(Nahr, isim olarak göğsün boyun tarafına gelen boğaz çukuruna doğru gerdanlık yerine denir. Fiil olarak nahr ise, nahre isabet ettirmek yani vurmak veya dokunmak veya boğaz çukuruna bıçak sokmak suretiyle nahre rastlamak demektir. Nahr (ve’nhar) kelimesi ise deveyi göğsünden bıçaklayarak kurban etmeye denir. Fakat burada sadece deve değil diğer kurbanlar da kastedilmiştir. Yani nahr genel olarak kurban kesme fiilidir. Bir görüşe göre bu kurban bayramında kesilen kurbandır. Diğer bir görüşe göre ise hacdan sonra Mina’da kesilen kurbandır. Bazı Şii müfessir ve fakihler Tibyan tefsirinin sahibinin ifade ettiği türden bir takım zayıf rivayetleri dikkate alarak bu emri namazda kıyamda iken ellerin göğse ve boğaz çukurluğunun hizasına kadar kaldırılması olarak anlamış ve bu şekilde uygulamışlardır. Kimileri de aynı emri namazda göğsün kıbleye döndürülmesi, kesinlikle başka yönlere dönülmemesi gerektiği şeklinde anlamışlardır. Mecme’ul Beyan tefsiri ile Ehsen’ul Hadis tefsirlerinin sahipleri de “ve’nhar” kelimesinin “kurban kes” anlamında olduğunu ifade etmişlerdir. Hatta Tibyan tefsirinde yer aldığına göre de Ebi Cafer ve Ebi Abdillah’tan şöyle buyurdukları nakledilmiştir: “Ayetin manası “kurban kes” şeklindedir.” Daha geniş bilgi için ilgili ayetin tefsirine müracaat ediniz.”)