Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4570, sondan 1667. ayet; 47. sure ve Muhammed Suresinin 25. ayetidir. Muhammed Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 63 ve toplam ebced değeri ise 3345 olarak hesaplanmıştır. Muhammed Suresinin toplam ebced değeri 180303 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان الذين ارتدوا على ادبارهم من بعد ما تبين لهم الهدى الشيطان سول لهم واملى لهم
Diyanet İşleri (Yeni) Muhammed Suresi 25. Ayet Tefsiri
Burada sözü edilen münafıklar, önce iman etmiş iken sonra eski hallerine dönenlerdir. Bunlar ve genellikle münafıklar vahiyden ve onun getirdiği İslâm’dan hoşnut değillerdi. Bu yüzden İslâm düşmanlarıyla iş birliği yapıyor, bazı konularda onlara yardım ediyorlardı (Haşr 59:11); bütün bunların mânevî sebebi de şeytana uymaları, bâtılı hak, çirkini güzel, kötüyü iyi görmeleri idi.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına dönenleri şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
1- Şeytan, hakk' tan uzak olan, hakk'a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak “karakteristik adı” dır.
Ahmet Akgül
Şüphesiz, kendilerine hidayet (ve İslami mesuliyet) açıkça belli olduktan sonra, (Milli ve manevi istikametten ve insani düşünceden ayrılıp) gerisin geri (küfre ve nankörlüğe) dönenleri, şeytan kışkırtmış ve uzun emellere (dünyalık gaye ve gailelere) kaptırmıştır.
Gerisin geriye, hem de doğru yol, kendilerince apaçık anlaşıldıktan sonra, eski dinlerine dönenlere gelince: Şeytan, yanlış hareketlerini, kendilerine bezemektedir ve onları, uzun uzun dileklere düşürmektedir.
Hidayet ve doğru yol kendilerine açıklandıktan sonra, gerisin geriye dönüp hak dinden dönenlere ise, şeytan yaptıklarını güzel göstermiş ve onları boş umutlara boğmuştur.
Doğru, hak yol, Allahın kitap ve peygamberle gösterdiği yol, kendilerine açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri, İslâm dışı hayatlarına küfre dönenlere, şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler kötülüklerini güzel göstermiş, onları tûl ü emele, olmayacak isteklere sevketmiştir.
Muhakkak ki, kendilerine hak belli olduktan sonra arkalarına (eski küfürlerine ve bâtıl dinlerine) dönenlere şeytan teşvikte bulunmuş ve kendilerini uzun boylu emellere düşürmüştür.
Hidayet ve doğru yol kendilerine açıklandıktan sonra gerisin geriye irtidat edenler ise, şeytan, onların yaptıklarını kendilerine güzel göstermiştir ve onları boş umutlara boğmuştur.
Burada, açık delil ve mucizeleri gördükten sonra, küfre veya iki yüzlülüğe dönenlerin, şeytana uyduklarına, şeytanın da böylelerine uzun ömür telkin ederek emellerini arttırdığına dikkat çekilmiştir.
Edip Yüksel
Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra geriye dönenleri şeytan ayartmıştır ve onlara ümit vermiştir.
Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.
Haberiniz olsun ki o kendilerine hak tebeyyün ettikten sonra gerisin geri irtidâda doğru gidenlere Şeytan fit vermiş ve kendilerini uzun uzun emellere düşürmüştür
Şübhesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, gerisin geri dönen (o münâfık)lar yok mu, şeytan onlara (kötü amellerini) süslemiş ve onları (uzun) emellere düşürmüştür.
Doğru yol onlara açık bir şekilde belirtildikten sonra, arkalarına bakarak dönüp gidenlere, şeytan yaptıklarını doğru göstermiş ve onların kalplerini (yanlışlarla) doldurmuştur.
İsmail Hakkı İzmirli Muhammed Suresi 25. Ayet Açıklaması
[4] «Çok yaşayacaksın» diye onları aldatmıştır veya Cenab-ı Hak onlara mühlet vermiş, ukubetlerini tâcil etmemiştir.
Kadri Çelik
Şüphesiz kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra gerisin geri (inkâra) dönenlere şeytan, (kötülüklerini) güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.
Doğrusunu isterseniz, kendilerine İslâm’ın apaydınlık yolu açıkça gösterildikten sonra yeniden inkâr ve cehâlet karanlıklarına özlem duyup gerisin geriye dönenler, şeytanın ayartmasına kapılmış ve onun süslü vaatleriyle aldanmış kimselerdir.
Şüphesiz, kendilerine dosdoğru yol açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) dönenlere şeytan büyük günâhları önemsiz göstermiş ve onları boş hayallere kaptırmıştır.
GERÇEK ŞU Kİ, kendilerine doğru yol apaçık gösterildikten sonra sırtlarını [bu mesaja] dönenler [böyle yaparlar, çünkü] Şeytan onların hayallerini süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur:
Kuran’ın gösterdiği yolun doğruluğu kendilerine açık seçik belli olmasına rağmen ona sırt çevirenler şeytanların kendilerini aldattığı ve boş ümitlerle avuttuğu kimselerdir. 3/103...106, 4/115
ELBET doğru yol kendilerine açıklandıktan sonra ona sırtlarını dönenler olur: Şeytan onların tasavvurlarını yamultmuş[4568] ve onları dolduruşa getirmiştir.
Şüphe yok, o kimseler ki kendilerine hidâyet besbelli olduktan sonra arkaları üzerine dönüverdiler, onlar için şeytan süslemiş ve onları uzunca emellere düşürmüştür.
Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına (yine eski küfürlerine) dönenlere, şeytan hatalarını süslemiş ve (günah işlemelerini) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere, umutlara düşürmüştür.
Taḥḳīḳ ol kişiler ki mürted olup ardlarına döndiler, özlerine bellü olduḳdanṣoñra doġru yol. İblīs anları azdurdı vesvese ile ve anlara Tañrı mühlet virdi,‘aẕābı tizletmedi.