Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2041, sondan 4196. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 12. ayetidir. İsrâ Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 115 ve toplam ebced değeri ise 7373 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وجعلنا اليل والنهار ايتين فمحونا اية اليل وجعلـنا اية النهار مبصرة لتبتغوا فضلا من ربكم ولتعلموا عدد السنين والحساب وكل شيء فصلناه تفصيلا
Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.
Yukarıda söz konusu edilen vahiy kitabı Kur’an’ın insanlığı kurtarıcı rehberliğinden sonra, burada da muhatabın dikkati kâinat kitabından bir kesite, gece ile gündüzün akışına çevrilmekte; bunun insanlık için taşıdığı değere dikkat çekilmektedir. Gece ve gündüz için “nişan”diye çevirdiğimiz âyet deyiminin kullanılması ilgi çekicidir. Kur’an nasıl âyetlerden oluşuyorsa gece ve gündüz de “iki âyet”tir; Allah’ın varlığı ve birliğini, kudretini, ihsanını gösteren iki işarettir, delildir. “Gecenin nişanını sileriz” ifadesi değişik şekillerde açıklanmıştır. Bir yoruma göre gecenin delili (âyet) karanlık, gündüzün delili aydınlıktır. Buna göre maksat, sabaha doğru giderek gecenin karanlığının silinmesi yani dünyanın aydınlanmasıdır. İkinci bir yoruma göre gecenin delili ay ışığıdır. Ayın ışığının hilâlden başlayıp dolunay olduktan sonra gün geçtikçe azalması ve nihayet gece gökyüzünün karanlığa gömülmesi “gecenin delilinin silinmesi”dir.
“Gecenin nişanını sileriz” ifadesinden ayın ışığını güneşten aldığı veya ayın bir zamanlar ışıklı bir yıldız iken daha sonra ışığının silindiği, söndüğü şeklinde anlamlar da çıkarılmaktadır (bk. Ateş, V, 203-204). Ancak, bilimsel araştırmalar çerçevesinde yapılacak yorumların isabet derecesi bir yana, Kur’an için önemli olan, 9. âyette de buyurulduğu gibi insanlığa Allah’ın lutuflarını anlatarak onları en doğru yola, yani İslâm’ın itikadî ve amelî ilkelerini benimseyip yaşamaya yöneltmektir. Buna kısaca hidayet denir. Kur’an’ın bu hidayet verici misyonunu ikinci plana atıp onda bilimsel bilgi arayışına girerek meraklı zihinleri tatmine yönelmek Kur’an’ın istediği şey değildir. Ayrıca âyette öncelikle bundan on dört asır öncesinin insanına hitap edildiğini göz önüne alırsak burada onların anlayabileceği şeylerden söz edildiğini kabul etmemiz gerekir. Buna göre en gerçekçi ve mâkul olan yorum şudur: Gecenin âyeti (nişan) karanlık, gündüzün âyeti de aydınlıktır. Herkesin bilip gördüğü bu iki doğa olayından, insanlığın ve topyekün canlıların sayısız yarar sağladıkları bir düzen çıkaran ise evreni yaratan ve yöneten Allah’tır. Bu yararlardan insanla ilgili olan ikisine âyette işaret edilmiştir. Bunların ilki, gündüz vakti Allah’ın nimetlerini aramak, yani çalışıp rızık temin etmek, ikincisi de gece ve gündüz sayesinde günleri, ayları, yılları sayma yani takvim yapma imkânını elde etmektir.
Mehmet Okuyan
Biz geceyi ve gündüzü iki delil olarak yarattık. Rabbinizin lütfundan aramanız ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gecenin delilini (ayı) silip, (yerine) aydınlatan gündüzün delilini (güneşi) getirdik. İşte (bu konuda) her şeyi açıkça anlattık.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:96; Yûnus 10:5; Rahmân 55:5.
Bayraktar Bayraklı
Biz, geceyi ve gündüzü iki delil yaptık; sonra gecenin karanlığını silip gündüzün aydınlığını gösterici yaptık ki, Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz. Biz her şeyi açık açık anlattık.
Biz geceyi ve gündüzü iki âyet¹ yaptık. Sonra geceyi karanlık, gündüzü aydınlık yaptık ki Rabb'inizin bahşettiği nimetleri çalışıp kazanasınız ve yılların sayısını ve hesabını yapma imkânı bulasınız. Biz, her şeyi ayrıntılı olarak açıkladık.
Biz geceyi ve gündüzü iki ayet (ibretli alâmet) kıldık; gece ayetini (karanlık sürecini, sabahleyin) silip kaldırdık da, Rabbinizden bir fazl aramanız (ziraat, ticaret ve sanatla uğraşmanız), yılların sayısını ve hesabını bilip öğrenmeniz (takvim tutmanız ve vakitlerinizi ona göre ayarlamanız) için gündüzün ayetini (hikmetli hizmet ve üretim vaktini) aydınlatıcı kıldık. Biz, (Kur’an’da) her şeyi yeterince açıkladık.
Geceyle gündüzü, iki delil olarak yarattık ve bir delil olan geceyi giderdik de Rabbinizin lutfunu aramanız, yılların sayısını bilmeniz, hesabını anlamanız için yerine başka bir delil olan ve her şeyi gösterip belirten gündüzü getirdik ve biz, her şeyi apaçık anlatmadayız.
Bir delil olan geceyi giderdik, yahut gecenin delili olan ayın nurunu, güneşe nazaran azalttık. Âyette "tâir" kelimesi geçmektedir ve kuş, uçan anlamına gelir. Cahiliyye devrinde kuşların uçuşundan hükümler çıkarmak, kuşu uçurup sağa doğru giderse hayra, sola doğru giderse şerre yormak, bir gelenekti. Müslümanlık, "tatayyur" denen bu geleneği menetmiştir. Âyette, "Her insanın yaptığı iş" yerine "tâiri" eklemesi vardır ki bu geleneğe işarettir.
Abdullah Parlıyan
Biz geceyi ve gündüzü, varlığımıza ve kudretimize birer delil kıldık. Öyle ki, gece ayetini gideriyoruz ve peşinden onun yerine, ışık saçan gündüz ayetini getiriyoruz ki, Rabbinizin cömertliğinden, payınıza düşeni arayasınız ve bir de gelip geçen yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Ve böylece herşeyi yeterince açıklayıp bildirdik.
Biz gece ve gündüzde, varlığımızı, birliğimizi, kudretimizi, ilmimizi, hikmetli icraatlarımızı gösteren iki önemli fizikî delil planlayıp yerleştirdik. Sonra Rabbinizin nimetlerini aramanız, iş ve ticaret yapmanız, kazanç sağlamanız, ayrıca yılları kayda geçirerek faydalanabilmeniz, zaman planlaması ve vakti belirleyip tayin edebilmeniz için, gece gördüğünüz delilin, ayın aydınlatma ve ısıtma özelliklerini gidererek, evreler halinde dönüşünü sağladık, gündüz gördüğünüz delilin, güneşin eşyayı, kâinatı iyice aydınlatmasını temin ettik. İşte biz her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlattık.
Gece ile gündüzü iki ayet kıldık. Gecenin ayetini sildik; Rabbinizden lütuf aramanız ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gündüz ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz her şeyi genişçe anlattık.
Geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; gece ayetini sildik de Rabbinizden bir fazl aramanız, yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için gündüzün ayetini aydınlatıcı kıldık. Biz, her şeyi yeterince açıkladık.
Biz, geceyi ve gündüzü kudretimize delâlet eden iki alâmet yaptık da, sonra gece alâmetini giderip yerine gündüz alâmetini (eşyayı) gösterici kıldık, ki Rabbinizden (geçim için) bir lütuf arayasınız, yılların sayısını ve vakitlerin hesabını bilesiniz. Biz, her şeyi apaçık olarak beyan ettik.
Gece ve gündüz için birer alamet (ay ve güneşi) yarattık. Gece ayetini sildik. Gündüzün alametini de ışık veren kıldık ki, gündüzleyin Rabbinizin ihsanını (rızkını) arayasınız ve yılların sayısını ve hesabını öğrenesiniz. İşte Biz, her şeyi açık açık anlattık.
Biz geceyi, gündüzü iki belge yarattık; «Tanrının erdeminden isteyesiniz, hem yıllar sayısını, hem de hesabı bilin!» diye, yokettik gece belgesini, gündüzü görür kıldık, uzun boylu açıklattık her şeyi
Biz gece ile gündüzü varlığımızın ve yetkin gücümüzün iki somut göstergesi olarak yarattık. Sonra Rabbinizin lütfu peşinde koşasınız ve yılların sayısı ile takvim hesabını bilesiniz diye geceyi karartarak gündüzü aydınlık yaptık. İşte biz her şeyi ayrıntılı biçimde anlattık.
Bkz. 25:61-62, 28:71-73, 36:37-38Yani “gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını ve hesabını yapabilesiniz.” Güneşe bakarak saatin kaç olduğunu, aya bakarak hangi ayda olduğunuzu, mevsimlere bakarak da yılların sayısını bilebiliriz.
Diyanet İşleri (Eski)
Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.
Biz, geceyi ve gündüzü birer âyet (delil) olarak yarattık. Nitekim, Rabbinizin nimetlerini araştırmanız, ayrıca, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine, eşyayı) aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz, her şeyi açık açık anlattık.
Geceyi ve gündüzü iki ayet (delil) kıldık. Rabbinizin nimetlerini arayasınız ve yılların hesabını bilesiniz diye gecenin ayetini sildik, gündüzün ayetini aydınlık kıldık. Biz her şeyi ayrıntısıyla açıklarız.
Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.
Halbuki biz geceyi, gündüzü iki âyet yaptık, sonra gece âyetini mahvettik ve gündüz âyetini gösterici gıldık ki rabbınızdan fadıl taleb etmiş te etmişiz
Biz gece ile gündüzü (kudretimize delâlet eden) iki âyet (nişane) kıldık da gece âyetini silib (giderib yerine eşyâyi) gösterici (zıyâdâr) gündüz âyetini getirdik. Tâki (gündüzün) Rabbinizden (geçiminize âid) bir lûtf-u inayet arayasınız, yılların sayısını, (vakıtların) hesabı (nı) bilesiniz. İşte biz (böylece) her şey'i gereği gibi anlatdık.
Gece ile gündüzü de (kudretimize) iki delil yaptık; sonra gece delîlini silip (yerine)gündüz delîlini (etrâfınızı) gösterici (bir aydınlık) yaptık ki, Rabbinizin fazlından (rızkınızı)arayasınız, hem yılların sayısını ve (vakitlerin) hesâbı(nı) bilesiniz! Ve (biz) herşeyi açık açık beyân ettik.
Geceyi ve gündüzü insan için alınacak iki ibret (ayet) sahnesi yaptık. Gecenin işareti olan karanlığı kaldırıp, Rabbinizin lütfundan sizin için hazırladığı nimetleri görerek arayıp bulmak ve yıllarınızın sayısını ve hesabını yapmanız için gündüzü de aydınlık yaptık. Biz her şeyi ayrıntılarına kadar açıkça anlatmışızdır.
Biz gece ve gündüzü iki alâmet kıldık, gece alâmetini sükûnet için ışıksız, gündüz alâmetini ise eşyayı görmek için ışıklı yaptık. Ta ki Rabbinizin inayetinden esbab-ı mâişet isteyesiniz, senelerin sayısını, vakitlerin hesabım bilesiniz. Biz muhtaç olduğunuz her şeyi gereği gibi tafsil ettik.
Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık. Gece ayetini görünmez (karanlık) ve Rabbinizin bol nimetini aramanız ve de yılların sayısını ve hesabı öğrenmeniz için; gündüz ayetini ise aydınlık kıldık. Biz her şeyi yeterince açıkladık.
Biz geceyi ve gündüzü, kudretimizi gözler önüne seren apaçık birer delil, birer alâmet kıldık ve Ay, yıldızlar ve karanlığı gecenin, Güneş ve aydınlığı ise gündüzün işareti yaptık; derken, gecenin alâmetini yani karanlığı silip yerine aydınlatıcı bir hayat kaynağı olan Güneş’i ve aydınlığı gündüzün alâmeti kıldık ki, onun sayesinde Rabb’inizin lütuf ve nîmetlerini arayıp bulasınız. Ayrıca, gök cisimlerinin belli yörüngelerde sistematik olarak hareket etmelerini sağladık ki, günlerin, ayların, mevsimlerin ve yılların sayısını belirleyesiniz ve zamanı ölçüp takvim hesapları yapmasını öğrenebilesiniz. İşte Biz, insanoğlunu hakîkate ulaştıracak her şeyi, böyle açıkça ortaya koyduk.
Gündüz’ü ve Gece’yi iki âyet yaptık.
Gece’nin âyetini sildik / imhâ ettik.
Yıllar’ın sayısını ve Hesab’ı bilmeniz, rabbinizden lütuf aramanız için Gündüz’ün âyetini görmeye elverişli kıldık.
Ona ayrıntılıca her şeyi açıkladık.
Biz gece (ayı) ve gündüz (güneşi)1 iki mûcize kıldık. Ardından gecenin mûcizesi (ayı) söndürdük2 ve Rabbinizin nîmetlerini araştırmanız, yılların sayısını ve (vakitlerin) hesabını öğrenmeniz için gündüzün mûcizesi (olan güneşi) aydınlatıcı kıldık.3 Biz her şeyi (işte böyle) mükemmel bir şekilde açıkladık.4
1 Bu iki parantez, âyetin son bölümünde bu mûcizeler açıklandığından ilave edilmiştir.2 Ay da ilk yaratıldığında güneş gibi ışık kaynağı iken, onu tıpkı dünya gibi söndürdük. Şimdi, sadece güneşten aldığı ışığı yansıtmaktadır.3 Konu ilgili olarak Bk. (Yûnus: 5)4 Yani; yaratılış âleminde her şeyi ayırt edip, güneş ile gösterdiğimiz gibi, Kur’an’la da din ve dünyanıza, hayır ve şerrinize ait her şeyi geniş bir şekilde açıkladık. Bu sebeple Kur’an, güneş gibidir. Onun karşısında geçmiş kitaplar ise söndürülmüş ay gibidir yani nesh edilmiştir. (Elmalılı)
Muhammed Esed
Oysa, Biz geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık; 13 öyle ki, gece ayetini gideriyoruz ve peşinden [onun yerine] ışık saçan gündüz ayetini 14 getiriyoruz ki Rabbinizin cömertliğinden (payınıza düşeni) arayasınız ve bir de gelip geçen yılların 15 ve [gelmesi kaçınılmaz olan] hesabın farkına varabilesiniz. Ve böylece, her şeyi 16 açık açık ortaya koyduk!
Çünkü biz, gece ile gündüzü kudretimizi gösteren iki ayet/işaret kıldık. Nitekim biz gece ayetini giderir, onun yerine aydınlatıcı olan gündüz ayetini getiririz ki; çalışıp çabalayarak Rabbinizin lütfundan payınıza düşeni arayasınız ve yılların sayısını ve geçen günlerin hesabını yapabilesiniz. İşte biz, her şeyi en detaylı bir şekilde açıklıyoruz. 2/89, 6/96, 10/67, 28/71...73
Hem Biz geceyi ve gündüzü iki âyet kıldık. Baksanıza, gecenin âyetini gideriyor[2235] ve (onun yerine) gündüzün âyetini bir ışık kaynağı olarak getiriyoruz ki; hem Rabbinizin lutfundan (size düşeni) arayasınız, hem de (geçip giden) yılların sayısının ve (gelmesi kaçınılmaz olan) hesabın farkına varasınız.[2236] İşte Biz, (ibret almanız için gerekli olan) her şeyi[2237] açık ve net olarak önünüze koymuş bulunuyoruz.[2238]
[2235] Veya: “söndürüyor”. Ay’ın sönmeden önce güneş gibi parlak oluşuna ve o zaman Ay’ın gece âyeti olmadığına dair İbn Abbas rivayetine dayanarak.
[2236] Veya: “Yılların sayısını ve hesabını yapabilmeniz için”. Parantez içi açıklamalar, hemen arkadan gelen âyetlerle uyumludur. İlk cümlede gece ve gündüz âyetinden, ikinci cümlede gecenin ve gündüzün âyetinden söz edilerek âyet içinde âyete işaret ediliyor. Gündüzü ve gecesiyle bütün bir gün, insanın doğum, ölüm ve tekrar dirilişine bir atıftır. Ay ve güneş, insana bu hakikati gösterdiği için birer “gösterge” (âyet) olarak takdim edilmektedir.
[2237] Parantez içi açıklamanın gerekçesini teşkil eden kullu şey’in ile ilgili bkz: 16:89, not 101
[2238] Gece ve gündüz ibrettir: İlki bir adım ötesini göremediğimiz dünyaya, ikincisi her şeyi hakikatiyle göreceğimiz âhirete dair ibret…
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve geceyi ve gündüzü iki alâmet kıldık, sonra gece alâmetini mahvettik. Gündüz alâmetini ise gösterici kıldık, tâ ki, Rabbinizden bir fazl ve kerem isteyesiniz. Ve senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz ve herşeyi mufassalan beyan etmişizdir.
Biz gece ve gündüzü kudretimizi gösteren iki delil kıldık. Gece delili ay'ı sildik, gündüz delili güneş'i aydınlatıcı yaptık ki hem Rabbinizin lütfedeceği nimetlerin peşine düşesiniz, hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi açık açık bildirdik. [28, 71-73; 25, 61-62; 36, 37-38]
Biz gece ve gündüzü, (kudretimizi gösteren) iki ayet yaptık. Gece ayetini sildik, gündüz ayetini aydınlatıcı yaptık ki hem Rabbinizin lutfunu arayasınız ve hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi açık açık anlattık.
Bu âyetten gece âyetinin, karanlık, gündüz âyetinin de aydınlık olduğu anlaşılır. Karanlık ve aydınlık olayları, Allah'ın kudretinin belirtilerindendir. Abdullah ibn Abbâs ve başka sahâbîlerden gelen rivâyetlere göre gece âyeti Ay, gündüz âyeti Güneştir. Eğer gece ve gündüz âyetlerinden maksat Ay ve Güneş ise,"Gece âyetini sildik" ifâdesinden, Ayın da bir zamanlar Güneş gibi ışık veren parlak bir yıldız iken zamanla ışığını ve ısısını kaybettiği anlamı çıkar. Güneş hâlâ ışık ve ısısını yaymağa devam etmektedir ve bu özelliğini daha çok uzun zaman koruyacaktır. Ancak kıyâmet olayında Güneş de öteki yıldızlar gibi büzülüp karartılacak, ışığını ve ısısını kaybedecektir. Ayın, önceleri Güneş gibi parlak bir yıldız olup sonradan ışığını kaybettiği bilinmiyordu. Bilimsel çalışmaların saptadığı bu gerçeğe Kur'ân, asırlar önce işâret buyurmuştur.
Süleymaniye Vakfı
Geceyi ve gündüzü iki gösterge (âyet) yaptık, sonra gecenin göstergesini (ayetini) kaldırdık ve gündüzün göstergesini (ayetini) de aydınlatıcı[1] kıldık. Bu, hem Rabbinizin ikramından aramanız, hem de yılların sayısını ve hesabı bilmeniz içindir[2]. Biz her şeyi ayrıntılı olarak açıklamışızdır.
[1] mubsıraten(مُبْصِرَةً): Hem başka şeyleri hemde kendini gösteren şeye 'mubsir' denir. [2] Gün içinde saatin kaç olduğunu güneşten, hangi ayda olduğumuzu aydan hesaplayabiliriz. Yılların sayısını ise mevsimlerden anlarız. Mevsimler dünyanın güneşe göre 23.5 derece eğik (deklinasyon açısı) olmasından kaynaklanır. Bu eğrilik dolayısıyla dünyanın bazı yerlerinde saat gündüz olmasına rağmen güneş doğmamış veya saat gece olmasına rağmen güneş batmamış(gecenin göstergesi kaldırılmış) olur. Bu gün bile Norveç'te yaşayan insanlar yaz mevsiminde güneş batmamasına rağmen oluşan gece için beyaz geceler tanımlamasını kullanmakta ve ona 'gece' demektedirler. Çünkü gece ve gündüz tıpkı güneş ve ay gibi ayrı birer varlıktırlar(Enbiya 21:33). Mevsimlerin oluşması nedeniyle Allah'ın ikramını (yağmur,toprak,bitki ve hayvan ilişkisi) arayabiliriz. Çünkü tüm canlılar sudan yaratılmıştır (Enbiya 21:30) ve o suyun dünya üzerindeki çevrimi(buharlaşma, yoğunlaşma, yayılma, temizlenme) mevsimler sayesinde olur.
Şaban Piriş
Gece ve gündüzü iki ayet/işaret kıldık. Bir ayet/işaret olan geceyi kaldırıp, yine bir ayet/ işaret olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aydınlık kıldık. Herşeyi de ayrıntılı olarak açıkladık.
Biz geceyi ve gündüzü de iki âyet yaptık; Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanız ve yılların sayısı ile hesabınızı bilmeniz için gecenin âyetini giderip gündüz âyetini aydınlattık. Biz herşeyi böyle inceden inceye ayrıntılandırmış bulunuyoruz.(2)
(2) Yeryüzünde gündüzden söz edebilmek için günışığını dağıtacak bir atmosfer gereklidir. Onun için, yeryüzünün geceleri evvelden beri var olduğu halde, bildiğimiz anlamdaki gündüzler, atmosferin düzenlenmesinden sonra var olmuştur. Bütün bunların bir amaca yönelik şekilde cereyan ettiği, bu amacın da insanı İlâhî nimetlerden yararlandırmak olduğu, Dünyanın yaratılış aşamalarından açıkça anlaşıldığı gibi, âyette de ayrıca hatırlatılmaktadır. Herşey inceden inceye ayrıntılandırılmış, herşey bütün ayrıntılarıyla insanın istifadesine yönlendirilmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet yaptık; sonra gecenin ayetini silip gündüzün ayetini gösterici yaptık ki, Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi ayrıntılı bir biçimde açıkladık.