Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1903, sondan 4334. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 2. ayetidir. Nahl Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 3353 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ينزل الملئكة بالروح من امره على من يشاء من عباده ان انذروا انه لا اله الا انا فاتقون
Allah, “Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.
Âyet metnindeki ruh kelimesi terim olarak “İnsan varlığının hayat ve hareket kaynağı olan, yararlı ve zararlı ayırımı yapan unsuru” şeklinde tanımlanmaktadır (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “rvh” md.; ruh hakkında bilgi için bk. İsrâ 17:85). Bu âyette ise müfessirlerin büyük çoğunluğu tarafından “vahiy” diye açıklanmıştır. Beden ruhla hayat bulduğu gibi fert ve toplumların cehalet karanlığından sıyrılıp gaflet uykusundan uyanarak nihaî kurtuluşa ermeleri de vahiy nuruyla gerçekleşeceği için âyette vahiy, ruh kelimesiyle ifade edilmiştir (Râzî, XIX, 219-220). Taberî âyetteki ruhu, “Allah’ın, hakkı kendisiyle canlandırdığı ve bâtılı onunla yere serdiği şey” diye açıklamış, bundan maksadın da vahiy olduğuna dair rivayetler aktarmıştır (XIV, 77). Elmalılı Muhammed Hamdi’nin de belirttiği gibi (V, 3085) âyette vahyin mükemmel bir tanımı verilmiştir. Buna göre vahyin kaynağı ilâhîdir; Allah kullarından dilediğini peygamber olarak seçmekte ve ona melekleri aracılığıyla insanlığın ruhu, hayat kaynağı değerinde bilgiler, ilkeler göndermektedir. Allah’tan başka tanrı olmadığına inanılması ve O’na saygıda kusur edilmemesi gerektiği yönündeki uyarı bu bilgilerin özünü oluşturmaktadır.
Mehmet Okuyan
(Allah) kendi emri gereği “Benden başka ilah olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve bana karşı [muttakî] (duyarlı) olun!” diye melekleri kullarından dilediği (layık olan) kimseye [rûh] (Vahiy) ile gönderir.
Ayetteki [er-rûh] kelimesinden maksat ölü hayatı diriltici özelliği olan “vahiy”dir; son ümmet için de elbette Kur’an’dır. Benzer mesajlar: Mü’min 40:15; Şûrâ 42:52; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.
Bayraktar Bayraklı
Allah kendi emri ile melekleri, vahiy ile dilediği kuluna indirir. Şu temel ilkeyi onlara gönderir: “Benden başka tanrı olmadığına dair uyarıda bulunun ve benden sakınınız!”.[266]
[266] Rûh hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 434-436.
Erhan Aktaş
Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana karşı takva¹ sahibi olun uyarısında bulunmaları için kullarından dilediğine² emrinden ruh³ ile melekleri⁴ indirir.
1- Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan. 2- Dilediğine resullük vererek. 3- Vahiy. Hayat veren, can veren şeyi. 4- Melek” sözcüğünün çoğulu “melaike”dir. “Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi ve haber verici” demek olan “melek” sözcüğü terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir. Sözcük, Kur'an'da ayrıca, “hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgâr, zorba, yük taşıyan (öküz, eşek vb. 2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır.
Ahmet Akgül
(Elçi seçtiği) Kullarından dilediklerine; melekleri, emrinden olan ruh ile; “Benden başka İlah yoktur, şu halde ancak Benden korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının, şeklinde uyarın” diye indirir.
O Allah ki, kullarından dilediğine: “Benden başka gerçek ilah olmadığı gerçekliğine ve yolunuzu benim mesajlarımla bulun!” buyruğunu ulaştırmaları için meleklerini vahiyle indirendir.
Allah, var ettiği, koruduğu, aslî düzenin bir bölümü olan, tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran vahyile, Kur'ân ile meleklerini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına:
“Yalnızca benim hak ilâh olduğum konusunda kullarımı uyarın ve bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azâbımdan korunun” diye gönderir.
Allah, iradesinden vahy ile Cebrâil'i, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği (insanlara) bildirin, buyuruyor: Benden başka hiç bir ilâh yoktur. Bunun için benden korkunuz, isyan etmeyiniz.
Allah, kullarından istediğinin üzerine, emrinden bir ruhu (vahiy) “Ben’den başka ilah olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve Ben’den korkun!” diye indirir.
(Allah) kullarından dilediğine: “Benden başka ilah yoktur. Öyleyse bana karşı gelmekten sakının!” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh ile melekleri gönderir.
Kur’an’da genelde “can”, “ilham” ve “vahiy” anlamlarında kullanılan “ruh” kavramı burada tevhid inancının bir gereği olarak ölü olan kalbe vahiy ile hayat vermek anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda da insanı ayakta tutan (Hakk) yöneliş ile yıkımına yol veren (Batıl) yöneliş arasındaki yol ayrımını ortaya koymuştur. Nitekim Şua 42:52’de “İşte böylece sana da kendi buyruğumuzdan bir ruh (hayat veren Kur’an’ı) vahyettik” buyrularak vahyin aynı zamanda insana hayat veren bir ruh olduğuna vurgu yapılmıştır. Dolaysıyla bu ayetteki “ruh” da Allah’tan gelen Kur’an’ı işaret etmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."
Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye vahiy ile, «Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun» diye gönderir.
Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.
O, kendi emriyle kullarından kimi dilerse ona (peygamberlerine) vahy ile melekleri (Cebrâili) indirir. «Benden başka hiçbir Tanrı olmadığı hakîkatiyle (onları) inzâr edin, benden korkun diye (bildirin)».
(Rabbin,) melekleri kendi emriyle, kullarından dilediğine: “Şübhesiz ki benden başka ilâh olmadığı(nı insanlara bildirmek) ile korkutun da benden sakının!” diye vahiy ile indirir.
Allah, kendinden emir olarak melekleri vahy (Kitap) ile ”Ben Allah’dan başka ilah yok, yalnızca benden korunun” diye insanları uyarmaları için, kendisinin seçmiş olduğu kullarından dilediğine indirir.
Allah, fermanı ile kullarından dilediğine, melekleri ruh ile [⁶] indirir ki nâs/ı Allah azabıyle şöyle korkutsun: Benden başka tapacak yoktur, benden sakının.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 2. Ayet Açıklaması
[6] Kalplere ruh veren söz ile.
Kadri Çelik
Allah kendi emriyle melekleri, kullarından dilediği kimseye, ruh ile “Benden başka tanrı olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve benden korkun” diye gönderir.
Allah, “Benden başka ilâh yok; o hâlde, Bana karşı gelmekten titizlikle sakının!” diyerek insanlığı uyarmaları için, kullarından dilediğine, kendi katından bir ruh —yani gönüllere hayat veren vahiy— ile melekleri gönderir ve bu seçkin kulları Peygamberlikle görevlendirir.
Kullarından dileyeceği kimselere Melekler’i, O’nun emrinden Rûh ile indirir; uyarın diye ki:
-“Benden başka ilah yoktur; artık benden sakınıp korunun!”.
1 Bu âyete göre nübüvvet, kesbî değil vehbîdir. Yani Peygamberlik, kişinin kendi kazancıyla değil, Allah’ın ihsanıyla olur. 2 Buradaki “ruh” kelimesi “vahiy veya nübüvvet” anlamınadır. (Celâleyn, Kurtubî)
Muhammed Esed
O (ki,) kullarından dilediğine: “[bütün insanları] uyarın ki, Benden başka tanrı yok, öyleyse Bana karşı kendinizi uyanık bir bilinç ve duyarlık içinde tutun!” buyruğunu ulaştırmaları için melekleri vahiyle 2 indirir.
O, “Benden başka ilah yok, yalnızca ben varım. Öyleyse sadece benden sakının!” emriyle insanları uyarmaları için kullarından dilediğine, katından melekleri vahiyle indirendir. 2/97, 26/192...194, 40/15, 42/51
O, kullarından tercih ettiğine “(İnsanları) uyarın! Şunu iyi bilin ki Benden başka ilâh yok! O hâlde artık, Benden (başkalarına ilâhlık yakıştırmaktan) sakının!”[2083] buyruğunu iletmeleri için, melekleri (ölü canlara) hayat veren vahiyle[2084] indirir.”
[2083] İlâhi ve beşeri iradenin etkileşime girdiği tüm bağlamlarda şâe/yeşâu fiiline “tercih etti/eder” anlamı verdik. Bu Âyet bu tercihimizin Kur’ani delillerinden birini oluşturur: “Kullarından tercih ettiklerine”nin metni olan men yeşâu min ‘ibâdihî ibaresindeki yeşâ’ fiiliî, “tercih etti” dışında bir karşılık kabul etmemektedir. Zira min ‘ibâdihi ibaresi, açıkça çok içinden bazılarını tercihe delâlet etmektedir. Hakikat bu iken, geleneksel tefsir kaderciliğin baskısı altında şekillenen kelâmın da etkisiyle, şâe fiilini “tercih edip yapma/yaratma” asli anlamından çıkarıp, “irade etti” (erâde) sınai anlamına taşımıştır. İlginç bir tevafuktur ki, Matüridi (ö. 333) İbrahim 4’ün tefsirinde şâe fiilini, diğer müfessirler gibi erâde ile değil, “tercih etti” anlamına gelen âsera ile karşılamıştır (Te’vîlât, VII, 458).
Fettekûn emrinin bu bağlamdaki en uygun karşılığı, ancak parantez içindeki açıklamayla birlikte anlaşılabilir (Bkz: Ebüssuûd).
[2084] Rûh, burada vahiy anlamındadır. Bu anlamda ilk kullanıldığı âyet Kadr sûresinin 4. âyetidir. (Ayrıca 40:15; 42:52.) Parantez içi açıklama Taberî’nin İbn Abbas’ı da şahit göstererek yaptığı yoruma dayanmaktadır (Krş: Zemahşerî ve Râzî). İlahî bir inşâ projesi olan vahiy, muhatabının tasavvurunu, anlamını kendi yüklediği kavramlarla inşâ eder. Buna göre vahiy, hayata “ruh” katan bir mesajdır. Nasıl ki ruhunu yitiren bir insan ceset hâline geliyorsa, vahiysiz bir hayat da odur. Kur’an Allah ve Elçi’sinin vahiyle yaptığı çağrıyı da “diriliş çağrısı” olarak niteler (8:24). Vahiy gönlün nur ve cilası, aklın ziyası, gözün ışığı, cesedin canı mesabesindedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
O, kullarından dilediği üzerine kendi emrinde Ruh ile melekleri indirir ki, korkutunuz. Şüphe yok ki, Benden başka ilâh yoktur. Artık Benden korkunuz.
Allah melekleri, kendi tarafından bir vahiy ile kullarından dilediği kimselere, “Ben'den başka tanrı yoktur. Bana karşı gelmekten sakının! ” diye uyarmak üzere gönderir. [42, 52; 6, 124; 22, 75; 21, 25]
Allah, kendi emri olan o ruhu, meleklerle, kullarından seçtiği kişiye indirir ve der ki “İnsanları uyarın; Benden başka ilah yoktur; hepiniz Benden çekinerek kendinizi koruyun.”
O, insanları “Benden başka tanrı yoktur; Bana karşı gelmekten sakının” diye uyarmaları için, kullarından dilediğine, meleklerini kendi emrinden olan ruh(1) ile indirir.
indürür firişteleri vaḥy ile buyruġından anuñ üzere kim diler ķullarından kim “ķorķıdu ħaber virüñ bayıķ ol yoķdur Tañrı illā ben pes ķorķunuñ benden”.