[5824] Buradaki “Biz” zamiri vahyin inişine meleklerin katılımını, yani ilâhî kelâmın muhataba dolaysız değil dolaylı iletildiğini ifade eder (Krş:
42:51).
[5825] “Onu” zamiri Kur’an’a da, ilk inen âyetlere de dönebilir. Birinci ihtimalde enzelnâhunun mânası “Kur’an’ı indirmeye başladık”, ikinci ihtimalde “İlk âyetleri indirdik” olur.
[5826] Veya: “Kıymeti belli bir gecede”. Yani: “Kıymetine yeter olmayan, bir ömre bedel, bereketli ve şerefli bir gecede” (Krş:
44:3). Burada isim tamlamasından dolayı belirli gelen gece Duhân 3’te sıfat tamlaması olarak belirsiz gelmiştir (fi leyletin mubâraketin). Zira orada bereketi belirsizdi, burada ise o bereketin “kadarı/mikdarı/kadri” belirlenmiştir: “Bin aydan hayırlı.” Kadr, bir şeyin miktarını, değerini ve sonucunu belirtir. Burada kelimenin “miktarla” değil “değerle” ilgili olduğu 3. âyetten açıkça anlaşılmaktadır. Yine Kadr’in anlamının değere ilişkin olduğunu, bu gecenin Ramazan ayında olduğunu söyleyen Bakara 185’in sonundaki “hakkı bâtıldan ayıran bir ölçme ve değerlendirme yeteneği” anlamına gelen furkân da teyit eder. Buradaki “gece”nin mahiyeti nedir? Leyl, içinden aydınlatılabilecek geçici karanlık için kullanılır. Zulumâtın türetildiği zalâm ise içinden aydınlatılamayan, aydınlanmak için terk edilmesi gereken karanlıktır. Birçok yerde gelen “Karanlıklardan aydınlığa” kalıbı, “gece” gibi içinden aydınlatılacak karanlığı değil, ancak terk edince kurtulunacak karanlığı ifade eder. Leylenin terkipten dolayı kazandığı belirlilik, vahyin önceden kararlaştırılmış bir gecede nâzil olduğu anlamına gelebilir.
[5827] İnzâl kalıbının “bir seferde indirmek” mânasına geldiği doğru değildir (Krş:
25:32). Buna dayanarak vahyin dünya semasına tek seferde toptan indiği yorumları da mesnetsizdir. Gökten yağmur bir defada inmediği halde, yağmur için de aynı kalıp kullanılır (
23:18). Yaptığımız karşılaştırmalı bir okuma, tenzîl ve inzâlin birbirinin mukabili olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. Tenzîl vahyin kaynağına nisbetle, inzâl hedefine nisbetle kullanılmaktadır (Bkz:
12:2, not 3’ün devamı). İnzâl kalıbı asıl “bir yasaya bağlı olarak indirme” vurgusu taşır. Lügatte inzâlin mânası, ulvî mânaların bilinç evrenine dahil edilmesidir (duhûlu’ş-şey’ fî ‘âlemi’l-mudrekât). Bu, ya önceden var olanı dönüştürmek (ca‘l), ya da bilinçte anında var etmek (halk) şeklinde gerçekleşir. Kur’an’ın inmeye başladığı gece Ramazan ayının içinde bir gecedir (
2:185).