79. Nâzi'ât Suresi Meali

DÜŞÜN bu [yıldız]ları, batmak üzere yükselen; 1
ve [yörüngelerinde] istikrarlı şekilde hareket eden, 2
ve [uzayda] sakin sakin yüzen,
ve hızlı şekilde [birbirini] izleyen, 3
böylece [Yaratıcı'nın] buyruğunu yerine getiren!
[O HALDE, 4 düşün] şiddetli bir sarsıntının [dünyayı] sarstığı Gün[ü],
daha büyük [sarsıntı]ların ardından geleceği (Günü)!
O Gün [insanların] kalpleri titreyerek çarpacak
[ve] gözleri yere bakacak...
[Ama hâlâ] bazıları: “Ne yani!” diyorlar, “Biz gerçekten eski halimize mi döndürüleceğiz,
çürüyen kemik [yığını] olsak bile?”
[Ve] ilave ediyorlar: “Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!” 5
[Ama] o zaman, [Son Saat], bir tek çığlık [gibi ansızın onların üzerine] kopacak,
işte o zaman [hakikati] anlayacaklar!
MUSA'NIN kıssasından hiç haberin oldu mu? 6
Hani kutsal bir vadide Rabbi o'na şöyle seslenmişti: 7
“Sen, Firavun'a git -çünkü o hak ve adalet sınırlarını ihlal ediyor-
ve [ona] söyle: ‘Arınmaya istekli misin?
[Eğer istekliysen] o zaman seni Rabbin[i tanıma mertebesin]e ulaştıracağım ki [bundan sonra] O'nun korkusunu duyasın.’” 8
Bunun üzerine (Musa), [Firavun'a gitti ve] ona [Rabbinin rahmetinin eseri olan] büyük mucizeyi anlattı. 9
Ama [Firavun] o'nu yalanladı ve [hidayeti] şiddetle reddetti,
sonra da kaba bir şekilde [Musa'ya] sırtını döndü;
daha sonra [ileri gelen adamlarını] topladı ve [halkını] çağırdı,
ve onlara “Ben sizin en yüce rabbinizim!” dedi. 10
Bunun üzerine Allah onu yakalayıp hesaba çekti [ve bunu] hem bu dünyada 11 hem de öteki dünyada uyarıcı bir örnek yaptı.
Bunda, şüphesiz, [Allah'ın] ürperti ve korkusunu duyanlar için bir ibret vardır.
[EY İNSANLAR!] Sizi yaratmak, göğü yaratmış olan Allah için daha mı zordur? 12
O, gök-kubbeyi yükseltmiş ve ona gerektiği gibi biçim vermiştir; 13
onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.
Ve ardından yeri düzenleyip yaymıştır,
yerden suyu ve bitki örtüsünü çıkartmış, 14
ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:
[bütün bunlar] sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için[dir]. 15
VE BÖYLECE, büyük, sarsıcı [yeniden dirilme] olayı gelip çattığında,
o Gün insan yaptığı her şeyi [açıkça] hatırlayacak;
ve [cehennemin] yakıcı ateşi, onu gör[meye mahkum edil]en herkesin karşısına getirilecektir. 16
Çünkü, hak ve adalet sınırlarını ihlal eden,
ve bu dünya hayatını [ruh temizliğine] tercih eden[in]
varacağı yer o yakıcı ateştir!
Ama Rabbinin huzurunda korku ile duranın ve nefsini kötü arzulardan alıkoyanın
varacağı yer cennettir!
[EY PEYGAMBER,] sana Son Saat'i soruyorlar: “Ne zaman gelip çatacak?”
Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? 17
[Çünkü] onun [bilgisinin] başı ve sonu 18 yalnız Rabbinin katındadır!
Sen ancak ondan korkanları uyar[mak için gönderil]mişsin.
Onu anladıkları Gün [onlara, bu dünyada] bir akşamdan ya da kuşluğuyla [birlikte sona eren bir gece]den fazla kalmamışlar [gibi gelecek]! 19