(1) Yüce Allah, Kur’ân’ın açılışında, kendisini üç ismiyle bize tanıtmıştır: Allah, Rahmân, Rahîm. Bunlardan Allah ismi, “Lâfza-i Celâl” adıyla da bilinir ve sadece Allah’a ait olan özel isimdir. Rahmân ve Rahîm isimleri ise Allah’ın rahmet sıfatını ifade eden iki isimdir. Bunlardan Rahmân ismi de sadece Allah’a ait olan ve bir başkası hakkında kullanılması caiz olmayan bir özel isimdir; Allah’ın ezelî ve sınırsız rahmet sahibi olduğunu, kâinattaki bütün rahmet eserlerinin Ondan geldiğini bildirir. “Merhamet edici” olarak tercüme edebileceğimiz Rahîm ismi ise, daha çok, Onun sınırsız rahmetinin bireylere yönelik özel tecellîlerinden haber vermektedir. Kur’ân’ın bir özelliği de, bir yandan Allah’ın herşeyden sonsuz derecede büyük ve yüce olduğunu bildirirken, diğer yandan da kulu böylesine büyüklük sahibi olan Rabbi ile doğrudan doğruya irtibatlandırmasıdır. Böylece kul, kendisini sınırsız bir büyüklük içinde kaybolmuş ve ümitsiz bir halde hissetmez; tam tersine, Yüce Rabbiyle doğrudan muhatap olarak Onun sınırsız kudret ve rahmetinden yardım alma imkânına sahip olduğunu öğrenmiş olur.(2) “Besmele” adıyla bildiğimiz bu âyet, Tevbe Sûresi (9. sûre) haricindeki bütün sûrelerin başında yer almıştır. Bu durum, aynı zamanda, bize, bütün işlerimize Allah’ın adıyla başlama ve Onun rahmetinden yardım dileme dersini de vermektedir.