Ümmi bir topluma kendi içlerinden bir elçi gönderen de O’dur. O elçi onlara Allah’ın ayetlerini okuyup, onları tertemiz yapıyor, onlara kitabı ve kitabın içindeki hükümleri öğretiyor. Hâlbuki onlar, elçi gönderilmeden önce açık bir sapıklık içinde olan bir toplumdu.
Tevrat’ın yüklenildiği insanların misali, sonra o yükü yüklenip de taşımayanların durumu, yolculuklarında sahiplerinin yüklerini taşıyan (ne taşıdığını bilmeyen) eşeğin, durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan bir toplumun misali ne kadar kötüdür. Allah haksızlık yapan toplumları doğru yola ulaştırmaz.
Deki “Kendisinden kaçtığınız ölüm, mutlaka size gelecektir. Sonra gizli ve açıkta olanları bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size yaptıklarınızı haber verecektir.
Bir ticaret veyahut bir eğlence görseler, seni ayakta bırakarak hemen oraya koşarlar. Onlara deki “Allah’ın yanında olanlar, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.