Yusuf Suresi 17. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1613, sondan 4624. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 17. ayetidir. Yusuf Suresi 17. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 80 ve toplam ebced değeri ise 5109 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (5) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قالوا يا ابانا انا ذهبنا نستبق وتركنا يوسف عند متاعنا فاكله الذئب وما انت بمؤمن لنا ولو كنا صادقين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قالواياابانااناذهبنانستبقوتركنايوسفعندمتاعنافاكلهالذئبوماانتبمؤمنلناولوكناصادقين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kâlû yâ ebânâ innâ żehebnâ nestebiku veteraknâ yûsufe ‘inde metâ’inâ feekelehu-żżi/b(u)(s) vemâ ente bimu/minin lenâ velev kunnâ sâdikîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
“Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın” dediler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
“Ey babamız! Biz Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmış bir şekilde yarışmak üzere (yanından) uzaklaşmıştık. (Ne yazık ki) kurt onu yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen asla bize inanmazsın.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
“Ey babamız!” dediler, “Biz yarış yapmak üzere uzaklaşmış, Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
“Ey babamız! Yarışmaya gittik. Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Kurt onu yemiş. Sen bize inanmayacaksın ama doğru söylüyoruz.” dediler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Hain ve hilekâr kardeşleri:) “Ey babamız gerçek şu ki, biz gittik, (oynayıp) yarışırken, Yusuf’u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin” demişlerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Baba demişlerdi, biz yarışa gitmiştik, Yusuf'u da elbiselerimizin başında bırakmıştık, bir kurt gelip yemiş onu, fakat biz doğru söylesek de sen inanmazsın bize.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
“Ey babamız!” dediler. “Yarış yapmak için bulunduğumuz yerden biraz uzaklaşmış ve Yûsuf'u eşyamızın başına bırakmıştık. Bir de ne görelim, onu kurt yemiş. Ama biliyoruz ki, biz böylece doğruyu söylüyor olsak da, sen bize inanmayacaksın.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Ey babamız, biz yarış yaparken uzaklaştık. Yûsuf'u eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş. Biz doğru söylesek bile sen bize itimat etmeyeceksin.” dediler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
"Ey babamız! Biz gittik yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Bu sırada onu kurt yemiş. Ama biz doğru söylesek de sen bize inanacak değilsin" dediler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık. Fakat onu kurt yemiş. Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Şöyle dediler: “- Ey babamız, biz gittik koşu yapıyorduk. Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakamıştık. Bir de gördük ki, onu kurt yemiş. Şimdi biz ne kadar doğru söylesek de, sen bize inanmazsın.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Dediler ki: “Ey babamız! Biz gittik, yarışıyorduk. Yusuf’u da eşyamızın yanına bıraktık. O ara kurt gelip onu yemiş. Biz doğru da olsak, bize inanacak değilsin.”
Besim Atalay
Besim Atalay
Dediler ki : «Ey babamız! Biz vardık, ok yarışırdık, eşyamızın başına Yusuf'u bırakmıştık, hemen, gelmiş onu kurt yemiş, biz doğru söylersek de, sen bize inanmazsın»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
“Ey babamız! Gerçek şu ki; yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf'u azıklarımızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! (Biliyoruz ki,) her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmayacaksın” dediler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
16,17. Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: "Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın" dediler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Ey babamız," dediler, "Gittik, yarışıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. Sonunda onu kurt yedi. Doğru konuşsak bile sen bize inanmıyacaksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Dediler: ey pederimiz, biz gittik yarış ediyorduk, Yusüfü eşyamızın yanında bırakmıştık bir de baktık ki onu kurt yemiş, şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmazsın
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
«Ey babamız, dediler, hakıykaten biz gitdik. Yarış edecekdik. Yuusufu da eşyamızın yanına bırakmışdık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş! Biz doğru söyleyenler olsak da (biliyoruz ki) sen bize inanıcı değilsin».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Dediler ki: “Ey babamız! Doğrusu biz gittik, yarış ediyorduk; Yûsuf'u da eşyâmızın yanında bırakmıştık (bir de baktık) ki onu kurt yemiş! Şimdi (biz), ne kadar doğru söyleyen kimseler olsak da, sen bize inanıcı değilsin!”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
“Ey Babamız! Biz yarış yaparken Yusuf’u mallarımızın başında bırakmıştık. Sonra onu bir kurt yemiş. Şimdi biz doğru söylesek de sen bizim söylediklerimize inanmazsın, ama biz doğru söylüyoruz” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
«— Baba! Biz koşmaca oynuyorduk [¹], Yusuf/u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Bunun üzerine onu kurt yedi. Biz gerçek de olsak sen bize inanacak değilsin» dediler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Ey babamız! Biz gittik, yarışıyorduk ve Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; derken kurt onu yedi. Ama biz doğruyu söyleyenler olsak bile sen bize inanan kimse değilsin” dediler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
“Ey babamız!” dediler, “Biz aramızda yarışmak için konakladığımız yerden azıcık uzaklaşmış, Yûsuf’u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. Döndüğümüzde ne görelim, bir kurt parçalamış onu! Fakat biliyoruz ki, biz her ne kadar doğruyu söylüyor olsak da, sen bize haklı olarak inanmayacaksın!”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
-“Ey babamız! Yûsuf’u eşyalarımızın yanında bıraktık. Biz, yarışarak gittik. O sırada onu Kurt yemiş. Doğru söyleyen / sadık idiysek de bize inanmazsın!” dediler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Ve: “Ey Babamız! Biz (kendi aramızda) yarışmaya gidince, Yûsuf’u da eşyalarımızın yanında bırakmıştık. O esnada onu bir kurt yemiş. Ama biz doğruyu söylesek bile zâten sen bize inanmazsın.”1 dediler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
“Ey babamız!” dediler, “Yarış yapmak için bulunduğumuz yerden (biraz) uzaklaşmış ve Yusuf'u azıklarımızın yanında bırakmıştık... Meğer kurt kapmış o'nu! Ama [biliyoruz ki,] biz böylece doğruyu söylüyor olsak da sen bize inanmayacaksın!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
“Ey Babamız! İnan ki biz aramızda yarış yapmak için biraz uzaklaşmış ve Yusuf’u eşyalarımızın yanına bırakmıştık. O sırada kurt onu kapıp yemiş! Şimdi biz ne kadar doğru söylersek söyleyelim, sen yine de bize inanmayacaksın!” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
“Ey babamız!” dediler, “Yarış yapma amacıyla uzaklaşmıştık. Yusuf’u da eşyalarımızın başında bırakmıştık. Bir de baktık ki onu kurt yemiş.[1836] Ama biz ne kadar doğruyu söylersek söyleyelim, yine de sen bize inanmayacaksın!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Ey bizim pederimiz! Biz hakikaten bir yarış ederek gittik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bıraktık, hemen O'nu kurt yemiş ve sen bize velev ki doğru sözlü kimseler olmuş isek de inanır değilsin.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
16, 17. Yatsı vakti, ağlayarak babalarının yanına dönüp dediler ki: “Sevgili babamız, biz yarışmak üzere bulunduğumuz yerden ayrılırken Yusuf'u da eşyalarımızın yanında bıraktık. Bir de döndük ki onu kurt yemiş! Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın! ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Ey babamız, dediler, biz gittik, yarışıyorduk; Yusuf'u yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Ama biz doğru söylesek de sen bize inanmazsın!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: “Baba! Baba! Gittik… Yarışacaktık… Yusuf’u eşyalarımızın yanında bıraktık. Sonra onu kurt yemiş. Gerçi ne kadar doğruyu söylesek de bize inanacak değilsin.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
- Babamız, inan ki biz yarış yapıyorduk. Yusuf'u eşyalarımızın yanına bırakmıştık, o sırada kurt onu yemiş. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen yine bize inanmazsın, dediler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Dediler ki: “Baba, biz yarışa çıkmış, Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Onu kurt yemiş! Artık biz doğruyu söylesek de sen bize inanmazsın.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey babamız, dediler, gittik, yarışıyorduk; Yûsuf'u eşyamızın yanında bırakmıştık, kurt onu yemiş. Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler. “iy atamuz! bayıķ biz gittük yarışuruz daħı ķoduķ yūsuf’ı ķumaşumuz ķatında pes yidi anı ķurt. daħı degülsin sen inanıcı bize eger oldug-ise daħı girçekler.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eyitdiler: İy atamuz, biz gitdük idi atlarumuz segirdim‐ile. Daḫı ḳoduḳ idiYūsufı ḳumāşlarumuz ḳatında. Pes anı ḳurt yidi. Daḫı sen bize inanmazsın ki biz girçek söylesevüz daḫı.