Derken bir emir çevirenlere kasem olsun ki (Kıyamet var)
Yürekler o gün oynar kaygıdan
Diyorlar ki: biz, gerçek döndürülecekmiyiz o hufrede
Ya' ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?
O dediler: o halde husranlı bir dönüş
Fakat o zorlu bir kumandadır
Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır
Geldi ye sana Musânın kıssası?
O vakıt ki ona rabbı nidâ etmişti o mukaddes vadîde: Tuvada
Haydi demişti git Firavne de, çünkü o pek azdı
De ki: istermisin temizlenesin?
Ve rabbına irşad edeyim de seni saygılanasın?
Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.
Fakat o tekzîb etti, ısyan etti
Sonra koşarak idbara gitti
Derken mahşerini topladı da bağırdı:
Benim en yüksek rabbınız, dedi
Allah da onu tuttu sonuna önüne nekâl olmak üzere tenkîl ediverdi
Şübhesiz ki bunda bir ıbret var, saygı duyacaklar için
Sizmi daha çetinsiniz yaratılışça yoksa Semamı? O «Allah» onu bina etti
Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı
Ondan sonra da arzı döşedi
Ondan suyunu ve mer'asını çıkardı
Sizin ve davarlarınızın intifa'ı için
Fakat geldiği vakıt o «tâmmei kübrâ»
O insanın neye koştuğunu anlıyacağı gün
Ve Cahîm hortlatıldığı vakıt, görür kimseler için
Artık herkim azgınlık etmiş,
Dünya hayatı tercih eylemiş ise
muhakkak Cahîmdir onun varacağı
Herkim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise
muhakak Cennettir onun varacağı
Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?
Nerde senden onu anlatması?
Rabbınadır onun müntehası
Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların
Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler