Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1614, sondan 4623. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 18. ayetidir. Yusuf Suresi 18. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 71 ve toplam ebced değeri ise 4337 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (10) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وجاؤ على قميصه بدم كذب قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل والله المستعان على ما تصفون
Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.”
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 18. Ayet Tefsiri
Kardeşleri, Hz. Yûsuf’un gömleğini, kestikleri bir hayvanın kanına bulayarak akşam üzeri babalarına getirdiler ve kendileri yarış yaparken onu bir kurdun yediğini ağlayarak söylediler. Rivayete göre bu acı haberi alan Hz. Ya‘kub, çok üzüldü ve gömleği alıp yüzüne sürerek dedi ki: “Bugüne kadar böyle yumuşak huylu bir kurt görmedim! Oğlumu yemiş fakat sırtındaki gömleği yırtmamış!” (Taberî, XII, 164). Ya‘kub bu sözleriyle oğullarının söylediklerine inanmadığını ifade etmek istemiştir. Nitekim oğullarına, “Hayır! Nefsiniz sizi kötü bir iş yapmaya sürüklemiş” diyerek bu kanaatini belirtmiştir.
Mehmet Okuyan
Gömleğinin üzerinde sahte bir kan ile (Yusuf’un kanlı gömleğiyle) gelmişlerdi. (Yakup onlara) şöyle demişti: “Hayır! [Nefis]leriniz sizi (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız şeyler karşısında yardımına sığınılacak olan Allah’tır.”
Gömleğinin üzerinde sahte bir kan getirdiler. Ya‘kûb dedi ki: “Bilakis; nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi. Artık bana düşen, hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında, yardım edecek olan ancak Allah'tır.”
Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: “Nefisleriniz¹ size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir.”
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirip (göstermişlerdi). Babaları: "Hayır, belki de nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş (olabilir… Baksanıza gömlek parçalanmamıştır!?) . Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır" (diyerek derin üzüntüsünü belirtmişti).
Gömleğini de kana bulayıp yalanlarını ispat için getirmişlerdi. Yakup, olsaolsa demişti, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim ve anlattıklarınıza karşı da ancak Allah'tan yardımdilerim.
Böyle diyerek üzerinde yalancı bir kan bulaştırılmış olan gömleğini getirdiler ve gösterdiler. Ya'kub: “Yoo” dedi. “Sizi kendi benlikleriniz ve hayal gücünüz bu kötü oyuna sürüklemiş. Artık bana düşen güzelce sabredip bu acıya katlanmaktır. Söylediklerinize karşılık ancak Allah'ın yardımı beklenir.”
Üzerinde yalancıktan bir kan lekesiyle gömleğini getirdiler. Yakup:
“Hayır, size inanmıyorum. Nefisleriniz sizi aldatarak kötü bir plan yapmaya sürükledi. Artık bana, güzelce sabretmek, metanetli olmak düşüyor. Bu yakıştırmalarınıza karşı, yardımına sığınılacak olan yalnız Allah'tır.” dedi.
Gömleğinin üzerinde de yalan bir kan getirdiler (Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzdüklerinize karşı ancak Allah'tan yardım istenir."
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. 'Hayır' dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır.'
Hem gömleğinin üzerinde yalan bir kan (lekesi) getirdiler. Babaları dedi ki: “- Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış, böyle bir işe sürüklemiş. Artık benim işim güzel bir sabırdır. Söylediklerine karşı da, yardımına sığınılacak ancak Allah'dır.”
Ve gömleğinin üstünde yalancı bir kanı getirip gösterdiler. Yakub: “Hayır! Mutlaka nefsiniz size bir iş uydurmuştur. Bana düşen, yalnız güzelce sabretmektir. Sizin anlattıklarınıza karşı da Allah’tan yardım dilerim” dedi.
Üzerinde, yalandan kan bulunan gömleğin getirdiler, babaları dedi ki: «Bu sizlerin özentisi, imdi sabır güzeldir, dediğiniz bu işte, Allahtan yardım istiyorum ben»
(Yusuf'un) gömleğini üzerine bulaştırdıkları sahte bir kanla getirmişlerdi. (Babaları) dedi ki: “Nefsiniz sizi aldatıp böylesine (çirkin bir işe) itmiştir. Artık (bana) güzel bir sabır gerekiyor. Anlattıklarınıza karşılık ancak, Allah'ın yardımı beklenir.”
Yusuf’un kardeşleri gömleğe kan sürmüştü ama onu yırtmayı unutmuşlardı. Feryadı basan Hz. Yakup Yusuf’un gömleğini aldı ve onu gözlerine sürüp ağladı. Yapılan ihaneti ve hileyi sezmiş olacak ki çocuklarına şöyle söyledi: “Bu kurt ne kadar da ince ruhluymuş! Oğlumu yemiş ama ziyan olmasın diye sırtındaki gömleği yırtmamış.”
Diyanet İşleri (Eski)
Üzerine başka bir kan bulaşmış olarak Yusuf'un gömleğini de getirmişlerdi. Babaları: "Sizi nefsiniz bir iş yapmaya sürükledi; artık bana güzelce sabır gerekir. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir" dedi.
Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Ya'kub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah'tır.
Rivayet edildiğine göre kardeşleri, Yusuf’un gömleğini kana bulayıp babalarına getirdiklerinde, acı haberi alan Ya’kub (a.s.), feryada başladı, onun gömleğini istedi. Onu yüzüne sürüp ağladı ve dedi ki: «Bugüne kadar böyle yumuşak huylu bir kurt görmedim! Oğlumu yemiş de sırtındaki gömleği yırtmamış!» Buna göre Hz. Ya’kub, onların hilesini sezmişti. Fakat yapılacak bir şey yoktu.
Edip Yüksel
Gömleğine yalandan kan bulaştırmışlardı. Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."
Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış. Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."
Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler, yok, dedi: nefisleriniz sizi aldatmış bir işe sevketmiş, artık bir sabrı cemîl ve Allahdır ancak yardımına sığınılacak, söylediklerinize karşı
Bir de üstüne yalan bir kan (bulaşdırılmış olan) gömleğini getirdiler. (Ya'kub) dedi ki: «Hayır, nefisleriniz sizi aldatıb (böyle büyük) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin şu anlatışınıza karşı yardımına sığınılacak, (ancak) Allahdır».
Ve (Yûsuf'un) gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. (Yûsuf'un hayatta olduğunu peygamberlik ferâsetiyle anlayan Ya'kub) dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi(aldatıp, kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabır(dır). Çünki sizin bu anlattıklarınıza karşı kendisinden yardım istenecek olan, ancak Allah'dır.”
Üzerine sürülmüş bir kanla, Yusuf’un kanlı gömleğini babalarına getirdiklerinde, babaları “Hayır hayır, nefsiniz size bir şeyler yaptırmış, (bana düşen) güzel bir sabır göstermek. Allah, anlattığınız bu olay karşısında yardım edecek olandır” dedi.
Yalan kan ile bulaşık gömleğini [²] getirdiler. Yakup «-— Hayır, nefsiniz size bu işi kolaylaştırdı. [³] Benim işim telâşsız katlanmadan ibarettir. Sizin bu hal ve hareketinize karşı ancak Tanrı/dan yardım isterim. Başka elimden ne gelir.» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 18. Ayet Açıklaması
[2] Veya gömleğin üstündeki yalan kanı.[3] İş dediğiniz gibi değil. Bu çetin işi kolay gördünüz de Yusuf hakkında dediğinizden başkasını yaptınız.
Kadri Çelik
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. “Hayır” dedi. “Belki nefsiniz bir işi size süslemiş (güzel göstermiş) oldu. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabır! Sizin bu söylediklerinize karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır.”
Daha sonra, Yûsuf’un yalancıktan kana bulanmış gömleğini çıkarıp gösterdiler. Yüreği kan ağlayan Yakup, “Hayır!” dedi, “Bu anlattıklarınız hiç de inandırıcı gelmiyor bana! Bu ne merhametli bir kurtmuş ki, gömleğini yırtmadan Yusuf’umu parçalamış! Aslında, kıskançlık ve ihtirâslarınızsizi fenâ bir işe sürüklemiş. Ben de sizi Allah’a havale ediyorum. Artık bana düşen, güzelce sabretmektir. Ne diyeyim, bu anlattığınız olaylar karşısında, bana dayanma gücü vermesi için Allah’ın yardımına sığınmaktan başka çarem yok.” Yûsuf’un durumuna gelince:
Gömleğinin üzerine yalancıktan bir kan sürdüler.
(Babaları) Dedi ki:
-“Hayır! Belki de nefsiniz sizi bir işe sürükledi.
Artık güzel bir sabır (gerekir).
Vasfedip söylediklerinize karşı Müsteân / Yardım İstenecek Olan ancak Allah’tır”.
Ve (Yûsuf’un) gömleğinin üzerine, yalandan bir kan (sürerek) getirdiler. (Yâkûb): “Hayır, tam tersine nefisleriniz sizi (aldatarak) kötü bir işi güzel gösterdi, artık (bana düşen) güzel bir sabırdır, sizin bu yaptıklarınıza karşı yardım istenecek olan da sadece Allah’tır.” dedi.
(Böyle diyerek) üzerinde yalancı bir kan lekesi bulunan (Yusuf'un) gömleğini çıkarıp gösterdiler. [Yakub:] “Yoo” dedi, “sizi kendi hayal gücünüz bu kötü oyuna sürükledi! 17 Artık [bana düşen] güzelce sabretmektir. Ve bu anlattığınız bahtsızlığa karşı bana dayanma gücü bahşetmesi için kendisine yönelebileceğim (yegane) hâmî Allah'tır.” 18
Ve üzerine sahte bir kan sürülmüş olan Yusuf’un gömleğini getirdiler. Babaları: “Hayır, kıskançlık duygularınız sizi bu işi yapmaya sürüklemiş. Bana da güzel bir şekilde sabretmek düşer. Anlattığınız konular hakkında, kendisinden yardım istenecek tek makam Allah’tır.” dedi. 1/4, 2/155
Üstelik, üzerinde sahte bir kan lekesi bulunan gömleğini de getirmiştiler. (Yakub) “Olamaz” dedi, “tasavvurlarınız[1837] size tumturaklı bir oyun oynayarak sizi yanıltmış olmalı![1838] Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır;[1839] ve anlattığınız bütün bu şeyler karşısında kendisinden yardım dilenilecek tek merci Allah’tır.”
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 18. Ayet Açıklaması
[1837] Nefs (lügat anlamı için bkz: 4:1, not 2) ve nufûs şeklindeki kullanımların ötesinde, enfus’un bu sûredeki kullanımları, belirgin bir biçimde diğerlerinden farklılaşmaktadır. (Krş: Âyet 23, 26, 30, 32, 53 vd.) Sanki bu farklılaşma anlam daralması biçiminde olmakta ve nefis kavramı bizim kimi yerde “ters dönmüş tasavvur” kimi yerde “ayartıcı sahte benlik” olarak karşıladığımız özel anlamlarıyla öne çıkmaktadır. Nefis kavramındaki bu anlam farklılaşması, zihnimizde Kur’an’ın indiği dönemdeki insan tasavvurundan farklı olarak, bu olayların yaşandığı Hermetizm’in vatanı olan Eski Mısır’da carî olan insan tasavvurunu çağrıştırmaktadır. Bu durumda Kur’an’ın, eşsiz bir anlatım tekniğiyle olayları, kahramanlarının kendi zamanlarına dair temel tasavvurlarıyla birlikte aktardığı gibi bir sonuç çıkar. Bu konuda hiçbir metin Kur’an’la kıyaslanamaz. Bununla amaçlanan tarihsel bir aklı ve o aklın temellerini yansıtmanın da ötesinde, bu olaydan çıkarılacak ahlâkî derslerin ve ilâhî yasaların daha net ve doğru bir biçimde çıkarılmasını temin etmektir.
[1838] Tesvil, (Müfredât se-e-le, Muhtar ise se-ve-le maddesine yerleştirmiş) insan tasavvurunun, çirkini güzel göstererek sahibini yanıltması (Râğıb). Bu, hakikate müdâhaleye girişen tasavvurun, sahibine kurduğu bir tuzaktır. Bu tuzağın en bariz özelliği, gerçeğin fark edilmesini zorlaştıran albenili gerekçelerle bezenmiş olmasıdır. Aynı ifade, bu sûrenin 83. âyetinde de yer almaktadır (Krş: 47:25). Bu ve 83. âyet, Hz. Yakub’un kalbinin bu senaryoya yatmadığını îmâ etmektedir.
[1839] Allah Rasûlü fe-sabrun cemîl’i “şikâyet içermeyen sabır” olarak açıklamıştır (İbn Ebi Hatim).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve gömleği üzerinde yalancı bir kan olduğu halde gelmişlerdi. Dedi ki: «Size nefsiniz belki bir işi süslemiş oldu. Artık güzel bir sabır! Ve ancak Allah Teâlâ'dır sizin şu söylediklerinize karşı kendisinden yardım istenilecek zât.»
Onlar Yusuf'un gömleğine sahte kan bulaştırarak getirmişlerdi. Babaları Yâkub: “Hayır! ” dedi, nefisleriniz sizi aldatmış, bu işe sevk etmiş. ”Artık bana düşen, ümitvar olarak güzelce sabretmektir. Ne diyeyim, sizin bu anlattıklarınız karşısında, Allah'tan başka yardım edebilecek hiç kimse olamaz! ” {KM, Tekvin 37, 31-33}
Sabrun Cemil: Feryatsız, şikâyetsiz, soğukkanlı ve mütevekkil bir şekilde belayı karşılamak demektir. Mevcut Tevrat metni, Hz. Yâkub (a.s.)’ın tepkisini ve yas tutmasını, bir Peygamber teslimiyetine yaraşmayacak tarzda tasvir eder.
Süleyman Ateş
(Yusuf'un) gömleğinin üstünde yalan kan getirdiler. (Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürükledi. Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"
Yusuf’un başka bir kanla bulanmış gömleğinin başına toplaştılar. Yakup dedi ki: “Hayır! Arzularınız size bir iş yaptırmış. Bundan sonra gereken güzel bir sabır. Anlattıklarınız karşısında yardımına sığınılacak olan yalnız Allah’tır.”
Ve ona üzerine sahte bir kan ile Yusuf'un gömleğini getirdiler. Babaları:-Hayır, sizi nefsiniz bu işi yapmaya sürükledi. Bana da sabretmek kaldı. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir, dedi.
Yusuf'un gömleğini de üzerine yalandan bir kan sürüp getirmişlerdi. Babaları “Belli ki nefsiniz sizi bir işe sürüklemiş,” dedi. “Artık güzel bir sabır gerek. Anlattıklarınıza karşı ancak Allah'tan yardım istenir.”
Yûsuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: "İş, söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi aldatıp bir işe itmiş. Artık bana düşen, güzelce sabretmek. Anlattıklarınıza karşı yalnız Müsteân olan Allah'tan yardım istenir."
daħı getürdiler göñlek üzere ķān yalan eyitti “belki bezedi sizüñ içün nefslerüñüz bir işi pes ķatlanmaķdur ya'nį işüm görklü. daħı Tañrı arķa dilenmişdür anuñ üzere kim śıfat eylersiz ya'nį yūsuf işini.
Daḫı getürdiler Yūsuf göñlegin yalan ḳana bulaşmış. Ya‘ḳūb eyitdi: Bel ki nefsüñüz size bir iş bildürdi, işledüñüz. Pes ṣabr ider‐men yaḫşı ṣabreylemek. Daḫı Allāha ṣıġınuram siz işledügüñüz işlere.