89. Fecr Suresi Meali

(Karanlığı) yarıp çıkan sabahı düşün!
On geceyi düşün!
Çift olarak yaratılan her şeyi ve tek olan (Allah')ı düşün!
Kendi yolunda akıp giden geceyi de düşün!
(Düşün ey insan!) Bun(lar)da, akıl sahibi olan(lar) için hakikatin bir kanıtı yok mudur?
Rabbinin, Ad kavmine (Hûd peygamberin toplumuna) ne yaptığını görmedin mi?
Şehirler içinde benzeri kurulmamış sütunlarla dolu olan (İrem şehri insanlarına),
Vadide kayaları yontan (Salih'in kavmi) Semûd'a
Ve (piramitlerle dünyaya) kazık çakan Firavuna (neler yaptığını görmedin mi?)
Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.
Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.
Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirdi.
Şüphesiz ki Rabbin, (olup biten her şeyi) görüp gözetendir.
İnsana gelince, ne zaman Rabbin onu, cömertliğiyle ve hoşnut olacağı bir hayat bağışlamakla denese, “Rabbim, bana karşı (ne kadar) cömerttir!” der.
Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, (o zaman da); “Rabbim bana haksızlık etti” diye sitem eder.
Hayır! Doğrusu siz, (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
Yoksulu yedirmek konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
Sınır tanımaz bir biçimde (hak hukuk gözetmeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz.
Zaten malı da çok seviyorsunuz.
Hayır (bu hep böyle gitmeyecek). Yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü (zaman),
Rabbin(in emri) gelip melekler saf saf dizildiği (zaman),
O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!
(İşte o zaman insan:) “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.
O gün, O'nun (Allah'ın) azabı hiç kimsenin azabına benzemez.
Ve O'nun vuracağı kelepçeler de başkalarının vurduğu kelepçelere benzemez.
O halde Ey nefs-i mutmainne (kâmil iman ve sâlih amelle huzura ermiş olan nefis)!
Rabbine, O'ndan memnun olmuş ve O'nu razı etmiş olarak dön!
Böylece katıl benim has kullarımın arasına!
Ve (onlarla beraber) gir cennetime!