Mealci Seç :
Kuranoloji
Diyanet İşleri (Yeni)
Mehmet Okuyan
Bayraktar Bayraklı
Erhan Aktaş
Ahmet Akgül
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdullah Parlıyan
Ahmet Tekin
Ahmet Varol
Ali Bulaç
Ali Fikri Yavuz
Bahaeddin Sağlam
Besim Atalay
Cemal Külünkoğlu
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet Vakfı
Edip Yüksel
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (Orijinal)
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İlyas Yorulmaz
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik
Mahmut Kısa
Mahmut Özdemir
Mehmet Türk
Muhammed Esed
Mustafa Çavdar
Mustafa İslamoğlu
Ömer Nasuhi Bilmen
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Süleymaniye Vakfı
Şaban Piriş
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Biz Nûh'u halkına, kendilerine acı veren bir azap gelmezden önce onları uyarması için gönderdik.
“Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” dedi.
“Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin.”
Ki Allah, suçlarınızı bağışlasın ve size belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar zaman versin. Kuşkusuz Allah'ın belirlediği süre dolunca, ertelenmez. Keşke bilenlerden olsaydınız.
“Rabb'im! Ben, Halkıma gece gündüz çağrıda bulundum.” dedi.
“Fakat benim çağrım, onların kaçışlarını daha da artırdı.”
“Öyle ki onları ne zaman Senin bağışlayıcılığına çağırdıysam parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler¹ ısrarla kibirlendikçe kibirlendiler.”
1- Gerçeği görmek istemediler. Gerçeği görmezden geldiler.
“Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum.”
Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da bire bir görüşerek de ilettim.
“Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır.” dedim.
“Gökten üzerinize bol yağmur göndersin.”
“Size mal mülk ve oğullarla¹ yardım etsin. Ve sizin için bahçeler yapsın, nehirler akıtsın.”
1- “Oğullar, Arapça'da “güç” anlamına gelen bir deyimdir.
“Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz?”
“Oysa O, sizi çeşitli aşamalardan geçirerek yarattı.”
“Allah'ın yedi göğü nasıl tabakalar halinde¹ yarattığını görmüyor musunuz?”
“Ve Ay'ı onların içinde bir nur, Güneş'i de kandil yaptı.”
“Allah, sizi yerden¹ bir bitki gibi bitirdi.”
“Sonra sizi toprağa döndürecek ve ardından bir çıkışla oradan çıkaracak.”
“Allah, yeryüzünü sizin için genişçe yaydı.”
“Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı.”
Nûh: “Rabb'im! Kuşkusuz onlar bana asi oldular. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey artırmayan kimseye uydular.” dedi.
“Büyük tuzaklarla tuzak kurdular.”
“Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i¹, Suvâ'yı², Yeğûs'u³, Yeûk'u⁴ ve Nesr'i5 bırakmayın.” dediler.
1- Aşk ilahı. 2- Nesli veren ilah. 3- Yağmur ilahı. 4- Güç ilahı. 5- Gök ilahı.
Pek çoğunu saptırdılar. “Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!”
Onlar, hataları nedeniyle suda boğuldular. Sonra ateşe atıldılar. Kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.¹
1- Allah'a karşı kendilerine yardım edebilecek kimse bulamadılar.
Nûh: “Rabb'im! Gerçeği yalanlayan nankörlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma.” dedi.
“Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir¹ ve kâfir² kimseler yetiştiriyorlar.”
“Rabbim! Beni, annemi, babamı ve mü'min olarak evime girenleri ve mü'min erkekleri ve mü'min kadınları bağışla. Zalimlerin yalnızca tükenişlerini arttır.