Kamer Suresi 37. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4883, sondan 1354. ayet; 54. sure ve Kamer Suresinin 37. ayetidir. Kamer Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 4425 olarak hesaplanmıştır. Kamer Suresinin toplam ebced değeri 118436 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولقد راودوه عن ضيفه فطمسنا اعينهم فذوقوا عذابي ونذر
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولقدراودوهعنضيفهفطمسنااعينهمفذوقواعذابيونذر
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve lekad râvedûhu ‘an dayfihi fetamesnâ a’yunehum feżûkû ‘ażâbî ve nużur(i)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!” dedik.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki onlar (Lut’un) misafirlerinden (ahlaksızca) yararlanmak bile istemişlerdi de gözlerini kör etmiştik. (Kendilerine) “Benim azabımı ve benim uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!” (demiştik).
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, onlar Lût'tan misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler. Bunun üzerine biz de onların gözlerini kör ettik. “Cezamı ve uyarımı tadın!” dedik.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik.¹ Azâbımı ve uyarılarımı tadın.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun onlar, Onun konuklarından da (şehvetle) murad almak için baskı yapmaya (girişmişlerdi) . Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın" (dedik ve sonlarını getirdik).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gerçekten de onun konuklarını istemişlerdi de biz, kör edivermiştik gözlerini, artık tadın azabımı ve korkutuşlarımın sonucunu.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Hatta Lût'tan, genç delikanlılar şeklinde gelen melek misafirlerini kendilerine teslim etmesini istediler de, biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. Artık tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlar Lût'un misafirlerine göz koydular. Ânında biz onların gözlerini silme kör ettik. “Haydi azâbımı, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın.”dedik.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun ki onlar onun konuklarına tecavüze kalkıştılar. Biz de gözlerini silme kör ettik. "Şimdi tadın azabımı ve uyarılarımı."
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. 'İşte azabımı ve uyarmamı tadın.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Ve onun (meleklerden ibaret) misafirlerine, (kendi aralarında icra etmekte oldukları kötü işle) tecavüze kalkıştılar. Biz de onların gözlerini silme kör ediverdik. “- Şimdi azabımı ve peygamberimin tehdidlerini tadın.” dedik.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onun misafirleri olan meleklere tecavüz etmek istediler. Biz hemen gözlerini kör ettik. “Azabımı ve uyarılarımı(n sonuçlarını) tadın!” dedik.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onun konuklarından dilek almak istediler, kör ettik onların gözlerini biz, imdi, tadın azabımı, tadın kocundurmalarımı!
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlar onun (melek olarak gelen) misafirlerine karşı (cinsel anlamda) kötülük yapmayı planlamışlardı. Biz de onların gözlerini silme kör ettik ve (onlara): “Haydi, azabımın ve uyarılarımı(n kötü sonucunu) tadın (bakalım dedik)!”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. «Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!» (dedik).  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun konuklarından murad almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve onun müsafirlerinden kâm almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azâbımı ve inzarlarımı?
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki onlar müsâfirlerine (bile) kötülük yapmayı kasd etmişlerdi. Biz de gözlerini silme kör ediverdik. «İşte, (dedik,) azabımı ve tehdîdlerimi (n akıbetini) tadın».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
And olsun ki ondan (Lût'un kendisinden), misâfirlerinden (murâd almak üzere)talebde bulundular; bunun üzerine (biz de) onların gözlerini silme kör ettik: “Haydi tadın azâbımı ve korkutmalarımı!” (dedik).
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlar, Lut’un misafirlerine de tecavüz etmeyi arzulamışlar. Bizde gözlerini kör etmiştik ve “Artık azabımı ve uyarıların karşılığını tadın” dedik.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar kötü iş için konuklarla yalnız kalmak üzere tekrar tekrar Lût/a müracaat etmişlerdi. Biz de gözlerini belirsiz ettik, onlara «— Artık azabımı, korkutmalarımı tadın» dedik.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz onlar, onun konuklarından da murat almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. “İşte azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Derken, yakışıklı birer delikanlı sûretindeki azap meleklerini şehre gönderdik. Lut, kim olduklarını bilmediği bu “tanrı misafirlerini” evinde ağırladı. Fakat durumu haber alan şehir halkı, onun misafirlerini tâciz etmeye kalkıştılar; Biz de onların gözlerini kör ettik ve “Azâbımı ve uyarılarımı dinlememenin cezasını tadın bakalım!” dedik.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
And olsun, Lût’un misafirlerinden murat almak istediler! Derken, gözlerini sildik / kör ettik. Tadın azabımı ve uyarılarımı!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Bir de) onlar, onun konuklarından istifâde etmeye kalkıştılar. Biz de onların gözlerini kör ettik. Ve: “Benim azabım ve uyarılarım nasılmış? Tadın bakalım!” (dedik.)
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ve hatta o'ndan misafirlerini [kendilerine] teslim etmesini istediler: 20 bunun üzerine onları (gerçeği) görmekten yoksun bıraktık: 21 “Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!” [diye seslendik.]
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Üstelik onlar, Lut’un misafirleriyle ilişkiye girmek için ona baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini kör ettik/idrak ve bilinçlerini kapattık. Madem öyle tadın bakalım benim azabım ve uyarılarım neymiş! 29/28-29
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Daha beteri arzularını onun misafirleriyle tatmin etmek için onunla çekiştiler;[4824] bunun üzerine Biz de gözlerini kör ettik[4825] (ve dedik ki):“O halde azabımı da tadın, uyarılarımı da!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O'ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik).
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlar Lût'un misafirlerine karşı niyetlerini bozdular, onlarla yalnız kalmak için gidip gidip geldiler. Biz de gözlerini silme kör ettik. Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi! [11, 77-83; 15, 61-74] {KM, Tekvin 19, 11}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Üstelik Lut’un konuklarını elde etmeye çalışıyorlardı ki gözlerini kör ediverdik: “Şimdi uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlar, Lût'un misafirlerinden murat almak istemişlerdi. Biz de onların gözlerini kör ettik.-Şimdi tadına bakın azabımın ve tehdidimin!
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlar Lût'un konuklarına kötülük etmeye niyetlendiler; Biz de onların gözlerini kör ettik, “Tadın azabımı ve uyarılarımın sonucunu” dedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, Lût'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı bayıķ dilediler aña ya'nį lūŧ’a ķonuġını pes belürsüz eyledük gözlerini anlaruñ. “pes ŧaduñ 'aźābumı daħı ķorķıtmaķlarumı.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Lūṭ ‘aleyhi’s‐selāmdan ḳavmi misāfir melekleri istediler. Melekler oña kendilerinibildirüp ḳapuyı açdılar. Ḳavm‐i Lūṭ girince Cebrā’īl ‘aleyhi’s‐selām ḳanadını çarpupanadan doġma gibi kör oldılar. Lūṭ ‘a. m [‘aleyhi’s‐selām] onları ṭaşraya çıḳarup baḳıñbenim ‘aẕāb ve inẕārımı ṭadıñ buyruldı.