Mealci Seç :
Kuranoloji
Diyanet İşleri (Yeni)
Mehmet Okuyan
Bayraktar Bayraklı
Erhan Aktaş
Ahmet Akgül
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdullah Parlıyan
Ahmet Tekin
Ahmet Varol
Ali Bulaç
Ali Fikri Yavuz
Bahaeddin Sağlam
Besim Atalay
Cemal Külünkoğlu
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet Vakfı
Edip Yüksel
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (Orijinal)
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İlyas Yorulmaz
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik
Mahmut Kısa
Mahmut Özdemir
Mehmet Türk
Muhammed Esed
Mustafa Çavdar
Mustafa İslamoğlu
Ömer Nasuhi Bilmen
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Süleymaniye Vakfı
Şaban Piriş
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Andolsun, yeryüzünü siyah bir tül gibi örtüp bürüyen geceye,
Mekke döneminin hemen başlarında gönderilen bu sûre, “leyl” yani geceye yeminle başladığı için bu adı almıştır. 21 ayettir.
Ve zifiri karanlıkların ardından, ışıl ışıl aydınlanan gündüze!
Andolsun, erkeği ve dişiyi Yaratana!
Evet; bütün bu karşıt kutuplu varlıklara yemin olsun ki, sizin çabalarınızve ulaşmak istediğiniz hedefleriniz de böyle çeşit çeşittir. Kiminiz iman edip dürüst ve erdemlice davranışlar ortaya koyarken, kiminiz inkârı ve zulmü tercih ediyor. Oysa bu iki yol ve neticeleri arasındaki fark, gece-gündüz, karanlık-aydınlık, erkek-dişi arasındaki fark kadar büyüktür.
Öyleyse, her kim kötülükten, günahtan korunarak Allah’ın kendisine bahşettiği nîmetlerden bir kısmını O’nun rızası için yoksullara verir,
Ve verince Allah’ın kendisine daha iyilerini vereceğine inanır, ortaya koyduğu hayat tarzıyla, en güzel olan İslâm dinini onaylarsa,
İşte ona, huzur ve mutluluğa giden ve sonu cennetle biten yolu kolaylaştıracağız.
Fakat her kim de cimrilik eder, aptalca bir gurura kapılarak kendisini —Allah’ın yol göstericiliği de dahil— her türlü ihtiyacın üstünde görür,
Ve böylece, bu en güzel hayata kavuşturan İslâm dinini yalanlarsa,
Ona da, zorluk ve sıkıntıya giden ve sonu cehennemle biten yolu kolaylaştıracağız!
Ve nihâyet bir mezar çukuruna yuvarlandığı zaman, o yığıp biriktirdiği malı. mülkü kendisini gazâbımızdan kurtaramayacak!
Gerçek şu ki, insanlığa doğru yolu göstermek Bize aittir. Çünkü Biz insanı sorumsuz ve başıboş bırakmış değiliz.
Ve hiç kuşkusuz son da Bizimdir, ilk de! Dünyada da, âhirette de egemenlik Allah’ındır. Baştanbaşa bir imtihân olan bu dünya hayatını yaratan Allah, onun doğal ve mantıkî bir sonucu ve uzantısı olan âhiret hayatını da elbette yaratacaktır.
O hâlde, ey insanlar, sizi alevler saçan bir ateşe karşı uyarıyorum!
Bir ateş ki, oraya ancak en azılı, en bedbaht olanlar girecektir!
Yani, ayetlerimi yalanlayan ve bile bile hakîkatten yüz çeviren zâlimler!
Fakat kötülük ve günahlardan titizlikle sakınan her mümin, o Gün ateşten uzak tutulacaktır.
Arınmak amacıyla malını harcayan o fedâkâr müminler.
Çünkü o, hiç kimseye ödenmesi gereken bir minnet borcu olmadığı hâlde,
Sadece Yüce Rabb’inin hoşnutluğunu kazanmak için malını, servetini harcamıştır. Ona müjdeler olsun:
Kendisi de yakında Rabb’inin bağışlayacağı sonsuz nîmetlerle hoşnut olacaktır!