1 Yerin o, zelzelesi yani yerin, hareketi dediğimiz zangır zangır sarsıntısıdır. (زُلْزِلَتْ) fiili meçhul siygada kullanıldığı için yer bu sarsıntıyı kendisi değil, Allahu Teâlâ yapacaktır. Ayrıca buradaki (الْاَرْضُ) ma’rife olduğu için bu yer bizim bildiğimiz, üzerinde ikamet ettiğimiz “yeryüzüdür.” (زِلْزَال) kelimesi ise mutlak mef’ul olarak manayı te’kid için gelmiştir. Bütün bunlar, yerin mümkün olabilen bütün şiddet ve dehşetiyle sarsıntısına işarettir ki, maksat, Hacc sûresinde geçtiği üzere, “Ey insanlar! Rabbinize (karşı günâha girmekten) sakının, çünkü kıyametin sarsıntısı gerçekten çok büyük bir şeydir.” (Hacc: 1) Vakıa Sûresi'nde ve daha birçok sûrelerde: “Yer, yerinden oynadığı, dağlar ufalanarak toz duman olup, havada uçuştuğu zaman.” (Vakıa: 4-6) gibi âyetlerle açıklanmış ve haber verilmiş olan kıyamet depremidir. 2 Bu ağırlıklar: kabirlerindeki ölüler, içerisindeki hazineler yani yeryüzünde o güne kadar gizli kalan her şey olabilir.