100. Âdiyât Suresi Meali

Andolsun, dörtnala düşman üzerine, savaşa giden süvarilere, çatlarcasına, soluk soluğa koşarak hücum eden atlara!
Andolsun, ateş gücü yüksek birliklere, ateş yağdıran, alev saçan silahlara!
Andolsun, düşman üzerine, düşman ordularına sabaha karşı baskın veren yiğitlere, baskına katılan atlara!
Andolsun, sabaha karşı nâralar, at kişnemeleri, kılıç şakırtıları, silah sesleri, top gürlemeleri, bombalarla ortalığı toz dumana katanlara!
Andolsun, toz duman arasında düşman birliklerinin merkezine dalanlara, düşman hatlarını yaranlara!
İnsan Rabbinin nimetlerine karşı, kesinlikle çok nankör davranır!
Bu konuda, kendisi de devamlı şâhittir.
İnsan, kendi tercihlerine, menfaatine, mal sevgisine de aşırı düşkündür.
Kabirlerdekiler fırlatılacağı zaman, hâlâ, halinin ne olacağını kestiremiyor mu?
Gönüllerdekiler, sırlar ortaya konduğu zaman, hâlâ, halinin ne olacağını düşünemiyor mu?
İşte o gün, Rableri, onların gizli-açık bütün yaptıklarını haber verir.