Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1668, sondan 4569. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 72. ayetidir. Yusuf Suresi 72. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 1350 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (5) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا نفقد صواع الملك ولمن جاء به حمل بعير وانا به زعيم
(Yetkili şahıs: Firavunlardan biri olan Mısır Meliki) "Hükümdarın (kıymetli) su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim" demişti.
Dediler ki: “Kralın su kabını kaybettik, onu kim bulursa, ödül olarak kendisine bir deve yükü zahîre verilecek. Buna ben kefilim!” diye ekledi o görevli kimse.
Melikin adamları “Melikin su tasını kaybettik. Kayıp tası kim getirirse ona bir deve yükü ihtiyacı olan buğday verilecek ve ben o tası sizde bulacağımı zannediyorum” dedi.
“Melikin su kabını arıyoruz!” dediler, “Onu bulup getirene, ödül olarak bir deve yükü erzak verilecek; melikin sözcüsü olarak, buna bizzat ben kefilim.”
(O adamlar da): “Hükümdarın su kabını1 kaybettik, onu kim getirirse (ona armağan olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.” dediler. (Birisi de): “Ben de bu (armağa)na kefilim.”2 dedi.
1 Suva’; lügatte sa’ denilen bir kile, yani ölçek anlamına gelmekle birlikte, su içecek bir çeşit tas ve maşraba anlamlarına da gelir. 2 Âyetin bu bölümü; “(O adamlar): ‘Hükümdarın koruyucusu olduğum su kabını kaybettik, onu kim getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.’ dediler.” diye de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
“Kral'ın su-kupasını kaybettik” diye karşılık verdiler, “Onu kim bulursa, [ödül olarak] kendisine bir deve yükü [zahire] verilecek!” “Buna ben kefilim!” diye ekledi [çığırtkan].
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 72. Ayet Açıklaması
[1888] Burada suva’ adıyla anılan kabın, 70. âyette daha genel bir isimle anılan es-sikâye ile aynı kap olup olmadığını bilmiyoruz. Fakat aynı pasaj içerisinde ayrı isimlerle anılmış olması, bu ikisinin farklı şeyler olduğunun delilidir. Eğer böyleyse, birinci kabın Hz. Yusuf’a, ikinci kabın da krala ait olduğunu düşünmek daha makuldür. Allahu a‘lem.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz, ve onu getirecek kimse için bir deve yükü vardır. Ve ben de ona kefilim.»