Hicr Suresi 72. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1874, sondan 4363. ayet; 15. sure ve Hicr Suresinin 72. ayetidir. Hicr Suresi 72. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 24 ve toplam ebced değeri ise 1482 olarak hesaplanmıştır. Hicr Suresinin toplam ebced değeri 179814 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (1) ل (2) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
لعمرك انهم لفي سكرتهم يعمهون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
لعمركانهملفيسكرتهميعمهون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Le’amruke innehum lefî sekratihim ya’mehûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Melekler, Lût’a:) “Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)” dediler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Melekler Lut’a) şöyle demişlerdi: “Ömrüne yemin olsun: Şüphesiz ki onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Senin ömrüne andolsun ki onlar, sarhoşluklarının içinde bocalıyorlardı.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ömrüne ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm; Senin mübarek) Ömrüne andolsun ki onlar, (şehvet) sarhoşlukları içinde kör-sersem vaziyettelerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Melekler Lût'a: “Senin ömrüne yemin ederiz ki, kavmin bu durumda seni hiç dinlemezler. Baksana, şehvetten gözleri dönmüş, sarhoşlukları içerisinde, körcesine sendeleyip, ne yaptıklarını bilmiyorlar.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“- Hayatına-her iki dünyanı mamur eden nizamı koyan dinine andolsun ki ey peygamber, onlar şehvet sarhoşluğu içinde, önlerine gelene sarkıntılık yapıp duruyorlar. Seni hiç dinlerler mi?”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Senin ömrüne yemin olsun ki, onlar sarhoşlukları (şaşkınlıkları) içinde bocalıyorlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(Rasûlüm!) Ömrün hakkı için, doğrusu onlar sarhoşlukları içinde azgın bir halde idiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ömrüne andolsun, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Besim Atalay
Besim Atalay
Başın için söylerim ki : «Doğrusu onların, sarhoşluk içinde gözleri dönmüş!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Ey Resul!) Hayatın hakkı için doğrusu onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Habîbim) senin ebedî yâd-ı cemîline yemîn ederim ki onlar serhoşlukları (azgınlıkları) içinde muhakkak serserî bir halde idiler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Ey şanlı Peygamber!) Ömrüne yemîn olsun ki, gerçekten onlar sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Misafirler “Vay ömrüne! Onlar bu işin sarhoşluğu içinde, bu çirkinliği yapmak için uğraşıyorlar” dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hayatın hakkı için [¹] onlar [²] sarhoşluklarında [³] şaşkındırlar.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde (kör sersem) bocalayıp duruyorlardı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ey Muhammed!Senin hayatına yemin olsun ki, gözlerini şehvet ve ihtirâsın kör ettiği bu insanlar,ne yaptıklarını bilmez bir hâlde, sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlardı. Dolayısıyla, kendilerini Allah korkusuna çağıran, inansınlar ve kurtulsunlar diye durmadan çalışıp çabalayan Lut’un çabaları hiçbir yarar sağlamayacaktı. Bu yüzden, Lut’u ve ailesini o gece o şehirden çıkarıp kurtardık. İnkârcılara gelince:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, sarhoşlukları içinde ne olacağının farkında değillerdi!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Ömrüne yemin ederim ki, gerçekten onlar, sarhoşlukları içerisinde ne halt1 ettiklerini bilmiyorlardı. 2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Fakat melekler Lût'a:] “Canı sağolasıca!” dediler, “[Onlar bu durumda seni hiç dinlerler mi?] 51 Baksana, [şehvetten] gözleri dönmüş, körcesine sendeleyip, öteye beriye sarkıntılık yapıp duruyorlar!”
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
(Melekler) Hayatına ant olsun ki, onlar şehvet sarhoşluğu içinde ne yaptıklarını bilmiyorlar. 26/166
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(Melekler) “Hay, sen bin yaşa!”[2063] dediler; “Baksana, onlar (şehvet) sarhoşluğuyla (gömüldükleri günah bataklığı) içerisinde debelenip duruyorlar!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömrüne andolsun ki, şüphe yok, onlar kendi sarhoşlukları içinde şaşırıp durur kimseler idi.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
(Resulüm! ) “Hayatın hakkı için onlar, kendilerini öylesine kaybetmişlerdi ki sarhoşlukları içinde sürünüp gitmekte idiler. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
(Muhammed!) Senin hayatına yemin ederim ki onlar sarhoşlukları içinde bocalar halde duruyorlardı.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Hayatına and olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Hayatın hakkı için, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
dirligün ḥaķķı-içün bayıķ anlar azġunlıķları içinde ħayrān olurlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Senüñ dirligüñ ḥaḳḳı‐çun yā Muḥammed, anlar küfr esrüklüginde ḥayrānolmışlar‐ıdı.