Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1620, sondan 4617. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 24. ayetidir. Yusuf Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 75 ve toplam ebced değeri ise 4430 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (9) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد همت به وهم بها لولا ان را برهان ربه كذلك لنصرف عنه السوء والفحشاء انه من عبادنا المخلصين
Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 24. Ayet Tefsiri
“İşaret ve ikaz” olarak çevrilen burhân hakkında çeşitli görüş ve rivayetler olmakla birlikte (Zemahşerî, II, 312) bunun, Allah’tan gelen bir ilham olduğu kanaati ağır basmaktadır. Buna göre kadının tahrikleri karşısında Yûsuf’ta ona yaklaşma arzu ve isteği doğmuş, ancak Allah’tan gelen bir ilham sayesinde bu çirkin işin haram olduğunu hatırlamış ve kadına yaklaşmamıştır. Âyetin akışı da Yûsuf’un bu fiilden korunmuş olduğunu göstermektedir. Bu olay, peygamberlerin peygamberlik öncesinde de büyük günah işlemekten korunmuş olduklarını savunan görüşü destekler.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki kadın ona eğilim göstermişti. Rabbinin delilini görmeseydi o da kadına eğilim göster(ecek)ti. İşte böylece biz kötülük ve çirkinliği ondan uzaklaştırmak için (delilimizi göstermiştik). Şüphesiz ki o, samimi kullarımızdandı.
Ayetin [ve hemme bihâ] ifadesinin sonuna secavend konulmaması gerekmektedir. Çünkü Hz. Yusuf’un o kadına yönelik herhangi bir arzusu vs. yoktu. Buna göre ayetin “O kadın Yusuf’a meyletmişti; Yusuf da o kadına meyletmişti” şeklindeki tercümesi doğru olamaz.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, kadın ona meyletmişti. Eğer Rabbinin gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi, o da ona meyletmiş olacaktı. Böylece biz, kötülüğü ve fuhşu ondan uzak tutuyorduk. Çünkü o, ihlaslı kullarımızdandı.
Gerçekten kadın Yusuf'a ilgi duydu. Yusuf da kadına ilgi duydu. Ne var ki Rabb'inin burhanı¹ sayesinde² kadına uymadı. Böylece ondan kötülüğü ve fuhşu³ çevirdik. Kuşkusuz o Bizim muhles⁴ kullarımızdandı.
1- İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. 2- İlahi rehberliğe uymakla. 3- Her türlü aşırılık. 4- Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar.
Ahmet Akgül
Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan) ını (ve vicdanına doğan uyarı ilhamlarını) görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamış (ve kalbi ona kaymıştı) . Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona duyarlılık bağışlamıştık) . Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.
Andolsun ki kadın, ondan murat almayı iyice kurmuştu, eğer Rabbinin burhanını görmeseydi Yusuf da onun hakkında niyetini bozardı, işte biz ondan çirkin ve kötü şeyleri böylece giderdik, çünkü şüphe yok ki o, gönlünü bize bağlamış kullarımızdandı.
Gerçek şu ki, kadın ona karşı arzu doluydu; eğer Yûsuf Rabbinin zinayı yasaklayan kesin delilini, hatırına getirmemiş olsaydı, onun da ona bir arzu ve isteği doğmuş gitmişti. Böylece biz ondan kötülüğü, çirkin ve taşkınca halleri geri çevirmek için, kesin delilimizi hatırlatmış olduk. Gerçekten de o Yûsuf, bizim seçkin kullamızdan biriydi.
Andolsun ki, hanım, ona karşı gerçekten arzu doluydu. Rabbinin ikazını, emir ve hükümlerini, koyduğu ahlâkî kuralları düşünmemiş olsaydı, Yûsuf da ona meyletmiş gitmişti. Biz kötülük ve zinayı, gayri meşrû ilişkileri, haddi aşmayı, cimriliği, ahlaksızlığı ondan uzaklaştırmak için böyle hatırlatmalarda bulunduk. O bizim samimi, ihlâslı davranışlarda bulunan kullarımızdan biri idi.
Andolsun kadın onu arzu etmişti. Eğer Rabb'inin burhanını görmeseydi o da onu arzu etmişti. Bu şekilde kötülük ve fuhşu ondan savmak için istedik. O bizim seçkin kullarımızdandı.
Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydio da (Yusuf da) onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.
Kadın, gerçekten ona niyyetlenmiş ve o da kadına niyyetlenmişti. Eğer Yûsuf, Rabbinin burhânını (ilâhî ihtar) görmemiş olsaydı, olacak olan olurdu. İşte biz, ondan fenalığı ve fuhşu gidermek için böyle yaparız. Çünkü o, bizim ihlâslı kullarımızdandır.
Andolsun! Kadın onunla çok ilgilendi. O da kadınla ilgilendi; eğer Rabbinden gelen bir burhanı (delili) görmeseydi… Biz böyle yaptık pasiflikten ve günah olan bir işten onu koruyalım. Şüphesiz o halis kılınmış kullarımızdandır.
Kadın ona yöneldi, Tanrının belgesini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona yönelirdi, ondan hem kötülüğü, hem de fuhşu böylecene döndürdük, o bizim arı kullarımızdandır
Andolsun ki, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin (zinadan alıkoyan) delilini görmemiş olsaydı, Yusuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, (erdemli duruşuyla) bizim samimi kullarımızdandı.
And olsun ki kadın Yusuf'a karşı istekli idi; Rabbin'den bir işaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti. İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik. Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandır.
Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlâslı kullarımızdandı.
Tefsircilerin çoğuna göre Hz. Yusuf’un kadına olan bu meyli cinsel bir meyil idi. Fakat bazı tefsirciler peygamberlerin böyle bir meyle kapılmaktan masûn ve münezzeh olduklarını belirterek âyetteki ilgili sözü «O da kadını dövmeye niyet etmişti. Fakat Allah’ın ikazı ile bundan vazgeçti» şeklinde yorumlamışlardır. Her halükârda Hz. Yusuf bu niyet ve meylinden vazgeçmişti.
Edip Yüksel
Kadın onu çok arzulamıştı, Rabbinin işaretini görmeseydi o da onu çok arzulamıştı. Böylece kötülük ve fenalığı ondan çevirdik. O, katışıksız kullarımızdandı.
O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.
Hanım cidden ona niyyeti kurmuştu, o da ona kurmuş gitmişti amma rabbının bürhanını görmese idi, ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf edelim için öyle oldu, hakıkat o bizim ıhlâsa mazhar edilmiş has kullarımızdandır
O (kadın), andolsun ona niyyeti kurmuştu. Eğer Rabbinin bürhanını görmemiş olsaydı (belki Yuusuf da) onu kasd etmiş gitmişdi. İşte biz ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf edelim diye böyle (bürhân gönderdik). Çünkü o, (taatde) ıhlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
Buna rağmen gerçekten (kadın) ona meyletmişti. Ve Rabbinin delîlini görmeseydi,(o da) ona meyletmişti.(1) İşte (biz) kötülüğü ve fuhşu ondan uzaklaştıralım diye böyle(delîlimiz gösterilmiş) oldu. Muhakkak ki o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
(1)Burada zikredilen “delil”den maksad: Bir kavle göre Hazret-i Yûsuf (as)’ın Ken‘an’da bulunan babasının timsâlini görmesidir. (İşârâtü’l-İ‘câz, 257)Âyet-i celîlede geçen meyiller arasında büyük fark vardır. Çünki kadın, hislerini tatmîn için ona meylini fiiliyâta dökerek kâh teşvik, kâh korkutma çâreleriyle cidden teşebbüste bulunmuştu. Yûsuf (as) ise, böyle bir hâlde iken dahi, helâli helâl, harâmı haram olarak görmüş ve bir insan olarak yaratılışının gereği olan meyline rağmen, onda tasarruf ederek hissiyâtına hâkim olmuştu. (Kurtubî, c. 5:9, 166-167)
İlyas Yorulmaz
Kadın Yusuf ile ilişkiye girmek için o’na saldırdı Yusuf da Rabbinin işaretlerini görmese, kadınla ilişkiye girecekti. İşte biz böylece Yusuf’dan kötü olan, şehevi arzuları giderdik. Muhakkak ki Yusuf doğru işler yapan kullarımızdandı.
Kadın ise o işi kastetmişti; Yusuf da ona uyacaktı [²]. Rabbinden burhan görmemiş olsaydı [³] olacak olurdu. İşte böylece biz ondan kötülüğü, hayasızlığı gideririz. Çünkü o bizim halis muhlis kullarımızdandır.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 24. Ayet Açıklaması
[2] Veya def'ini istiyordu.[3] Zinanın kötü bir şey olduğunu hakkıyle bilmemiş olsaydı.
Kadri Çelik
Şüphesiz kadın ona kastetmişti. O da eğer Rabbinin kesin kanıtını görmemiş olsa idi kadına kastedecekti. İşte ondan kötülüğü ve çirkinliği böylece engelledik. Doğrusu o bizim ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandır.
Gerçekten kadın Yûsuf’u arzulamıştı; eğer ihânet ve nankörlüğün çirkin bir davranış olduğuna dâir Rabb’inin kendisine ilhâm ettiği uyarı ve işâretini göz ardı etmiş olsaydı, Yûsuf da yenilip ona yönelecekti. Fakat Allah’ın yardımı sayesinde, arzularına gem vurarak iffetini korumasını bildi. İşte böylece Biz, onu kötülük ve ahlâksızlıktan korumak için kalbine sebat ve kararlılık verdik. Çünkü o, dürüstlüğü, samîmiyeti ve tertemiz ahlâkıyla seçkin kullarımızdan biriydi.
And olsun, ona arzu duydu; o da ona arzu duydu.
O, kendi rabbinin bürhanını / işaretini ya görmeseydi!
İşte bu, onu Fuhuş’tan / Çirkin İşler’den ve Kötülük’ten uzak tutmamız içindir.
O, bizim samimi İhlâslı / arı-duru kullarımızdandır.
Gerçekten kadın, onu arzulamıştı. Eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) hükümlerini göz ardı etseydi (Yûsuf) da o (kadını) arzulamıştı.1 Böylece onu kötülük ve fuhuştan biz koruduk, çünkü o, seçilmiş2 kullarımızdandı.
1 Yûsuf (a.s), kadına meyletmedi ama bu, onun erkeklik hissinin eksikliğinden zannedilmemeli. Öyle olsaydı Yûsuf (a.s)’ın iffetinin bir manası olmazdı. Bu başka bir sebepten değil, tamamen Allah’a olan saygısındandı. Eğer bu iş helâl olsaydı o da azmetmiş gitmişti. Ama o, bir Peygamberdi ve Allah, onu bu konudaki hükmünü bildirerek korumuştu. Âyetin (وَهَمَّ بِهَا) kısmını Suyûti; “o kadını kovmaya, dövmeye yöneldi” diye izah etmiştir.2 Muhlas: Sırf Allah’a itaat için seçilmiş, lekesiz anlamına gelir. Bu kelime bazı kıraatlerde muhlis diye de okunur. Muhlis ise; dini yalnız Allah’a has kılan, ihlâslı demektir.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, kadın o'na karşı arzu doluydu; o da kadını arzuluyordu; öyle ki, [bu ayartma karşısında] eğer Rabbinin burhanı o'nun içine doğmamış olsaydı [bu arzuya yeniliverecekti]; 23 İşte bu, her türlü kötülüğü, çirkin ve taşkın halleri o'ndan uzak tutmak istediğimiz için böyle oldu, çünkü o gerçekten bizim (seçilmiş) kullarımızdan biriydi. 24
Doğrusu kadın, onunla olmayı aklına koymuştu. Eğer Rabbi bu işin çirkinliğini ona ilham ederek göstermeseydi, Yusuf da ona uyacaktı. Biz, onu kötülük ve çirkin işlerden uzak tutmak için bu işareti gösterdik. Çünkü o, bizim çok samimi kullarımızdandı. 13/11, 58/22
Doğrusu kadın onu gözüne kestirmişti; eğer Rabbinin burhanını müşahede etmemiş olsaydı, o da kadını gözüne kestirip gitmişti: işte bunun nedeni, her türlü kötülük ve tutkuya bağlı taşkınlığı ondan uzaklaştırmak istediğimiz içindi; çünkü o bizim seçkin kullarımızdan biriydi.
Ve hakikaten kadın O'na kasdetmişti. O da eğer Rabbinin bürhanını görmemiş olsa idi kadına kasdetmekte bulunacaktı. İşte O'ndan fena bir kasdi ve fuhşa atılmayı defedelim diye öyle (bürhanımız gösterilmiş) oldu. Muhakkak ki o, Bizim ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandır.
Doğrusu, hanım ona sahip olmayı iyice aklına koymuş ve buna yeltenmişti de. Eğer Rabbinin bürhanını görmeseydi o da kadına meyledecekti. İşte böylece Biz fenalığı ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için bürhanımızı gösterdik. Çünkü o, Bizim tam ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.
Bürhan: Allah Teala’nın peygamberlerini, günahlardan uzak tutan ilahî korumasıdır. Hz. Yusuf (a.s) zinanın çirkin bir davranış olduğunu biliyordu. Fakat o sırada ilahî ismet kendisine yetişip bu davranışın iğrençliğini gözle görülecek derecede (aynel yakin) gösterdiğinden, ayet-i kerime bunu reâ fiiliyle beyan buyurmuştur (Âlusi).
Süleyman Ateş
Andolsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini görmeseydi o da onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o, ihlasa erdirilmiş (temiz) kullarımızdandır.
Kadın onu gerçekten istiyordu. Eğer Rabbinin bürhanını görmeseydi Yusuf da onu isterdi. Hep böyle olur. Bu (ilham), kötülüğü ve çirkinliği ondan uzaklaştırmamız içindir. Çünkü o, yürekten bağlılığı olan kullarımızdandır.
Süleymaniye Vakfı Yusuf Suresi 24. Ayet Açıklaması
[*] Bürhan: Şems 91:8; Allah dışlamadığı (lanetlemediği) kişiye yaptığının iyi veya kötü olduğunu ilham eder.
Şaban Piriş
Kadın ona arzu duyuyordu. Rabbinin işaretini görmeseydi Yusuf da ona arzu duyacaktı. Onu hainlik ve fuhuştan uzak tutmak için bu işareti gösterdik. Çünkü O, bizim çok samimi kullarımızdandı.
Kadın ona gerçekten niyeti kurmuştu. Rabbinin delilini görmüş olmasaydı, Yusuf da ona kapılıp gidecekti. Kötülüğü ve fuhşu böylece ondan uzaklaştırdık. Çünkü o ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
Yemin olsun, kadın onu arzulamıştı. Eğer Rabbinin gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi, o da onu arzulamıştı. Biz böylece ondan, kötülüğü ve fuhşu uzak tutuyorduk. Çünkü o, bizim samimi/seçkin kullarımızdandı.