !
Sonrakiler arasında adını da yaşattık
İyilere böyle ödül veririz
O, bizim inanan kullarımızdandır
Peygamber olarak, onatlardan ona İshak'ı müjdeledik
Ona, onu da, İshak'ı da biz uğurlu eyledik; onların nesillerinden iyiler de var, kendilerine açık zulmedenler de var
Musa ile, Harun'a nimet verdik biz
Biz hem onları, hem dahi ulusunu, en büyük bir sıkıntıdan kurtardık
Onlara yardım ettik, imdi onlar da yendi
Biz, onlara açıklayan kitap da verdik
Doğru yolu gösterdik de onlara
Sonrakiler arasında adlarını yaşattık
Selâm ola Musa ile Haruna
İyilere böyle ödül veririz
Bunların ikisi de bizim inan eden kullarımızdandır
Evet, İlyas dahi peygamberlerdendir
Hani, ulusuna o demişti ki: «Sakınmaz mısınız?
126,127. Puta tapınırsınız, hem sizin, hem de geçmiş bulunan atalarınızın Tanrısı olan, yaratanların en güzeli bulunan Allahı bırakır mısız?»
126,127. Puta tapınırsınız, hem sizin, hem de geçmiş bulunan atalarınızın Tanrısı olan, yaratanların en güzeli bulunan Allahı bırakır mısız?»
Onu yalanladılar, onlar yakalandılar!
Yalnız Allahın, özden olan kulları başka
Sonrakiler arasında adını da yaşattık
Selâm olsun İlyaslı olanlara
İyilere böyle ödül veririz
O, bizim inanmış kullarımızdan
Lût da peygamberlerden
134,135. Hani, geri kalmış bulunan, bir kocakarıdan başka hem kendisini, hem de ailesinin hepsini kurtarmıştık
134,135. Hani, geri kalmış bulunan, bir kocakarıdan başka hem kendisini, hem de ailesinin hepsini kurtarmıştık
Sonra da geri kalanlarını yokeyledik biz
137,138. Akşam, sabah geçersiniz oradan, düşünmüyor musunuz?
137,138. Akşam, sabah geçersiniz oradan, düşünmüyor musunuz?
Evet Yunus dahi peygamberlerden
Hani, dolmuş bir gemiye kaçmıştı
Kur'a çekilince, yenilmiş idi
Kendince yerinirken, bir balık yuttu onu!
143,144. Tespih eden kimselerden bulunmasaydı, kıyamet gününe dek, onun karnında kalırdı
143,144. Tespih eden kimselerden bulunmasaydı, kıyamet gününe dek, onun karnında kalırdı
Hemen bir kıra bıraktık onu, o hasta idi !
Bir kabak kökeni bitirdik orda
Onu, yüz bine, daha artık kimselere gönderdik
Hemen ona inandılar, bir zaman da geçindirdik
Sor onlara, kızlar Tanrının da, oğlanlar onların mı?
Yoksa melekleri —gözlerinin önünde— dişi mi yaratmışız?
151,152. Onlar yalan söyliyerek: «Allah doğurdu !» derler, şüphesiz onlar yalancıdırlar
151,152. Onlar yalan söyliyerek: «Allah doğurdu !» derler, şüphesiz onlar yalancıdırlar
Allah kızları, oğlanlardan üstün mü tutmuş?
Ne oldu sizlere? Nasıl hükmedersiniz?
Düşünmüyor musunuz ?
Yoksa, açık bir hüccet mi var sizlerde?
Eğer gerçekseniz o zaman getiriniz kitabınızı
Onlarla Allah arasında hısımlık var sanırlar, cinler de iyi bilir onlar yakalanacak
Allah kutsal onların dediklerinden
Yalnız Allahın özden olan kulları başka
161,162,163. Cehennemlik olanlardan başka hiçbir kimseyi, ne tapmış olduğunuz bir nesne, ne de siz azdırabilirsiniz!
161,162,163. Cehennemlik olanlardan başka hiçbir kimseyi, ne tapmış olduğunuz bir nesne, ne de siz azdırabilirsiniz!
161,162,163. Cehennemlik olanlardan başka hiçbir kimseyi, ne tapmış olduğunuz bir nesne, ne de siz azdırabilirsiniz!
İçinizden hiçbirisi yoktur ki, onun belli bir durağı olmasın
Evet, biz de sıra sıra duranlardanız
Biz de tespih eden kimselerdeniz
167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
Ona inanmadılar, yakında bilecekler
Peygamberler olan kullarımız hakkında, şu sözümüz geçmiştir
172,173. «Onlar yardım görecekler? Evet, üstün gelir bizim ordumuz!»
172,173. «Onlar yardım görecekler? Evet, üstün gelir bizim ordumuz!»
Bir zamana değin yüz döndür sen onlardan
Bakasın ki yakında görecek onlar
İverler mi bizim azabımızı?
Azabımız onların yüresine düşünce, ne kötüdür sabahı kocundurulan kimselerin
178,179. Bir zamana değin onlardan yüz döndüresin, Bakasın ki, yakında onlar göreceklerdir
178,179. Bir zamana değin onlardan yüz döndüresin, Bakasın ki, yakında onlar göreceklerdir
180,181,182. İzzet sahibi olan senin Tanrın onların dediklerinden kutsaldır, selâm peygamberlere, evrenlerin Rabbi olan Allaha öğüş
180,181,182. İzzet sahibi olan senin Tanrın onların dediklerinden kutsaldır, selâm peygamberlere, evrenlerin Rabbi olan Allaha öğüş
180,181,182. İzzet sahibi olan senin Tanrın onların dediklerinden kutsaldır, selâm peygamberlere, evrenlerin Rabbi olan Allaha öğüş