Allah’ın emrine amade olarak saf saf duranlara... 37/164.166
Şeytanların vahye müdahalesine engel olanlara... 72/26.28
Uyarıcı ayetleri iletenlere and olsun ki. 35/31-32
Sizin İlahınız, kesinlikle tek bir İlahtır! 2/163, 16/51
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve bütün doğuların da Rabbidir. 23/86, 18/14, 21/56
Şüphesiz biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik. 15/16, 67/5
Ve orayı azgın ve isyankâr her şeytandan koruduk. 15/17-18
Onlar, meleklerin yüce meclisine kulak verip dinleyemezler ve yaklaşmak istediklerinde her yandan kovulurlar. 21/32
Oradan uzaklaştırılırlar ve onlar için sürekli bir azap vardır. 71/1...10
Ancak, onlardan biri oradan bir bilgi kırıntısı kapacak olursa yakıcı bir alev topu yetişip onu hemen yok eder. 26/210...212
Şimdi sor onlara: -Yaratılış bakımından onlar mı daha zor; yoksa bizim yarattığımız insanlar mı? Biz insanları yapışkan basit bir çamurdan yarattık. 40/57, 51/27
Sen onların haline şaşırırken onlar seninle alay ediyorlar. 53/56...62
Kendilerine öğüt verildiğinde de o bilgiyle ilgilenmiyorlar. 6/70, 50/45, 51/55
Gerçeği söyleyen bir ayet gördüklerinde onu hafife alıyorlar. 16/103, 21/3...5
Ve “Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değil!” diyorlar. 23/68...70, 25/4-5
Biz ölüp, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” 13/5, 17/98, 23/35.37
Ölmüş gitmiş atalarımız da mı? Diyorlar. 23/78...90
Onlara de ki: -Evet, hem de rezil rüsva bir halde! 36/51...67
Onun için çok şiddetli bir ses yeter! O da ne! İşte gerçeklerle yüz yüzeler! 6/31, 50/19...35
– Yazıklar olsun bize, işte bu hesap gününün ta kendisi! Diyecekler. 6/38, 18/49
Onlara, “Daha önce yalanlayıp hesaba katmadığınız ayırım günü işte bu!” diye seslenilecek. 56/41-42, 64/9
22-23. Ve meleklere şöyle seslenilecek: – Toplayın, şu ortak koşanları, onların yoldaşlarını ve Allah ile aralarına koyup kulluk ettiklerini ve hepsine cehennemin yolunu gösterin! 10/18, 14/21-22, 46/4...6
22-23. Ve meleklere şöyle seslenilecek: – Toplayın, şu ortak koşanları, onların yoldaşlarını ve Allah ile aralarına koyup kulluk ettiklerini ve hepsine cehennemin yolunu gösterin! 10/18, 14/21-22, 46/4...7
Ama şimdilik durdurun onları, çünkü onlar önce sorgulanacaklar. 10/45, 14/48-49, 21/47
– Ne oldu size, neden birbirinize yardım edemiyorsunuz? 6/94, 16/86-87, 40/47...50
Ama hayır, artık onlar, bugün tam manasıyla teslim olmuşlardır. 2/166-167, 23/99.108
Bu arada dönüp birbirlerini suçlayacaklar ve önderlerine: 38/55...64. 41/29
– Siz bize hep sureti haktan görünerek yaklaşırdınız, diyecekler. 33/66...68, 34/31.34
Diğerleri de; – Hayır, asıl siz bile bile inanmadınız... 7/35...40, 14/21-22
– Ayrıca bizim sizin üzerinizde hiç bir yaptırım gücümüz yoktu. Bilakis siz ta baştan azgın ve isyankâr bir toplum idiniz. 26/91...104
– Artık Rabbimizin hakkımızdaki azap sözü gerçekleşti. Çaresi yok hep birlikte bu azabı çekeceğiz. 29/25
– Evet sizi azgınlığa teşvik ettik, çünkü biz de azgın kimseler idik. 40/47...50
Öyleyse bugün hepsi o azapta ortaktırlar. 43/36...44
İşte biz suçluları böyle cezalandıracağız. 4/147
Çünkü onlar, kendilerine: – Allah’tan başka ilah yoktur, denildiği zaman büyüklenirlerdi. 38/1...10
Ve deli bir şairin sözüne bakarak “İlahlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi. 36/69-70
Oysa O, sadece hakkı/Kuran’ı getirmiş ve önceki elçileri de doğrulamıştı. 5/48, 12/111
Şimdi siz bu acı veren azabı çekeceksiniz. 7/53, 35/37
Bilin ki bu azap ancak yaptıklarınızın karşılığıdır. 18/49, 27/90
Ancak dini Allah’a has kılan kullar hariç. 15/40, 38/83
İşte bunlar için belirlenmiş rızıklar vardır. 39/73-74
Kendilerine çeşit çeşit meyveler ikram olunacaktır. 43/67...73
Nimetlerle dolu cennetlerde. 47/15
Tahtların üzerine karşılıklı oturacaklar. 36/55...59
Etraflarında berrak bir kaynaktan doldurulmuş kâseler dolaştırılacak. 15/45
Bembeyaz ve içenlere zevk veren içeceklerle dolu kâseler. 32/17, 56/17.40
O içecekler ne baş ağrıtır ne de sarhoş eder.
Yanlarında başkasına bakmayan olacak. 2/25, 4/57
Sanki gün yüzü görmemiş deve kuşu yumurtası gibi bembeyaz. 55/46.76
Öte yandan bunlar cennette karşılıklı oturup sohbet ederken. 36/55.60
İçlerinden biri: – Bir zamanlar benim bir yakın arkadaşım vardı, der. 18/32...45
Bana derdi ki: – Sen gerçekten yeniden dirilişi tasdik mi ediyorsun? 24/51, 75/31
Şimdi biz ölüp, toprağa karışıp kemik yığına haline geldikten sonra tekrar diriltilip hesaba çekileceğiz öyle mi? 19/66, 45/23-24
Öteki: – Şimdi onun ne durumda olduğunu bilmek ister misin? Der. 7/50...54
Cehenneme şöyle bir bakar ki onun ateşin tam ortasında olduğunu görür. 57/12...15
– Aman Allah’ım! Az kalsın sen, neredeyse beni de mahvedecektin! Der. 25/11...30
– Eğer Rabbimin hidayeti olan, Kuran nimeti olmasaydı, az kalsın ben de cehenneme atılanlardan olacaktım. 6/156...159, 20/133-134
Artık biz bir daha ölmeyeceğiz değil mi? 40/10...20
– Önceki ölümümüzden başka. Artık biz azap da görmeyeceğiz değil mi? 64/8-9
İşte budur muhteşem zafer! 20/75-76
Çalışacaklar, böyle bir zafer için çalışıp didinsinler. 3/190...195, 77/41...44
Söyleyin bakalım böyle bir nimetle ağırlanmak mı iyidir yoksa zakkum ağacı mı? 44/43...46
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık. 56/51...56
O ağaç, cehennemin dibinden çıkar. 44/43.46, 56/51...56
Tomurcukları şeytanların başları gibi çirkindir. 44/43.46, 56/51...56
İşte onlar, bu zakkumdan yiyecek ve karınlarını onunla dolduracaklar. 44/43...46, 56/51.56
Bunun üzerine bağırsakları yakan kaynar su içecekler. 44/43...46, 56/51.56
Onların dönüp dolaşıp gelecekleri yer işte böyle bir cehennemdir. 55/43-44
Çünkü onlar, sapkın atalarının başlarına sardığı geleneğe uydular. 2/170-171
Ve onların izinden akılsızca gidiyorlardı. 7/28, 10/78
And olsun ki onlardan öncekilerin çoğu da doğru yoldan sapmıştı. 10/13
Biz de onlara uyarıcılar göndermiştik. 16/36, 35/24
Uyarılan fakat uyarılara kulak vermeyenlerin sonu nasıl oldu bir bak! 39/71, 67/6...12
Kurtulanlar yalnızca dini Allah’a has kılan kullar oldu. 39/11...15
And olsun ki vaktiyle Nuh, bizden imdat dilemiş biz de ona ne güzel karşılık vermiştik. 23/25-26
Onu ailesini ve ona uyanları da, o büyük felaketten kurtarmıştık. 11/21...28
Böylece onun soyunu da devam ettirdik. 7/59...64
78-79. Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/181
78-79. Biz onun gelecekte bütün toplumlar içinde “Selam olsun Nuh’a!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/182
İşte biz iyi ve güzel davrananları böyle ödüllendiririz. 29/7, 16/97
Çünkü O, bizim yürekten inanıp güvenen mümin kulumuzdu. 10/71...73
Diğerlerini ise suda boğmuştuk. 21/76-77
Şüphesiz İbrahim de Nuh’un yolunu izleyen biriydi. 19/58, 42/13
Nitekim O, Rabbine tertemiz bir kalp ile yönelmişti. 26/69...89
Bir gün babasına ve kavmine şöyle demişti: – Siz, nelere kulluk ediyorsunuz böyle? 6/74...84
Allah ile aranıza koyup uydurma ilahlara kulluk mu etmek istiyorsunuz? 21/52...68
Peki âlemlerin Rabbi hakkındaki düşünceniz nedir? 7/191...195
Nihayet İbrahim kafasında bir şey tasarladı. 21/52...68
Ve “Ben hastayım” dedi. 6/74...84
Bunun üzerine onu orada bırakıp gittiler. 21/52...68
Ve İbrahim, onların putlaştırdığı ilahlarıyla baş başa kaldı onlara: -Buyursanıza niçin yemiyorsunuz? Dedi. 21/52...68
– Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz? 21/52...68
Sonra, hiddetle üzerlerine sağ eliyle bir darbe indirdi. 21/52...68
Bunu duyan halk telaş ve hışımla koşarak ona geldiler. 21/52...68
İbrahim, onlara: – Elinizle yonttuğunuz bu şeylere niye kulluk ediyorsunuz? Dedi. 21/52...68
Oysa sizi de yonttuklarınızı da yaratan Allah’tır. 21/52...68
Bunun üzerine: – İbrahim’i yakmak için bir bina yapın ve onu ateşin içine atın! Dediler. 21/52...68
Onlar İbrahim’e tuzak kurmak istediler ama biz de tuzaklarını bozup onları perişan ettik. 21/52...68
Sonunda İbrahim: – Ben, Rabbime kulluk edebileceğim bir yere gideceğim. O bana mutlaka bir yol gösterecektir, dedi. 43/26...28
Ve “Rabbim, bana iyilerden bir evlat bağışla. 11/69...72
Biz de ona yumuşak huylu, ağır başlı bir oğul vereceğimizi müjdeledik. 19/46.49
Çocuk, onun çaba ve tasasına ortak olacak yaşa gelince, ona dedi ki; – Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum, bir düşün ne dersin bu işe? Çocuk; – Babacığım, sen sana emrolunanı yap! Dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın! 2/112...136
Sonunda her ikisi de teslimiyet gösterip, İbrahim oğlunu alnı üzerine yatırınca. 21/35
Biz: Ey İbrahim! Diye seslendik. 2/124
– Sen rüyanın gereğini yerine getirdin. İşte biz teslimiyet gösterenleri böyle ödüllendiririz. 2/177
Gerçekten bu, apaçık ve zor bir sınavdı. 29/2
Biz ona çocuğun yerine fidye olarak büyük bir kurban kesmesini emrettik. 22/26.30
108-109. Biz onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İbrahim’e!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/181
108-109. Biz onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İbrahim’e!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/182
İşte biz, görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz. 29/7, 16/97
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi. 6/74...84
Ardından ona salihlerden bir nebi olacak olan İshak’ı müjdeledik. 11/69...72
Onu da İshak’ı da soyunu da bereketlendirdik. Ama her ikisinin soyundan iyi insanlar çıktığı gibi onların mirasına ihanet edenler de çıkmıştır. 35/32
Biz Musa ve Harun’a da nübüvvet vererek ikramda bulunmuştuk. 6/84.90
Onları ve kavimlerini büyük bir felaketten kurtarmıştık. 10/88...92
Onlara öyle bir yardım etmiştik ki sonunda galip gelen onlar oldu. 10/88-92
Biz onlara hakikati apaçık ortaya koyan o kitabı vermiştik. 14/5
Böylece onlara dosdoğru yolu göstermiştik. 2/120, 16/9
119-120. Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/181
119-120. Biz onların ikisini de sonraki nesiller arasında “selam olsun Musa ve Harun’a” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/182
İşte biz görevini samimiyetle yerine getirenleri böyle ödüllendiririz. 29/7, 16/97
Çünkü ikisi de inanıp güvenen mümin kullarımızdan idi. 2/177
Hiç kuşku yok ki İlyas da elçilerden biri idi. 6/84...90
O, halkına şöyle demişti: – Hiç Allah’tan kokmuyor musunuz? 30/31, 33/39
125-126. Yaratıcıların en mükemmeli olan, sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp Ba’lin putlarına mı yalvarıyorsunuz. 2/255
125-126. Yaratıcıların en mükemmeli olan, sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah’ı bırakıp Ba’lin putlarına mı yalvarıyorsunuz. 2/256
Sonunda onu yalanladılar, bu yüzden onlar, elbette huzurda yargılanıp azaba çarptırılacaklar. 30/12...16, 39/71
Yalnız dini Allah’a has kılanlar bunun dışında olacak. 6/162
129-130. Biz de onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İlyas’a!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/181
129-130. Biz de onun, sonraki nesiller arasında “Selam olsun İlyas’a!” diye anılmasını sağladık. 27/59, 37/182
Biz görevini güzel bir şekilde yerine getirenleri işte böyle ödüllendiririz. 3/195
Çünkü o, inanıp güvenen mümin kullarımızdan biri idi. 3/133...136
Kuşkusuz ki Lut da gönderilmiş elçilerdendi. 7/80.84
Vaktiyle biz onu ve ailesini kurtarmıştık. 11/77...83
Ancak ihtiyar hanımı geride kalıp helak olanlardan oldu. 7/83, 15/60
Ardından da diğerlerini yerle bir etmiştik. 51/31...37
137-138. Siz de sabah akşam onların yaşadıkları yerden gelip geçmektesiniz. Hiç mi düşünüp ibret almıyorsunuz? 15/57...77
137-138. Siz de sabah akşam onların yaşadıkları yerden gelip geçmektesiniz. Hiç mi düşünüp ibret almıyorsunuz? 15/57...78
Şüphesiz Yunus da gönderilmiş elçilerdendi. 21/87-88
Vaktiyle kaçak bir köle gibi dolu gemiye binmişti. 54/48...50
Derken yolcular arasında kura çekilmiş ve Yunus kaybedenlerden olmuştu. 10/98
O kendisini kınayıp dururken bir balık onu yutuverdi. 37/139...147, 54/48.50
Eğer o, Allah’ı tespih edip tövbe edenlerden olmasaydı. 37/139...147, 54/48.50
Yeniden diriliş gününe kadar balığın karnında kalacaktı. 37/139...147, 54/48...50
Derken biz onu baygın ve bitkin bir halde ıssız bir sahile attık. 37/139...147, 54/48.50
Ve üzerine de gölge etmesi için kabak türü geniş yapraklı bir ağaç bitirdik. 37/139...147, 54/48.50
Nihayet onu nüfusu yüz bin kişiden fazla bir topluma elçi olarak yeniden görevlendirdik. 37/139...147, 54/48.50
Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık. 10/98
Şimdi sor onlara, kızlar Rabbinin de, oğlanlar onlarınmış öyle mi? 16/57...60
Yoksa biz melekleri kızlar olarak yaratmışız da onlar buna şahit mi olmuşlar? 43/18-19
151-152. İyi bilin ki, “Allah çocuk sahibi oldu” demeleri onların uydurduğu iftiralardan biridir. Onlar düpedüz yalan söylemektedirler. 19/88.93
151-152. İyi bilin ki, “Allah çocuk sahibi oldu” demeleri onların uydurduğu iftiralardan biridir. Onlar düpedüz yalan söylemektedirler. 19/88.94
Allah, kızları oğlanlara tercih etmiş öyle mi? 16/57.60, 19/88...9
Ne oluyor size? Nasıl böyle hükümler veriyorsunuz? 10/35
Bunun ne büyük bir iftira olduğunu hiç düşünmüyor musunuz? 10/17, 11/18-19
Yoksa elinizde bunu ispatlayacak apaçık belge mi var? 21/24, 47/14
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin de görelim. 28/49-50
Tutmuşlar bir de Allah ile görünmeyen varlıklar arasında bir soy bağı olduğunu ileri sürüyorlar. Oysa böyle bir iddiada bulunanların cezalandırılacağını o görünmeyen varlıklar da çok iyi biliyorlar. 6/130, 51/56
Allah, onların attıkları bütün iftiralardan uzaktır ve yücedir. 59/22...24
Yalnız dini Allah’a has kılan kullar cezalandırılmayacak. 21/101.103
Siz ve kulluk ettikleriniz. 15/39...42. 38/82-83
162-163. Kendi ayaklarıyla cehenneme koşanların dışında hiç kimseyi yoldan çıkaramazsınız. 15/39...42, 38/82-83
162-163. Kendi ayaklarıyla cehenneme koşanların dışında hiç kimseyi yoldan çıkaramazsınız. 15/39...42, 38/82-84
(Oysa o melekler şöyle der) - Bizim her birimizin Allah katında belli bir makamı ve yeri vardır. 13/11, 33/43
Evet biz saf saf durup O’ndan ferman bekleyenleriz. 37/1
Ve biz Allah’ın emrinden çıkmayan kimseleriz. 21/26...29
Hâlbuki onlar, şöyle diyorlardı: 6/157-158
– Eğer bizim elimizde öncekilere verilen vahiyler olsaydı. 20/133-134
Kesinlikle dini Allah’a has kılan kullar olurduk. 5/19
Şimdi ise kendilerine gelen bu vahye Kuran’a inanmadılar. Ama yakında gerçeği öğrenecekler. 35/42
And olsun ki bizim elçi olarak gönderdiğimiz kullarımıza şu kelime yazılmıştır. 3/81
Onlara mutlaka yardım edilecek. 30/47
Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir. 10/103
Öyleyse sen bir süre onlardan yüz çevir! 53/29
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 6/158
Şimdi onlar bizim azabımızın acele gelmesini mi istiyorlar? 6/58
Şunu iyi bilsinler ki bir sabah azap onların yurtlarına çökünce, uyarıldıkları halde yola gelmeyenlerin sabahları çok korkunç olacak. 10/13, 11/81
Evet sen bir süreliğine onlardan uzaklaş. 39/39-40
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 67/29, 6/158
Hiç kuşkun olmasın ki izzet ve kudret sahibi olan senin Rabbin onların tüm iftiralarından münezzehtir ve yüceler yücesidir. 59/22...24
Gönderilen bütün elçilere selam olsun! 27/59
Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd/övgüler olsun. 17/111, 34/1, 35/1