79. Nâzi'ât Suresi Meali

Söke söke alanlara,
İşini sağlam yapanlara,
Kolayca iş başaranlara,
Aynı zamanda yarıştıkça yarışanlara,
İşleri çekip çevirenlere yemin olsun ki,
Bir gün şiddetli sarsıntı herkesi sarsacak;
Bunu diğeri izleyecektir.
O gün, kimi yürekler yerinden oynayacak,
Gözleri yere inmiş olacaktır.
Derler ki: “Kabir çukurunda iken tekrar hayata mı döndürüleceğiz?
Çürümüş kemikler haline geldikten sonra; öyle mi?”
Derler ki, “Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!”
Aslında o, bir tek emre bakar.
Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.
Sana Musa’nın haberi ulaştı değil mi?
Hani Rabbi ona kutsal Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:
“Firavun’a git; o, azgınlaştı.
De ki: Kendini geliştirmek hakkındır, değil mi?
Sana, Rabbine giden yolu göstermem de hakkındır. Sonra kendine çeki düzen verirsin.”
Ardından ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Ama Firavun yalana sarıldı ve isyan etti.
Sırt çevirdi ve işe girişti.
Herkesi topladı ve haykırdı:
“Sizin en yüce efendiniz benim” dedi.
Allah da onu yakaladı, çağdaşlarına ve sonrakilere ibretlik yaptı.
Kendine çeki düzen verecek kimseler için bunda tam bir ibret vardır.
Size göre, sizleri yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu da Allah bina etti.
Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.
Gecesini alâmetsiz kıldı ve duhâsını çıkardı.
Yeri, bundan sonra döşedi.
Suyunu, otlağını çıkardı.
Dağlarını zaten sabitlemişti.
Hem siz geçinesiniz, hem küçük ve büyük baş hayvanlarınız geçinsin diye.
O en büyük toplantının vakti gelince,
Kişi, yapıp ettiklerini bir bir hatırlayacak.
Gören için o alevli ateş gösterilecektir.
ve dünya yaşayışını tercih ederse,
o alevli ateş olacak onun konağı.
Kim de Rabbinin makamından korkar, arzularını dizginlerse
cennet olacak onun konağı.
Sana bunun vaktini soruyorlar, ne zaman gelip kalacak diye.
Sen nerede, onu bilmek nerede!
Onun tam bilgisi Rabbinin katındadır.
Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.
İnsanlar onu gördükleri gün, bu dünyada bir akşam ya da bir gündüz vakti kadar kalmış gibi olurlar.