1 Yani; “O benim bahsettiğim Allah, O herkesin bildiği Allah, O her şeyi yaratan Allah” demektir.2 Ehad (أَحَدٌ): “Zatında adet kabul etmeyen, hiç iki olma ihtimâli olmayan hakikî bir, hep bir, kendinden başkası hiç olan bir” demektir. “Vâhid” ile “ehad” eş anlamlı değildir. Allahu Teâlâ’dan başka hiçbir şey “ehad” ile tavsif olunamaz. Meselâ; “reculün ehadun”, denilemez, “raculün vâhidun” denilir. “Ehad” ferd, yani “tek” demektir. Ehad Allah’ın sıfatlarından bir sıfattır ki, yalnızca kendisine mahsustur. Bu sebeple O’na hiçbir şey ortak olamaz. Bundan başka vâhid ile ehad arasında daha birçok bakımdan farklılıklar vardır. Ehad sözü vahid kavramını da içine alır, lâkin her vahid, ehad demek olmaz. Ehad denilmekle vahid denilmiş olur, fakat vâhid denilmekle ehad denilmiş olmaz. Vahid, “başkası da düşünülebilen bir” demektir ve izafî ve itibarî de olabilir ve sayısal bir anlam ifade eder.