53. Necm Suresi Meali

Dulunan yıldıza ant
Sizin arkadaşınız, ne sapıttı, ne de azdı !
O, havadan söylemez !
Ancak, ona vahyolunan bir vahiydir
Onu, ona çok kuvvetli birisi öğretmiştir
Gücü yeter, yüksektir
Sonra yaklaştı, salındı
Sonra da yaklaştırılan iki yay gibi oldu, daha da yakın
İmdi Allah vahiy eyledi kuluna, vahiy ettiği nesneyi
Gördüğünü gönlü yalanlamadı
Gördüğü şey hakkında, yine çekişir misiz?
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
Sedir ağacını neler kaplamış neler!
Göz ne şaştı, ne de taştı
Kendi Tanrısının belgelerinden en büyüklerini görmüştür
Bana Lâti Uzzâ'yı, sonra üçüncü olan Menat'ı bildirir misiniz?
Erkek sizin, dişi dahi onun mu?
İşte haksız bir üleşme !
Ancak, bunlar hem sizin, hem de atalarınızın taktıkları birer ad
Allah bu yolda bir tutak indirmemiştir, onlar ancak zana, kendi havalarına uymaktadırlar, Tanrıları katından onlara doğru yol gelmiş idi
Her umduğu şeye insan erer mi?
Önü, sonu Allahındır
Göklerde bir nice melekler vardır; hoşnut olup, dilediği kimseye —Allah izin vermedikçe— şefaat etseler de bir fayda vermez
Ahrete inanı bulunmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takarlar
Bu yolda bunların bilgisi yoktur, uymuş oldukları ancak zanlarıdır, zan ise, hakka karşı hiçbir işe yaramaz
Bizi anmaktan yüz çeviren kimseden, yalnız dünya dirliğini dileyenden yüz döndüresin
Bu gibilerin, işte bilgileri bu kadar erer, yoldan sapıtanı, doğru yola gideni Allah çok iyi bilir
Göklerle, yerde olan Allahındır; kötülük edenleri, yaptıklarına göre cezalandıracak, küçük suçlardan başka, büyük günahlardan, fuhuştan kaçınarak, iyilik edenlere de, iyilikle ceza verecek; evet, senin Tanrın geniş bağışlıdır, sizleri topraktan yarattığında, ananızın kârnında döl halinde iken, sizi çok iyi bilir, imdi kendinizi arı sanmayın, O çok iyi bilir sakınanları
Göklerle, yerde olan Allahındır; kötülük edenleri, yaptıklarına göre cezalandıracak, küçük suçlardan başka, büyük günahlardan, fuhuştan kaçınarak, iyilik edenlere de, iyilikle ceza verecek; evet, senin Tanrın geniş bağışlıdır, sizleri topraktan yarattığında, ananızın kârnında döl halinde iken, sizi çok iyi bilir, imdi kendinizi arı sanmayın, O çok iyi bilir sakınanları
Gördün mü sen yüz döneni?
Hem az verip, hem kısanı?
Görünmiyeni bilmek var mıdır ona ki, görebile?
36,37. Yoksa hem Musa' nın, hem emri yerine getiren İbrahim'in sayfalarında olan bu sözler onlara söylenmedi mi?
36,37. Yoksa hem Musa' nın, hem emri yerine getiren İbrahim'in sayfalarında olan bu sözler onlara söylenmedi mi?
«Hiç kimse, başkasının günahını çekmiyecek
İnsan için ancak çalıştığı var
Evet, çalışması görülecektir
Sonra da eksiksiz karşılık verilecektir»
O güldürür, ağlatır
O diriltir, O öldürür!
45,46. Belsuyu dökülünce, erkek dişi çift olarak yaratan O
45,46. Belsuyu dökülünce, erkek dişi çift olarak yaratan O
Yeniden diriltmek yine O'nundur
Zengin eden, hoşnut eden yine O !
Evet, parlak yıldızın Tanrısı O'dur
50,51. Önceki Âd'i, Semud'u dahi yok eden O'dur, hiçbirini bırakmadı
50,51. Önceki Âd'i, Semud'u dahi yok eden O'dur, hiçbirini bırakmadı
Önceden de Nuh' un ulusunu yok etti; evet onlar pek zalim, pek de azgın idiler
Lût ulusunun kentlerini altüst etti
Onları neler kapladı, neler!
İmdi sen, Tanrının hangi nimetinden şüphe edersin?
İşte bu kocunduran da eskileri gibidir
Yaklaşacak yaklaştı
Allahtan özge onu açan bulunmaz
İmdi, siz bu söze şaşıyor musunuz?
Gülüyor da ağlamıyor musunuz?
Sizler anlamazsınız
Allaha secde edin, ona kulluk ediniz