Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1619, sondan 4618. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 23. ayetidir. Yusuf Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 91 ve toplam ebced değeri ise 7703 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (12) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وراودته التي هو في بيتها عن نفسه وغلقت الابواب وقالت هيت لك قال معاذ الله انه ربي احسن مثواي انه لا يفلح الظالمون
Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, “Haydi gelsene!” dedi. O ise, “Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler” dedi.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 23. Ayet Tefsiri
Yûsuf’un köle olarak bulunduğu evin hanımı Zelîha ona âşık oldu ve onunla birlikte olmak için planlarını hazırladı. Eşinin evde bulunmadığı bir sırada kapıları kilitledi ve “haydi gel!” diyerek kendisini ona teslim etmeye hazır olduğunu bildirdi. Ancak kadının bu tutkusuna karşılık Yûsuf, iradesine ve duygularına hâkim oldu, müstakbel peygambere yakışır şekilde cevap verdi ve Allah’ın haram kıldığı bir şeyi yapmayacağını bildirerek teklifi reddetti. “O, benim velinimetimdir, bana güzel davrandı” meâlindeki ifadeden Yûsuf’un bu çirkin fiili Allah korkusundan değil de efendisine karşı saygısızlık olur, endişesiyle yapmadığı anlaşılmamalıdır. Zira o, önce Allah’a sığındığını ifade etmiş, sonra da ev sahibinin kendisinin efendisi olduğunu, dolayısıyla ona karşı da böyle bir ihanette bulunamayacağını, zalimlerin (nankörlerin) iflah olmayacaklarını söylemiştir. Bunu izleyen âyette de kadın ona meylettiği halde onun, Allah’tan gelen bir ilham sayesinde kadına meyletmekten korunduğu bildirilmiştir.
Mehmet Okuyan
Evinde bulunduğu kadın, (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiş, kapıları kilitlemiş ve “Haydi gel!” demişti. O da “Allah’a sığınırım! Şüphesiz ki o (eşiniz) benim efendimdir; bana güzel davrandı.” demişti. Gerçek şu ki zalimler başarılı olmaz!
Ayetteki [heyte leke] “Haydi gel” ifadesi, [hîtü leke] şeklinde “Senin için hazırlandım” anlamında da okunmaktadır.,Yûsuf 12:23, 41, 42 ve 50. ayetlerde geçen [rabb] kelimeleri “efendi, sahip” anlamındadır; yoksa Yüce Allah’ın bir sıfatı olan “rabb”, “ilah” anlamında değildir.
Bayraktar Bayraklı
Evinde bulunduğu kadın, onunla ilişkiye girmek istedi. Kapıları iyice kapattı ve “haydi gel” dedi. O da, “Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zâlimler iflah olmaz” dedi.
Evinde yaşadığı hanım, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: “Allah'a sığınırım. Rabbim¹ bana çok iyi davrandı.² Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler.” dedi.
1- Efendim. Rab, aynı zamanda efendi demektir. (Ayetteki Rab'dan kasıt Allah değildir. Evinde yaşadığı hanımın kocasıdır.) 2- Kocan, benim efendimdir, çok iyiliğini gördüm, ona ihanet edemem.
Ahmet Akgül
Evinde kalmakta olduğu kadın, (Züleyha Yusuf’a âşık olup) onun nefsinden murad almaya kalkışmış ve kapıları sımsıkı kapatarak: "Arzularım senin içindir, haydi gelsene!" diye çağırmıştı. (Yusufise: “Bu ahlâksız teklifinden) Allah'a sığınırım. Çünkü o (senin kocan) benim mürebbim-sahiplik edenim (olan değerli şahıstır), yerimi güzel tutmuş bana iyi davranmıştır. Gerçek şu ki, zalimler (asla iflah olmaz ve) kurtuluşa ulaşmazlar" diyerek (karşı çıkmıştı).
Evinde bulunduğu kadın, ondan murat almak istedi de kapıları sımsıkı kapattı ve hadi dedi, beri gel. O, Allah'a sığınırım dedi; şüphe yok ki kocan, benim efendimdir ve şüphe yok ki zulmedenler, asla kurtulamaz, muradına eremez.
Ve barındığı evin hanımı, Yûsuf'tan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: “Haydi gelsene!” dedi. Ama Yûsuf: “Öyle birşey yapmaktan Allah'a sığınırım” diye karşılık verdi. Çünkü O Allah benim Rabbimdir, yerimi güzel ayarlamıştır. Veya senin kocan benim efendimdir, bana çok iyi baktı, ben O'nun iyiliğine karşı hainlik yapamam. Gerçek şu ki, her nerede olursa olsun, Allah'ın istediği şekilde hayat sürmeyenler, asla rahat ve huzura erişemezler.
Evinde bulunduğu kadın, Yûsuf'a yakınlık gösterip hile yaparak sahip olmaya kalkıştı. Kapıları iyice kapattı:
“Haydi gel!” dedi. Yûsuf:
“Allah korusun, kocanız benim velinimetimdir, bana güzel baktı, yer yurt ihsan etti. Unutma ki, iyiliğe kötülükle mukabele eden zâlimler iflah olmaz, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez” dedi.
“heyfelek-haydi gel”, senin için hazır-landım ifadesinin kısaltılmışıdır.
Ahmet Varol
Evinde bulunduğu kadın onun kendisine yaklaşmasını istedi, kapıları sıkıca kapadı ve: "Haydi gelsene!" dedi. (Yusuf): "Allah'a sığınırım. Doğrusu o benim Rabbimdir. Bana iyi baktı. Zalimler asla kurtuluşa ermezler" dedi.
Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: 'İsteklerim senin içindir, gelsene' dedi. (Yusuf) 'Allah'a sığınırım” dedi “çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez.'
Yûsuf'un bulunduğu evdeki kadın, Yûsuf'un kendisine yaklaşmasını istedi ve bütün kapıları kapadı: “- Haydi gel.” dedi. Yûsuf ise: “- Allah'a sığınırım. Doğrusu o (kocan) benim efendimdir, bana güzel bakmıştır. Gerçek budur ki, zalimler (zina yapanlar) kutulamazlar.” dedi.
Evinde bulunduğu kadın, onu elde etmek istedi. Kapıları kilitleyip, “Haydi gel!” dedi. Yusuf: “Allah’a sığınırım. Şüphesiz (kocan olan) sahibim, bana güzel bir makam vermiştir. Şüphesiz, kendine zulmederek hıyanet edenler iflah bulmaz.”
Bulunmuş olduğu evin kadını, ondan dileğini almak istedi, kapıları kapatıp «Haydi, beri gel!» dedi; Yusuf da dedi ki: «Ben Allaha sığınırım, ev sahibi efendimdir, bana iyi bakıyor, zulmedenler kurtulmazlar»
Ve (Yusuf'un) barındığı evin kadını (Züleyha) onun gönlünü çelmek istiyordu ve (bu niyetle kocasının evde olmadığı bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp ona: “Haydi, gelsene!” dedi. Yusuf: “(Hâşâ) Allah'a sığınırım (sana yaklaşmaktan). Doğrusu O benim rabbimdir/efendimdir, bana güzel bir konum kazandırmıştır. Gerçek şu ki, zalimler (nankörler ve zina edenler) asla kurtulamazlar” dedi.
“Rab” aynı zamanda efendi demektir. Ayetteki “o benim Rabbimdir” cümlesindeki “rab” Allah’ı değil, hanımın kocasını, Yusuf’un efendisini anlatmaktadır. Yani “kocan benim efendimdir, beni öz evladı gibi bağrına basmıştır, ona nasıl ihanet eder, nankörlükte bulunabilirim.”Namahrem olan yani birbirlerine nikâhı düşen bir erkekle bir kadının yanlarında yakınları olmaksızın tenha bir mekânda bulunmaları doğru değildir. Bu konuda Hz. Yusuf ile ilgili anlatılan kıssadan alınacak büyük hisseler bulunmaktadır. İnsan, kendisini günaha götürecek yollardan uzak durmalı ya da o yolları kullanmamaya özen göstermelidir. Zira İsra 17:32. ayetinde “zina yapmayın” demiyor özellikle “Zinaya yaklaşmayın” diyor yani, zinaya götürecek olan bütün yolların kapalı tutulması isteniyor. Küçük günahlar büyük günahların öncüleridir. Zinaya götürecek en küçük bir çıkış zinanın geleceğinin habercisidir. Onun için bu duruma yol açacak bütün davranışlardan uzak durmak gerekir.
Diyanet İşleri (Eski)
Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve "gelsene" dedi. Yusuf: "Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar şüphesiz başarıya ulaşamazlar." dedi.
Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve «Haydi gel!» dedi. O da «(Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!» dedi.
Hz. Yusuf büyümüş, gelişmiş ve görkemli bir genç olmuştu. Onun bu hali, yaşadığı evin hanımında kendisine karşı farklı duyguların belirmesine sebep olmuş ve kadın Hz. Yusuf’a gayri meşru ilişki teklif etmişti.
Edip Yüksel
Evinde bulunduğu kadın onu baştan çıkarmak istedi, kapıları kitledi ve: "Tümüyle sana aidim," dedi. Dedi ki: "ALLAH'a sığınırım. O benim Rabbimdir (efendimdir), ki bana iyi bir yer verdi. Zalimler başarmaz."
Yusuf, iki türlü anlaşılacak bir ifade kullanıyor. Kadın, büyük olasılıkla onun, kendi kocasından söz ettiğini sandı. Aslında Yusuf, "benim Rabbim" sözüyle Gerçek olan Tanrı'yı amaçlamaktadır. Tektanrıcı olan Yusuf bu sözle, kendisini satın alarak evlatlık edinen kişiyi kasdetmiş olamaz (12:39, 42, 50; 6:164; 9:31).
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.
Derken hânesinde bulunduğu hanım bunun nefsinden kam almak istedi ve kapıları kilidledi, haydi seninim dedi, o, Allaha sığınırım, dedi: doğrusu o benim Efendim, bana güzel baktı, hakıkat bu ki, zalimler felâh bulmaz
Onun bulunduğu evdeki (kadın) onun nefsinden murad almak istedi, kapıları sımsıkı kapadı ve: «Sana söylüyorum, beri gel» dedi. O ise: «Allaha sığınırım, doğrusu o benim efendimdir. O, bana güzel bir mevki vermişdir. Hakıykat şudur ki zaalimler asla felah bulmaz» dedi.
Ve o evinde kaldığı (hanım), onun nefsinden murâd almak istedi de kapıları iyice kilitledi ve: “Haydi gel!” dedi. (Yûsuf) dedi ki: “Allah'a sığınırım! Şübhesiz ki o (kocan), benim efendimdir; benim mevkiimi (hep) güzel tuttu. Şu muhakkak ki, zâlimler kurtuluşa ermezler.”
Kadının odasında (yalnızca ikisi) olduğu bir zamanda, kadın kendi nefsinde Yusuf’u istiyordu ve bu nedenle kapıları kapatıp, “hadi gel” dedi. Yusuf (yasak bir ilişkiye girmekten) “Allah korusun. O benim Rabbim sığınacak yerimi güzelleştirmiş iken (evin efendisine bu zulmü işleyemem). Elbetteki zalimler asla kurtuluşa erişemezler” dedi.
Bulunduğu evdeki kadın ondan murat almak istedi, kapıları sımsıkı kapadı, «— Beri gel» dedi. Yusuf «— Tanrıya sığınırım, çünkü o [¹], benim efendimdir. Bana iyi bakmıştır, zina ile kendisine zulüm edenler felâh bulmazlar» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 23. Ayet Açıklaması
[1] Zevcen.
Kadri Çelik
Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden murat almak istedi, kapıları sıkı sıkı kapadı ve “Ben seninim, gelsene!” dedi. Yusuf, “Allah'a sığınırım. Çünkü o (Allah) benim Rabbimdir, yerimi güzel kılmıştır. Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermez” dedi.
Bu arada, içinde yaşadığı evin hanımı Züleyhanasıl olduysa Yûsuf’a göz koymuş, onu elde etmek için plânlar kurmaya başlamıştı.Bunun için, kocasının evde olmadığı bir gün bütün kapıları kilitledi ve “Haydi, yanıma gelsene!” dedi. Fakat Yûsuf, “Böyle bir alçaklıktan Allah’a sığınırım!” diye karşılık verdi, “Rabb’im bana bunca iyilikler bahşetmişken, O’na karşı nasıl nankörlük edebilirim? Ayrıca, beni öz evladı gibi bağrına basan efendime nasıl ihânet edebilirim? Gerçek şu ki,zâlimler asla kurtuluş yüzü göremezler!”
Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden istekte bulundu.
Kapılar’ı sıkı sıkı kapattı.
-“Hadi gelsene!” dedi.
(Yûsuf):
-“Allah’a sığınırım. O, benim rabbimdir / efendimdir. Bana güzel baktı.
Gerçek şudur ki; Zâlimler kurtuluşa ermez” dedi.
Onun evinde kalmakta olduğu kadın, ona meyletti1 ve kapıları sımsıkı kapatarak: “Haydi beri gel!” dedi. (Bunun üzerine Yûsuf da): “Bana (lütfuyla) en güzel şekilde yardım eden Rabbim olan Allah’a sığınırım. Çünkü zâlimler asla kurtuluşa eremez.”2 diye cevap verdi.
1 (رَاوَدَ) fiilinin sözlük anlamı, “aldatmak, tuzağa düşürmek, zina teklif etmek, yaltaklanmak ve meyletmek” demektir.2 Âyetin bu bölümü; “…Allah’a sığınırım! Muhakkak ki, (kocan), benim efendimdir. O bana çok güzel baktı. Doğrusu zâlimler asla kurtuluşa eremez” diye de tercüme edilebilir. Ancak yukarıdaki tercüme; bir Peygamberin, Allah adına değil de, efendisinin iyi davranmasından dolayı kötülükten kaçmasının, doğru olmayacağından dolayı, tercih edilmiştir.
Muhammed Esed
Ve [olacak bu ya,] barındığı evin kadını [kendini o'na karşı duyduğu arzuya kaptırıp] o'nun gönlünü çelmek istiyordu; ve (bu niyetle bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp o'na: “Haydi, gelsene!” dedi. [Ama Yusuf:] “(Böyle bir şey yapmaktan) Allah'a sığınırım!” diye karşılık verdi, “Hem, efendim [bu evde] bana iyi baktı! Doğrusu, zalimler asla güvenliğe, esenliğe erişemezler!”
Derken evinde barındığı evin hanımı, Yusuf’a karşı şiddetli bir arzu duyup Murat almak istedi ve kapıları sıkı sıkı kapadı: “Haydi, gelsene!” dedi. Yusuf: “Böyle bir şey yapmaktan Allah’a sığınırım, çünkü kocan benim efendim velinimetimdir. Bana iyi bir konum kazandırdı. Şu bir gerçek ki, kendisine güvenenlere ihanet eden zalimler asla umduklarına ulaşamazlar.” 12/51-52, 7/200, 16/98, 18/27, 40/27
Derken, evinde bulunduğu kadın arzusunu onunla tatmin etmek için onu baştan çıkarmak istedi.[1844] Ve (bir gün) kapıları sıkı sıkıya kapatıp dedi ki: “Hadi, seninim!”[1845] (Yusuf): “Allah’a sığınırım” dedi, “çünkü O benim Efendim;[1846] bana güzel bir konum kazandırdı! Şu da bir gerçektir ki, zalimler asla başarıya ulaşamaz.”
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 23. Ayet Açıklaması
[1844] el-Murâvede, “iki taraftan birinin istemediğini diğerinin istemesi yüzünden taraflar arasında çıkan çekişme” anlamındadır (Râğıb). Zemahşerî’ye göre, bu çekişme sırasında arzuladığını elde etmek için “her türlü hile, işve, cilve ve tuzağa başvurma” anlamını içerir (Esâs ve Keşşâf). Tercihimiz, râvedethu…‘an nefsihi ibaresinin yan anlamlarını tercümeye yansıtma kaygısının bir ürünüdür. İbarenin tamamlayıcı unsuru olan ‘an-nefsihi, ‘muhatabın direnişine rağmen onu kendi aleyhine bir işe razı etmek’ vurgusunu zaten barındırır. ‘An edatının, genellikle, nesne olarak aldığı yüklemi özneden uzaklaştırma vurgusu dikkate alınırsa, bu ibare mefhum olarak “kadın, arzusunu tatmin etmek için, onu öz benliğinden uzaklaştırmak istedi” ya da “onu, kendi özüne yabancılaştırarak arzusunu tatmin etmek istedi” anlamına ulaşılır. Elde edilen bu dolaylı anlam, aslında her günahın, insanın kendi özünden uzaklaşması anlamına geldiğini de îmâ eder (Krş: 54:37).
[1845] Bu, İbn Abbas’ın alternatif okuyuşu olan hi’tu’yu da gören bir karşılıktır.
[1846] Burada Hz. Yusuf’a ait olan “çünkü O benim Efendim” ifadesinde “efendim” sözcüğünün aslı olan rabbî, Hz. Yusuf’un da konuştuğu Sami dil ailesinde “hizmetçinin sahibi, kölenin efendisi, kulun Rabbi” anlamlarına kullanılan çok çağrışımlı bir ifadedir. Dolayısıyla bununla ne kastedildiği ancak hatibin kastı, iç ve dış bağlam göz önüne alınarak bilinebilir. Hz. Yusuf ile yöneticinin karısı arasındaki bu diyalogda bu sözcük kasten tevriyeli kullanılmış gibidir. Çünkü bu kıssanın ana temalarından biri de Allah’ın rububiyetine dikkat çekmektir (Bkz: Âyet 39, 42 ve 50). Bu gerçek dikkate alındığında Hz. Yusuf’un rububiyet konusunda ne kadar titiz olduğu görülecektir. Bu durumda Hz. Yusuf, “o benim Rabbim’dir” derken gerçek Rabbi olan Allah’ı kastetmiş, fakat içerisinde bulunduğu konum gereği, bunu tevriyeli olarak ifade etmiştir. Bu durumda muhatabın bu sözü kendi tasavvuruna göre anlaması doğaldır. Böylelikle Hz. Yusuf, evin hanımına, kendi aleyhine kullanacağı bir koz da vermemiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O'nu hanesinde bulunduğu kadın, nefsinden muradını almak için hileye düşürmek istedi ve kapıları kilitledi ve «haydi gelsene» dedi. (Yusuf da) Dedi ki: «ATeâlâ'ya sığınırım. Şüphe yok ki, o benim efendimdir. Benim ikametgâhımı güzelce kılmıştır. Muhakkaktır ki, zalimler felâha ermezler.»
Derken, bulunduğu evin hanımı, Yusuf'a sahip olmak istedi ve kapıları kapatarak “Haydi yaklaş bana! ” dedi. O: “Allah'a sığınırım! ” dedi. “Doğrusu, senin kocan olan benim efendim'in çok iyiliğini gördüm. Hıyanet ederek zalim olanlar iflah olmazlar. ” {KM, Tekvin 39, 7-20; 37, 36; 39, 1}
Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip: "Haydi gelsene!" dedi (Yusuf): "Allah'a sığınırım dedi, efendim bana güzel baktı. zalimler iflah olmazlar!"
Bulunduğu evin kadını, ısrarla ondan yararlanmak istedi. Bütün kapıları kapadı. “Haydi, gel” dedi. Yusuf: “Allah’a sığınırım. O benim Rabbimdir. Bana iyi bir makam verdi. Çünkü yanlış yapanlar umduklarına kavuşamazlar” dedi.
Evinde bulunduğu kadın ona karşı arzu duymaya başladı. Kapıları sıkı sıkı kapadı:-Haydi, gelsene! dedi. Yusuf:-Allah'a sığınırım, O benim efendimdir. Bana iyi güzel bir mevki verdi. Zalimlerin sonu iyi olmaz.
Derken, evinde bulunduğu kadın onun nefsinden muradını almak istedi, kapıları kapatıp “Haydi gelsene” dedi. Yusuf “Allah korusun,” dedi. “Kocan benim efendimdir; o bana çok iyi bakıyor. Zalimler ise iflâh olmazlar.”
Yûsuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden gönlünü tatmin etmek istedi. Kapıları kilitledi, "Hadi gel!" dedi. Yûsuf: "Allah'a sığınırım, Rabbim beni güzel bir barınağa kavuşturmuştur. Zalimler iflah etmez." dedi.
Daḫı yamanlıḳ istedi ol ‘avrat ki Yūsuf anuñ evinde idi özinden. Daḫı ḳa‐puları yapdı. Eyitdi: Sen gel baña, didi. Yūsuf eyitdi: Ne‘ūẕü bi’llāh ki bu işedüşem, beni ṣatun alan ḫocam baña iḥsān eyledi, anuñ iḥsānı cezāsı ehlineḫāyinlıḳ mıdur? didi. Ẓālimler iflāḥ olmazlar.