Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1696, sondan 4541. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 100. ayetidir. Yusuf Suresi 100. ayetinin kelime sayisi 47, harf sayısı 169 ve toplam ebced değeri ise 10899 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (27) ل (15) ر (7) bulunuyor.
Arapça Metin
ورفع ابويه على العرش وخروا له سجدا وقال يا ابت هذا تأويل رءياي من قبل قد جعلها ربي حقا وقد احسن بي اذ اخرجني من السجن وجاء بكم من البدو من بعد ان نزغ الشيطان بيني وبين اخوتي ان ربي لطيف لما يشاء انه هو العليم الحكيم
Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 100. Ayet Tefsiri
Müfessirler, “huzurda yere kapanma” olayını iki şekilde yorumlamışlardır: ☼a) Hz. Yûsuf’a karşı bir saygı selâmı olmak üzere yere kapanmışlardır. 4. âyet bu anlamı destekler mahiyettedir. ☼b) Hz. Yûsuf’a kavuştukları için Allah’a şükretmek üzere secdeye kapanmışlardır.
4. âyetin meâlinde, “Onları bana Allah’a secde ederlerken gördüm” diye çevirdiğimiz cümle, “Onları benim için secde ederlerken gördüm” şeklinde çevirmek de mümkündür. Bu takdirde âyet ikinci anlamı destekler.
Hz. Yûsuf, bir nezaket ve tevazu örneği daha göstermiş, sahip olduğu bu debdebe ve ihtişamın kendisine Allah tarafından lutfedildiğini söyleyerek Allah’a senâda bulunmuştur. Kardeşlerinin kendisine muhtaç oldukları bir dönemde onlardan intikam almayı düşünmediği gibi, onların yaptıklarını hatırlatacak tek kelime dahi söylememiş, kardeşleriyle arasını şeytanın açtığını ifade etmiştir. Bununla birlikte bu olayların ilâhî takdir ve hikmet neticesinde meydana geldiğine de işaret etmiştir.
Mehmet Okuyan
Ana babasını tahtın(ın) üstüne çıkartıp oturtmuş ve hepsi onun için (ona kavuştukları için Allah’a) secde etmişlerdi. (Yusuf) şöyle demişti: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Elbette Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkararak ve sizi çölden getirerek bana (çok şey) lütfetti. Şüphesiz ki Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. Şüphesiz ki yalnızca O bilendir, doğru hüküm verendir.
Buradaki [latîf] sıfatı, “lütufkâr” anlamına alınarak tercüme “Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfeder” şeklinde de yapılabilir. Ancak bizim tercihimiz Hz. Yusuf’un hayatı boyunca yaşadığı sıra dışılıkları Yüce Allah’ın takdirine dayalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ana babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Çünkü şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, O, beni zindandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Şüphesiz O, her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.”[225]
Bayraktar Bayraklı Yusuf Suresi 100. Ayet Açıklaması
[225] Arş/kürsü hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 497.
Erhan Aktaş
Yûsuf, anne ve babasını makamına çıkardı. Hepsi onun makamına saygı ile eğildiler.¹ Yûsuf: “Ey babacığım! Bu durum, daha önceki rüyamın gerçekleşmesidir.² Rabb'im onu gerçek kıldı. Ve gerçekten bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi çölden getirdi. Benim Rabb'im dilediğine lütuf sahibidir. Gerçek şu ki: O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
(Hz. Yusuf) Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; (hepsi) O’na (hürmet için) secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey babacığım! İşte, bu durum daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu (aynen) gerçek kıldı. Bana çok iyilik yaptı, o vakit (iftira yüzünden atıldığım) zindandan beni çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (Allah) çölden (alıp, zor vadileri aşırtıp) sizi (buraya) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendir. Gerçekten O (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir."
Anasıyla babasını tahta çıkartıp oturttu ve hepsi de ona karşı secdeye kapandılar. Babacığım dedi, evvelce gördüğüm rüya, bu işte, Rabbim onu gerçekleştirdi ve beni zindandan çıkararak lutfetti bana; Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da sizi çölden getirdi. Şüphe yok ki Rabbim, dilediği şeyi tedbir edip lütfüyle meydana getirir; şüphe yok ki o her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ve ana babasını tutup tahtın üzerine çıkarıp oturttu ve onların hepsi onun önünde hürmet ve saygı için Allah'a şükür secdesinde bulundular. Bunun üzerine Yûsuf: “Ey babacığım! Yıllar önce gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek, Rabbim bunu gerçekleştirdi, bana iyilik etti” dedi. “Beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da, O sizi çölden buraya getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim ne isterse onu lutfeder. Çünkü O, herşeyi bilendir ve yapıp ettiği herşeyi yerli yerince yapandır.”
Anasını, babasını yüksek bir taht üzerine oturttu. Hepsi birden, sübhânallah diyerek Yûsuf'u bulduklarından dolayı secdeye kapandılar. Yûsuf:
“Babacığım, bu daha önceki rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Bana ihsanda bulundu. Beni zindandan çıkardı. Şeytan, şeytanî güçler benimle kardeşlerimin arasına fitne sokarak bozduktan sonra sizi, sıkıntılı zor bir hayattan, çöllerden geçirerek Bedâ'dan getirtti. Rabbimin kulları için, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şeyleri yapmasına akıl sır ermez. İlim, hikmet sahibi ve hükümran olan yalnızca O'dur.
Anne ve babasını tahtın üzerine çıkardı ve hep birlikte onun için secdeye kapandılar. [5] Dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Gerçekten Rabbim onu doğru çıkardı. Allah, beni zindandan çıkarmakla ve şeytanın benimle kardeşlerimin arasına fitne sokmasından sonra sizi çölden getirmekle bana iyilik etti. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. Muhakkak O alimdir, hakimdir.
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: 'Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur.'
Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da (ebeveyn ve on bir kardeş) kendisine hürmet için eğildiler (veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar). Yûsuf dedi ki: “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden (bana) getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm'dir, Hakîm'dir.
Hep beraber Mısır’a girdiler. Yusuf, anne babasını makama oturttu. Hep beraber ona secde ettiler. Yusuf: “Ey babacığım! İşte daha önce gördüğüm rüyanın tevili budur. Rabbim, o rüyayı gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim, bana çok güzel şeyler ikram etti: Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkarttı, sizi de çölden bu şehre getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, istediği şeyi çok inceden düzenler. Çünkü O, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.”
Taht üzere oturttu anasını, babasını, kapandılar ona secde etmeye, Yusuf dedi: «Baba! İşte önce gördüğüm düşümün yorumu bu, Tanrım onu gerçekledi, beni çıkarmakla zindandan, bana iyilik eyledi, şeytan kardeşlerimle aramızı açtıktan sonra, Allah sizi çölden getirtti, evet Tanrım kayırır istediği kimseyi, o bilici, o bilge»
Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için (kendilerini ona kavuşturan Allah'a şükür için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O (her şeyi) hakkıyla bilen, mutlak hüküm sahibidir.
Cemal Külünkoğlu Yusuf Suresi 100. Ayet Açıklaması
Hz. Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” (Yusuf 12:4) bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatarak rüyanın gerçekleştiğini söylüyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim'dir" dedi.
Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: «Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»
Ana ve babasını tahtın üzerine kaldırdı. Hepsi onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Babacığım, bu, önceden görmüş bulunduğum rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra O beni hapishaneden çıkararak ve sizi çölden getirerek bana iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir. O, Bilendir, Bilgedir."
Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi: işte bundan evvelki ru'yamın te'vili bu, hakikatten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve size badiyeden getirdi, Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîm
Babasını ve anasını tahtının üstüne çıkarıb oturtdu. Hepsi onun için (ona kavuşdukları için) secdeye kapandılar. (Yuusuf) dedi ki: Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rü'yânın tehakkukudur. Gerçek, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etdi. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimizin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şübhesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbîr edendir. Hakkıyle bilen, tam hikmet saahibi olan Odur».
Böylece (sarayına geldiklerinde) ana-babasını (kendi) tahtın(ın) üstüne çıkardı ve (derken hepsi) onun (Yûsuf) için secde ediciler olarak, secdeye kapandılar.(1) (Yûsuf) dedi ki: “Ey Babacığım! İşte bu, evvelki rüyâmın ta'bîridir. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Hem şübhesiz bana ihsanda bulundu; çünki beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Muhakkak ki Rabbim, ne dilerse çok hoş tedbîr edendir. Şübhesiz ki, Alîm (hakkıyla bilen), Hakîm (her işi hikmetli olan)ancak O'dur.”
(1)Yûsuf (as)’ın ebeveyninin ve kardeşlerinin kendisine secde etmeleri, meleklerin Âdem (as)’a olan secdeleri gibi olup, ona selâm ve hürmet içindir. Bu tarz, hürmet için yapılan secde onların şeriatında câiz olmakla berâber İslâmiyet bunu kaldırmıştır. İbn-i Abbâs (ra)’dan gelen bir rivâyete göre de onlar Yûsuf için, yani ona kavuştukları için Allah’a şükür secdesine kapandılar. (İbn-i Kesîr, c. 2, 262; Râzî, c. 9:18, 216)
İlyas Yorulmaz
Yusuf ana babasını kaldırıp tahtına oturtunca, hemen Allah için secdeye kapandılar. Yusuf “Babacığım daha önceden gördüğüm rüyamın sonucu işte bu. Rabbim bu rüyayı gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkardığında, çöllerden sizleri bana getirdiğinde ve benimle kardeşlerimin arasını şeytan bozduğunda, Rabbim bana iyilikler ve güzellikler lütfetti. Benim Rabbim, olmasını istediği bir şeyi, en ince bir şekilde planlayarak gerçekleştirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir” dedi.
Evebeynini taht üzerine oturttu, hepsi ona secdeye kapandılar [³]. Yusuf dedi ki «— Babacığım! İşte evvelce gördüğüm rüyanın tâbiri budur, Rabbim o rüyayı doğru çıkardı, bana lütuf ve ihsan etti; çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benim ile kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirtti, bana kavuşturdu. Rabbin dilediği kimse hakkında lûtufkârdır, hakkıyle alim O/dur, hakim de O/dur».
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 100. Ayet Açıklaması
[3] Yusuf'u kıble yaparak Allah'a secde-i şükür ettiler. O vakitler tâzim öyle olurdu.
Kadri Çelik
Ana babasını tahtın üzerine çıkartıp oturttu, hepsi onun için (Allah'a şükür ifadesi olarak) secdeye kapandılar. (Yusuf,) “Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti; çünkü beni zindandan çıkardı ve de şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, (Allah) sizi çölden (şehire) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğine pek ince tedbir sahibidir. Gerçekten bilen ve hikmet sahibi olan O'dur” dedi.
Hep birlikte şehre girdiler. Yûsuf, ana - babasını ellerinden tutarak kendi tahtına oturttu. Daha sonra, herkes onun huzurunda sevgi ve saygıyla eğildiler. İşte o anda Yûsuf, “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar yıldızların bana secde etmesiyle ilgili gördüğüm rüyanın yorumu buymuş demek! İşte Rabb’im onu aynen gerçekleştirdi. Doğrusu Rabb’im, bana büyük lütufta bulunmuştur. Çünkü beni zindandan kurtarmakla kalmadı, sizi tâ çöllerden geçirip buralara kadar getirdi; hem de şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra! Şüphesiz ki Rabb’im, dilediğine dilediğiölçüde güzellikler bahşeder. Hiç kuşkusuz O, her şeyi en mükemmel şekilde bilen sonsuz hikmet sahibidir!”
Ana-babasını Taht’ın üzerine çıkardı. Onun için secdeye kapandılar.
Dedi ki:
-“Babacığım! İşte bu, önceden (gördüğüm) rüyamın yorumudur.
Rabbim onu gerçek kıldı.
Şeytan benim kardeşlerimle aramızı bozmaya çalıştıktan sonra, rabbim bana kesinlikle iyilik etti. Şöyle ki; beni Hapis’ten çıkardı, sizi Çöl’den getirdi.
Benim rabbim, dileyeceği şeyler için elbette latîftir.
Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir”.
Babasını ve annesini tahta çıkartıp oturtunca: (hepsi) onun için (şükür) secdesine kapandılar.1 (Yûsuf babasına): “Ey Babacığım! İşte bu, daha önceki gördüğüm rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim, o (rüyayı) gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra (O Allah,) çölden sizi getirip, beni zindandan çıkararak, Bana ihsanda bulundu. Şüphesiz benim Rabbim, dilediği işi pek ince düzenler. Çünkü O hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.” dedi.
1 Yani anne, baba ve kardeşleri, Yûsuf için Allah’a şükür etmek üzere, secdeye kapandılar. Bazı rivâyetlerde; “o zamanın âdeti olduğu üzere Yûsuf’a karşı resmi karşılamayı yerine getirmek üzere, secde vaziyetinde yerlere kapandılar” deniliyorsa da bir Peygamberin bunu asla yaptırtmayacağından dolayı, bu doğru değildir. Gerçi bu mana ilk bakışta Hz. Yûsuf’un ilk rüyasına uygun gibi görülebilir, ama o rüyadaki secdede de kulluk değil, onun üstünlüğünü kabullenme, vardır. Meleklerin, Hz. Âdem’e secdesi gibi...
Muhammed Esed
Ve ana-babasını en yüksek onur katına 97 çıkardı; ve onlar[ın hepsi] O'nun önünde hürmet ve tazimle yere kapandılar. 98 Bunun üzerine [Yusuf:] “Ey babacığım!” dedi, “Vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek; ve Rabbim onu gerçekleştirdi. 99 O beni hapisten çıkarmakla ve Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi[n hepinizi] çölden çıkar[arak bana ulaştır]makla bana lütfetti. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi akıl-sır yetmez 100 yollarla gerçekleştirir. Çünkü O doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.
Yusuf anne ve babasını makamına çıkartıp, yanına oturttu. Hepsi de Rabblerine şükür secdesi yaptılar. O zaman Yusuf: “Babacığım! İşte önceden gördüğüm rüyanın yorumu bu! Rabbim onu şimdi gerçekleştirmiş oldu ve Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Beni zindandan çıkardı ve şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açıp bozduktan sonra da, sizi çölden buraya getirerek bizi kavuşturdu! Gerçekten benim Rabbim, çok lütufkârdır. O, dilediğini akıl sır ermez bir şekilde gerçekleştirir. Şüphesiz ki O’ dur her şeyi bilen, O’dur her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 77/44
Ebeveynini[1917] makamına çıkarttı[1918] ve onu yerlere kapanarak saygıyla selamladılar.[1919] Ardından “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar gördüğüm rüyanın altında yatan anlam buymuş meğer. İşte, Rabbim onu gerçeğe dönüştürmüştür. Yine O, beni hapisten çıkararak, dahası şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra bile sizin çölü aşıp gelmenizi sağlayarak bana lütufta bulunmuştur. Çünkü benim Rabbim, dilediği şeyi cömertçe lutfedendir:[1920] zira O her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydedendir.
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 100. Ayet Açıklaması
[1917] Eski Ahid anne Raşel’in Bünyamin’in doğumunda öldüğünü nakleder. Bu anne Hz. Yusuf’u büyüten üvey anne (veya hala) olmalıdır. Bu hemen devamında ikisine birden değil yalnızca babasına hitap edişinden de anlaşılmaktadır.
[1918] Buradaki ‘arşın hakiki karşılığı “taht”tır. Fakat Hz. Yusuf’un konumu göz önüne alındığında “makam” diye çevirmek daha uygundur. ‘Arş, rafa‘a ‘alâ ile birlikte “makama çıkarttı, aldı” mânasına gelir.
[1919] Harra bu bağlamda “durmak, geçmek” mânasındadır. Harrû succeden ibaresinin anlamı “yere kapanarak selama durmak” olmalıdır. Hasan Basri bu ibareyi şöyle açıklar: “Bu secde değildir, o toplumda yaygın olan bir selam ve hürmet şeklidir. Birini selamlarken başlarını öne eğerlerdi” (Kurtubî). Secde ile ilgili dilsel bir açıklama için 4. âyetin notuna bkz. Yine 4. âyette dile gelen rüya bu şekilde gerçekleşmiş olmaktadır.
[1920] Latif ismi bağlamına göre lütuf ya da letafete nisbet edilebilir. Burada lütuftan mübalağa ile ism-i fail anlamı daha uygundur (Diğeri için bkz: 31:16, not 20). Taberî’ye göre de buradaki Latîf ismi, zu lutf (lütuf sahibi) anlamınadır (Krş: Râğıb). Ne ki Râzî bu isme daha farklı bir mâna yükler: “Olmasını dilediği şeyin sebeplerini kolaylaştırıp onu gerçekleştirendir”.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve babası ile anasını yüksek bir taht üzerine kaldırdı ve onun için hepsi secdeye kapandılar ve dedi ki: «Ey pederim! İşte bu, evvelce görmüş olduğum rüyamın te'vilidir. Onu Rabbim vakıa mutabık kıldı ve muhakkak ki, bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi, benim ile kardeşlerimin arasını şeytan bozduktan sonra. Şüphe yok ki, Rabbim dilediği şey için pek latîf tedbir sahibidir. Muhakkak ki alîm, hakîm olan O'dur O.
Annesi ile babasını tahtına oturttu. Hepsi onun önünde saygı ile eğildiler. Yusuf: “Babacığım! dedi, işte küçükken gördüğüm rüyanın tabiri! Rabbim o rüyayı gerçekleştirdi. O, bana nice ihsanlarda bulundu: Beni zindandan kurtardı ve nihayet, Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da beni ihsanına mazhar etti. Gerçekten Rabbim dilediği kimse hakkında latifdir (dilediği hususları çok güzel, pek ince bir tarzda gerçekleştirir). Şüphesiz O alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilen, tam hikmet sahibidir)” [7, 53] {KM, Tekvin 47, 11}
Bu âyetlere dikkat edilirse Yusuf (a.s.)’ın, bütün müminlere örnek olacak nice davranışlarını ihtiva ettiği görülür: Kendisini ölüme mahkûm eden yakınları üzerinde tam yetki sahibi iken gösterdiği olgunluk ve müsamaha, kendisinin zirveye yükselişini hep Allah’ın lütfuna bağlayıp nefsine en küçük pay çıkarmama, müminler tarafından şahsına karşı yapılan en kötü bir hareketi bile te’vile gayret etme ve şeytanın kardeşlerine yaptırdıklarında “hikmet-i ilahiyyeye göre benim için bazı faydalar vardı,” deme; hep ibadet ve âhiret iştiyakı ile dolu olma gibi. Bu çok önemli ders ve hitâbe de Tekvin ve Talmud’da yer almamıştır. Gereksiz bir yığın ayrıntıyı anlatıp, uzun kıssanın en önemli dersini yazmama çok gariptir. Kur’ân, Tekvin ve Talmud birlikte incelendiğinde görülür ki Kur’ân, bazı yerleri ilaveli anlatıyor, birçoğunu daha az anlatıyor, bazılarını ise düzeltiyor ve reddediyor. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in bu kıssaları Yahudilerden öğrendiğini iddia etmenin hiçbir gerekçesi olamaz.
Süleyman Ateş
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar (önünde saygı ile eğildiler. Yusuf): "Babacığım, dedi, işte bu, önceden (gördüğüm) rü'yanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytan, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."
Yusuf, anasını, babasını tahtının üstüne çıkardı. Kardeşleriyle birlikte karşısında eğildiler.[1] Yusuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkmasıdır. Rabbim onu gerçeğe çevirdi[2]. Hapisten çıkardığı zaman da bana iyilikte bulunmuştu. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra Rabbim sizi çölden buraya getirdi. Benim Rabbim, tercih ettiği şeyi en ince ayrıntısına kadar yapar[3]. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”
Süleymaniye Vakfı Yusuf Suresi 100. Ayet Açıklaması
[*] Rüyasında Güneşin, Ayın ve 11 gezegenin kendine secde ettiğini görmüştü. Onların secdesi dünya ile yaptıkları eğim (declination) kadar olur. O eğim de 23 derece civarında olduğu için babası ve kardeşleri onun karşısında en fazla bu kadar eğilmiş olabilirler. (Ayrıntı için bkz. Yusuf 12:4 dipnotu) Bu, Yusuf aleyhisselama yapılan saygısızlığın cezasıydı. Kardeşlerinin saygısızlığı, onu kuyuya atıp daha sonra bir köle gibi satmaları, babaları Yakub aleyhisselamın saygısızlığı da oğullarının yalan söylediklerini anladığı halde olayın üzerine gidip gerçeği ortaya çıkarmamasıydı. (Bkz. Yusuf 12:18-20) [3] Latif'i tarif eden ayet.
Şaban Piriş
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: -Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine lütfeder, O şüphesiz bilir (ve en iyi) hükmü verir, dedi.
Anne ve babasını tahtına çıkardı. Hepsi birden onun önünde secdeye kapandılar.(9) Yusuf, “İşte, baba,” dedi, “daha önce gördüğüm rüyanın tabiri budur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkarmakla ve şeytan kardeşlerimle aramı açtıktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da Rabbim bana lütufta bulundu. Şüphesiz ki Rabbim dilediğini pek ince tedbirleriyle gerçekleştirir. O herşeyi bilen, herşeyi hikmetle yapandır.
(9) Bazı yorumcular bu secdenin ibadet secdesi değil, saygı secdesi olduğu görüşündedirler. Bu anlam, meleklerin Hz. Âdem’e secdesiyle ve bu sûrenin başındaki “Rüyamda onları bana secde ederken gördüm” ifadesiyle irtibatlandırılmaktadır. Diğer bir yorum ise, “Onun için Allah’a secde ettiler” veya “Onu kıble yaparak Allah’a secde ettiler” şeklindedir ki, burada da, tahta çıktıktan sonra secde etmiş olmalarına dikkat çekilmektedir. “Onun önünde secdeye kapandılar” ifadesindeki zamirin Yusuf’a değil, Allah’a işaret ettiği ve “Allah’ın huzurunda secdeye kapandılar” anlamını ifade ettiği görüşünde olanlar da vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yamukluk soktuktan sonra, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."