Mealci Seç :
Kuranoloji
Diyanet İşleri (Yeni)
Mehmet Okuyan
Bayraktar Bayraklı
Erhan Aktaş
Ahmet Akgül
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdullah Parlıyan
Ahmet Tekin
Ahmet Varol
Ali Bulaç
Ali Fikri Yavuz
Bahaeddin Sağlam
Besim Atalay
Cemal Külünkoğlu
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet Vakfı
Edip Yüksel
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (Orijinal)
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İlyas Yorulmaz
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik
Mahmut Kısa
Mahmut Özdemir
Mehmet Türk
Muhammed Esed
Mustafa Çavdar
Mustafa İslamoğlu
Ömer Nasuhi Bilmen
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Süleymaniye Vakfı
Şaban Piriş
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Kâfirlerin canlarını sertlikle alanlar hakkı için,
[3] Mekke'de nâzil olmuş (46) âyettir.
Mü/minlerin canlarını gayet kolaylıkla alanlar hakkı için,
Havada su gibi yüzenler hakkı için,
Memur oldukları işte ileri geçenler hakkı için,
Kâinat işini tedbir edenler hakkı için [⁴], sizler dirileceksiniz.
[4] Yani melekler hakkı için. Veya hevesattan öz nefislerini çeken, itaat hususunda neşeli olan, irfan denizinde yüzgeç gibi yüzen, tahsil-i maarifte ileri geçen, hayır işleri tedbir eden büyük insanlar hakkı için. Bu evsaf yıldızların veya gazilerinin atlarının evsafı olabilir, ona göre mânâ verilebilir.
Ardı sıra bir sarsıntı daha gelecek [⁵],
[5] Birinci ve ikinci kıyamet borusunun üfürülmesiyle hâsıl olan sarsıntılar.
O gün kalbler hop hop atacak,
Onlar, taaccüple: «— Acaba biz evvelki hâle döndürülür müyüz?
Çürümüş kemik olduktan sonra dirilir miyiz?» diyorlar.
Daha sonra istihza ile şöyle dediler: O halde bu ziyanlı dönüş olacaktır.
Onlara bir tek haykırma [⁶] yetecek.
[6] Kıyametin birinci borusu.
Derhal halk düz bir yerde toplanacaklar [⁷].
[7] Yahut mahşerde bulunacaktır.
Sen Musa/nın kıssasını haber aldın değil mi? [⁸]
Hani Rabbi ona: «Tuva» denilen mukaddes bir çölde nida etmişti:
Firavun/a git. Çünkü o, azmıştır.
Ona «— Azgınlıktan vâreste olmaya meylin var mıdır?
İster misin ki seni Rabbine götüreyim de O/ndan korkasın?» de.
Musa ona pek büyük bir mûcize gösterdi.
O ise yalan saydı, karşı geldi,
Sonra geri dönüp işini bozmaya koyuldu,
Adamlar topladı, nida etti,
«— Ben sizin yüce Rabbinizim» dedi.
Bunun üzerine Allah onu dünya ve âhirette ibret alınacak azaplara uğrattı [¹].
[1] Suda boğmak, ateşte yakmak gibi veya bu sözle evvelki sözü olan «— Benden başka size bir mâbut bilmiyorum» sözü için ibret alınacak azaplara çarptı.
İşte bunda Allah/tan korkan kimseler için ibret vardır.
Sizi mi yaratmak daha güçtür yoksa göğü mü?
Allah onu bina etti. Onun yukarı tarafını kaldırdı. Onu dürüst yaptı.
Gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık etti.
Oradan suyunu, otlağını çıkardı.
Bunlar hep sizin ve davarlarınızın geçinmesi içindir.
Vaktaki püsküllü belâ [²] gelir,
[2] Kıyamet veya ikinci borusu.
O gün insan, çalışıp kazandığı şeyleri hatırlar.
Cehennem de her görene görünür [³].
[3] Onu görmeyen kalmaz, sevap ve ikap tahakkuk eder.
37, 39. Taşkınlık edip dünya diriliğini âhirete tercih eyleyen kimsenin şüphesiz yurdu Cehennem olacak.
37, 39. Taşkınlık edip dünya diriliğini âhirete tercih eyleyen kimsenin şüphesiz yurdu Cehennem olacak.
37, 39. Taşkınlık edip dünya diriliğini âhirete tercih eyleyen kimsenin şüphesiz yurdu Cehennem olacak.
Rabbinin huzurunda durmaktan korkan ve nefsini hevesattan menedene gelince;
Cennet de onun yurdu olacak.
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar?
Sen ona dair ne hatırlayabilirsin?
Onun sonu Rabbine varır [⁴].
[4] Sora sora kıyameti bilmek Allah'a varır.
Sen ancak ondan korkanları Allah azabıyle korkutabilirsin, onlar,
Kıyameti gördükleri gün sanki dünyada bir akşam veya bir kuşluk kadar kaldıklarını anlamış olurlar.